Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Uygulanmayacak kararı neden alıyorsunuz?

3 Ocak 2018 Çarşamba 10:02 Güncelleme : 3 Ocak 2018 Çarşamba 10:02

Uygulanmayacak kararı neden alıyorsunuz?

Bilindiği üzere, Bakanlar Kurulu kararıyla tarımsal sit alanı olarak koruma altına alınmış olan ova sayımız hâlihazırda 192 adet.
Bu ovalardan biri de, 21 Ocak 2017 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile Büyük Ova Koruma Alanı olarak ilan edilen Alpu Ovası…
İç Anadolu Bölgesi`nin zengin ovalarından biri olan Alpu Ovası, birim alandan yüksek oranda tarımsal ürün elde edilen ve önemli ölçüde hayvansal üretiminin de yapıldığı verimli bir ova…
Hal böyleyken, Özelleştirme Yüksek Kurulu,  Eskişehir Alpu - Tepebaşı kömür sahalarına ilişkin bir özelleştirme kararı aldı.
Alınan bu karar ile söz konusu sahalar; 1080 MW` lik santral kurma şartıyla, birim başına en düşük elektrik satış fiyatını veren şirketlere devredilecek. 
Alpu kömür sahalarının termik santral kurulması amacıyla özelleştirilmesi;  bugüne kadarki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlarının, tarım alanlarının korunması söylemleri ile çelişmekte…  
Tarımsal üretimdeki sorunlarımız ortadayken, ithal edilen ürünler listesine her geçen gün yenileri eklenirken, koruma alanı ilan edilen ovalarımızın korunmaması gerçekten üzüntü verici…
Madem bu ovalar korunmayacaktı, peki, o zaman niye korunacak diye kararlar aldınız?
Bu ne çelişki!
Bitkisel ve hayvansal ürünlerin önemli bir kısmının, hatta samanın bile ithal edildiği ülkemizde, Alpu gibi verimli bir ovamıza zarar verecek böyle bir kararın alınması, gerçekten anlaşılır gibi değil...
Termik santralin buraya yapılması halinde, santralin faaliyeti sırasında kömürün yanmasıyla bacadan çıkacak olan gazlar arasında, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyecek ağır metaller, çevreye yayılacak. 
Bu ağır metaller; bu alanda yaşayan insanlarda başta kanser olmak üzere kronik bronşit, astım, sinir ve kalp hastalıklarının artmasına ve sonuç itibariyle, erken ölümlerin çoğalmasına ve bunun yanı sıra sağlık harcamalarının artmasına neden olacak.
İşte bu nedenledir ki AB ülkeleri, bu tür termik santrallerinin faaliyetlerinin 2030 yılına kadar sonlandırması ile ilgili ilke kararları aldı.
Termik santraller; neden oldukları zehirli gazlar, uçucu küller ve asit yağmurları ile tarım arazilerinin verimini düşürmekte, su kaynaklarını kirletmekte. 
Termik santrallerde; soğutma, buhar elde etme ve temizleme gibi çeşitli amaçlarla su kullanılmakta ve tüm bu işlemler sonucunda tonlarca atık su oluşmakta.
Bu miktar ve özellikteki atıkların, ne kadar işlemden geçirilirse geçirilsin çevre kirliliğine yol açması kaçınılmaz.
Çünkü sonuç olarak bu sular ya Alpu Ovasının verimli topraklarına  ve yeraltı sularına ya da Porsuk çayı yoluyla Sakarya Nehrine ulaşacak. 
Türkiye, imzalayarak taraf olduğu ve 4 Kasım 2016 tarihinde yürürlüğe giren Paris Anlaşmasıyla, küresel iklim değişikliğinin zararlarını azaltmak için öncelikle petrol ve kömür gibi fosil yakıtların kullanımının azaltılmasını kabul etti. 
İşte Alpu ovasında yapılmak istenen termik santral, ülkemizin bu taahhüdüne da aykırı…
Eğer, ülke olarak çevre ve toplum sağlığının yanı sıra, tarıma bir nebze olsun önem veriyorsak, tarımı gerçekten stratejik bir sektör olarak görüyorsak,  Alpu Ovasında bitkisel ve hayvansal tarımsal üretimi olumsuz yönde etkileyecek bu termik santral ihalesi iptal edilmelidir.
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün