Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Siyaset böyle mi olmalı!

15 Aralık 2017 Cuma 10:40 Güncelleme : 15 Aralık 2017 Cuma 10:40

Siyaset böyle mi olmalı!

Son yıllarda ne zaman rahmetli babam aklıma gelse, üniversite yıllarımda bana söylediği şu sözleri aklıma geliyor.

Babam; “Evladım ileride bir gün olur da siyasete girersen, aman ha çok dikkatli ol. Zira siyaset; dürüst, namuslu, çalışkan, işi gücü sadece yaşadığı ilçesi, ili ve ülkesi için hizmetten başka bir şey düşünmeyen, ben değil biz diyen insanları ne yazık ki bünyesinde pek barındırmaz... Böyle insanların siyasette pek şansı olmaz.

Hangi parti olursa olsun, siyasette yönetim kadrosunda olanlar, öncelikle kendilerini o koltuğa seçecek olan kişileri seçtirip koltuklarını sağlama alırlar. Kendilerine rakip gördükleri kişileri ne yapar eder siyasetten silerler... Bu kişiler her ortamda demokrasiden dem vururlar, ağızlarından demokrasi lafını hiç düşürmezler, ama gel gör ki, kendi partileri içindeki seçimlerde demokrasiyi rafa kaldırırlar…

Aman ha bu dediklerimi sakın unutma, dikkatli ol. Çünkü sen bu yanlışları kaldıramazsın. Etrafındakilere çok dikkat et…” demişti.

Babamın yıllar önce bana nasihat olarak söylediği bu sözlerde yatan gerçeklere, ne yazık ki ben de yıllar sonra şahit oldum.

Babam, 50’li yıllarda mensubu olduğu partide ocak başkanlığı dâhil birçok etkin görevler alan bir kişiydi.

Bana nasihat amacıyla söylediği sözler; siyasette yaşadığı birçok sıkıntı ve gözlemlerden çıkardığı bir sonuçtu.

Evet, aradan yıllar geçti, ben de siyasete öyle ya da böyle, bir şekilde girdim.

Siyaset arenasında, rahmetli babamın dediği tarzda o kadar çok insanla bir araya geldim ki, özellikleri saymakla bitmez…

Bir araya gelindiğinde, yaşadığımız şehir için yapılmasını düşündüğüm projeleri anlattığımda,

- Hocam bırak Allah aşkına, sen kendi işine bak. Ülkeyi kurtarmak sana mı kaldı? diyen o kadar çok insanla karşılaştım ki…

Bunları görünce, duyunca çoğu zaman kendi kendime,

-Yahu bunlar kim? Kim seçti bunları? Bunlar mı partili ben mi? diye çok söylendiğim oldu…

Yaptığım çalışmalar ve hizmetler sırasında, beni kendilerine rakip gören o kadar çok insan tanıdım ki…Sonunda babama hak verdim. Çünkü bir türlü aynı dili konuşamadığım, mensubu olduğu partisinin değil sadece kendi çıkarının peşinde koşan, siyasette ben değil biz anlayışının hâkim olması gerektiğini bilmeyen, bilgisi olmadığı halde fikri olan kişilerin çoğunlukta olduğu bir yapı içinde bulunmaya tahammül edemedim.

İşte siyaset arenasında çoğunlukta olan bu insanlar ve bu insanları bünyesinde barındıran yönetim anlayışları yüzünden, yaşadığım şehir ve ülkem adına birçok projem ve yapacak çok ama çok şeyim olmasına rağmen, siyasetten soğudum…

Hâlbuki siyaset böyle mi olmalı?

Siyaset sahnesindeki tüm kadrolar; dürüst, namuslu, çıkar peşinde koşmayan, partisinin programlarını çok iyi bilen, yaşadığı şehri ve ülkesi için ne yapabilirim diye sürekli düşünen, laf değil iş üreten insanlar ile dolup taşmalı.

Ama öyle mi?

Ne yazık ki hiç de değil…

Benim gibi düşünen o kadar çok insan tanıyorum ki...

Hemen hemen hepsi sırf özelliklerini yukarıda sıraladığım bu gibi insanlar yüzünden, partilerinden elini ayağını çekti…

Umarım her partide;  sadece yaşadığı şehir ve ülkesi için ne yapabilirim, nasıl katkı sağlayabilirim, partimin programlarında yer alan hedeflere ulaşma adına nasıl katkı sağlayabilirim diye düşünen ve bu düşünceleri nedeniyle önleri kesilmeyen insanlar çoğunlukta olur.

Umarım…

 

 

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün