05.07.2021, 05:00

Yenigün'e başlarken

Yaşamım boyunca zaman zaman yazılı ve görsel basında üstlendiğim görevlerim oldu. Bu bağlamda özgeçmişimi incelediğimde şu başlıklar geliyor:
1992 – 1994: “Ege Kültür”, Ege Kültür Vakfı tarafından altı ayda bir yayınlanan derginin editörü.
2005 – 2008: “Küresel Bakış”, Ege TV'de iki haftada bir yayınlanan ve Özgür Hancıoğlu’nun moderatörlüğünde Nezih Öztüre ile birlikte yaptığımız TV programları
2016 -  2017: “Küresel Bakış”, Ege’ye Bakış isimli internet dergisinde yayınlanan köşe yazılarım. 
Bireysel deneyimlerimin ötesinde, konuya aile boyu bir ilgimiz var. 
Kızım Ayşegül Akyarlı, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi mezunu. ABD’de yaşadığı dönemde Turks of America dergisi ile gecce.com internet sitesinde yazdı. Türkiye’ye döndükten sonra sırası ile Hürriyet, Habertürk ve Wall Street Journal gazetelerinde çalıştı. Şu anda Şişe Cam Grubu'nun Medya İlişkileri Müdürü.
Kızım Ayşın Akyarlı Savatlı ve oğlum Hikmet Savatlı bir süredir New York’ta yaşıyorlar. Ayşın MedyaTava, Hikmet de İzmir’in gazetesi Gözlem için yazıyor.
Ailece yakınlık içinde olduğumuz bu alanda, benim için Yenigün ile birlikte yeniden bir sayfa açılıyor.   
Aslında hiç aklımda olmayan bu gelişme, değerli arkadaşım Mesut Şimşek’i bu gazetede üstlendiği yükümlülükleri kutlamak için yaptığım ziyaret sırasında ortaya çıktı. Mesut arkadaşım sohbetimiz sırasında, Yenigün’ün vizyonu, misyonu ve hedefleri konusunda bilgiler verdi. Bu bağlamda, yeni bir orman oluşturacaklarını, gazetede görev alan arkadaşları için her yıl fidan ekeceklerini söylediğinde çok etkilendim ve şu sözlerle, - benim için de sürpriz olan - bir teklifte bulundum:   
Sevgili Mesut! Her yıl benim söyleyeceğim belirli sayıda fidan dikerseniz, iki haftada bir köşenizde yazabilirim. 2021 yılı için isteğim 16 fidandır.
Bu önerimin uygun bulunmasının ardından, “Neden 16 fidan?” sorusunu yanıtladım.
Atmosferdeki karbondioksit (CO2) gazının giderek arttığını ve bu durumun iklim değişikliği üzerinde tetikleyici bir etkisi olduğunu biliyoruz. Bu değer, ülkeden ülkeye değişim göstermekte ve “kişi başına CO2 üretimi” değeriyle, sabıkanın büyüklüğü tanımlanmaktadır. Erişebildiğim son istatistiklere göre bu değer, Türkiye’de 2019 yılında 6.1 ton CO2 / kişi /yıl olmuştur.1
Gelelim CO2 ile fidan ilişkisine. Temelinde yeşil bitkilerin güneş ışığı altında havadan karbondioksit alıp oksijen vermesini sağlayan fotosentez olayı vardır

2.  25 cm çapında bir kızılçam ağacının biyokütlesi (bitkisel kütlesi) 220 kg'dir ve bu ağaç 25 cm çapına ulaşana kadar 220 kg x 0,51 (ağacın içindeki karbon oranı) = 112,2 kg karbonu atmosferden alır. Bu da, 112,2 x (44/12) (karbonu karbondioksite çevirme katsayısı) = 411,4 kg karbondioksite eşdeğerdir 3. 
Buna göre, ektiğimiz bir kızılçam fidanının yaşamı boyunca 0.4 ton CO2 özümleyeceğini söyleyebiliriz ve bu değeri, tüm fidanlar için referans olarak kabul edebiliriz.
Hesaplamada bu değeri kullandım ve payıma düşen CO2 salımı karşılığında bir yılda dikilmesi gereken fidan sayısını, 2021 yılı için – emniyetli tarafta kalarak - 6.1 ton CO2 / kişi /yıl / 0.4 ton CO2 / fidan ᵙ 16 fidan / yıl olarak belirledim. 

Sonraki yıllarda da, yayınlanacak istatistiklere göre hesap yaparak, fidan sayısını belirleyecek ve Mesut arkadaşıma bildireceğim.

Sonuç olarak, Yenigün’e Başlarken: Oluşturulacak ormana ekilecek 16 fidan ile karbon ayak izi sıfır olan bir birey olmanın ayrıcalığını yakalamanın gururunu ve hazzını yaşıyorum. 

Önümüzdeki süreçte, çevreden siyasete geniş bir yelpaze içinde ilginizi çekeceğini düşündüğüm konularda yazarak, bu hazzı sürdürmek istiyorum. 
   
Sevgiyle ve dostlukla kalın.

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@