Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Sözüm ona sebze meyve cennetiymişiz!

4 Kasım 2016 Cuma 00:00 Güncelleme : 4 Kasım 2016 Cuma 00:00

Sebze meyvenin cenneti olsak ne olur, olmasak ne olur… Çiftçi; tohum, gübre, mazot ve daha birçok tarımsal girdi fiyatı artışından, tüketici; pazardaki, manavdaki, marketteki sebze ve meyve fiyatlarının fazlalığından şikâyet ederken, siz kalkıp hangi cennetten bahsediyorsunuz?

Siz her şeyden önce şu soruların bir cevabını verin!

Çiftçimiz, alın terinin karşılığını gerçekten alabiliyor mu?

2006 yılından bugüne dek 5488 sayılı Tarım Kanunu gereği, kendisine verilmesi gereken desteği tam olarak alıp cebine koyabiliyor mu?

Büyük çoğunluğu yoksul olan vatandaşlarımız; tarlada, serada, bağda, bahçede fiyatı düştüğü halde, sebze ve meyveyi tezgâhta neden halen pahalı alıyor?

Siz önce buna bir bakın…

Sonra kalkmış, ülke sebze meyve cenneti diyorsunuz…

Bırakın Allah aşkına ne cenneti!

Sizler önce; o güzelim sebze ve meyveyi, yaz kış demeden, toz toprak demeden, yağmur çamur demeden, bin bir zahmetle üreten çiftçiye şöyle adam gibi bir el uzatın…

Köylüyü köyünde oturan değil, tarlasında, bağında bahçesinde, çiftliğinde gerçek anlamda çiftçilik yapan, yarınından endişe etmeyen, ürünüm para edecek mi diye düşünmeyen, bir insan olmasını sağlayın…

Çiftçimize yıllardır kanun gereği vermeniz gereken ama bir türlü tam olarak veremediğiniz desteği hele bir verin işte o zaman çiftçi o güzelim cenneti yaşar…

Ayın sonunu nasıl getireceğim diye kara kara düşünen büyük çoğunluğu dar gelirli vatandaşımız, ne zaman ki pazar tezgâhlarından tenceresine koyacağı sebzeyi, sofrasına koyacağı meyveyi ucuza alır, işte o zaman vatandaşımız o güzelim cenneti yaşar…

Ülke olarak sebze meyve cenneti olmamız elbette çok ama çok güzel… İyi güzel de bu cennetten, önce buna sebep olanlar ve tabii ki tüm vatandaşlarımız nasibini alsın. Bu güzellikten, bu ürünleri Pazar bulup ihraç edecek olan ülkemiz nasibini alsın… Bu güzellikten ülkemiz kazansın, vatandaşımız kazansın… Tabii ki daha çok üretelim, daha çok kazanalım. Ve her kez bilsin ki bugün dünya ülkelerinin en güçlü silahı, ürettikleri tarım ürünleri… Ülke olarak bu silaha sahip olan ama elindeki bu etkili silahı bir türlü geliştiremeyen, çoğaltamayan bir ülkeyiz. Elimizde bunun için gerekli olan her şeyimiz var. Yeter ki yatıp kalkıp “Tarım Önemli” diyelim. Tarıma gereken önemi fazlasıyla verelim.

Her bir karış tarım toprağımıza, canımızdan daha fazla değer verelim, onu koruyalım, kollayalım… Tarım dışı kullanmak isteyenlere ne yapıp edip engel olalım…

Verimimizi arttıralım, tarımsal ürünlerimize katma değer katalım, ülke genelinde tarımsal faaliyette bulunan kişi sayısını daha da artıralım, köylümüzü gerçek anlamda çiftçi yapalım, bu sayede tarımsal istihdamımızı üst seviyelere çıkartalım.

Tarladan sofraya kadar olan süreçte, gıda güvenliğini tam anlamıyla sağlayalım, kooperatifleşmeyi hızlandıralım, ülkemiz genelindeki tüm kooperatiflere her zamankinden daha fazla destek olalım.

İşte cennet neymiş o zaman görürüz…

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün