Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Gıda güvenliği ihmale gelmez…

25 Kasım 2016 Cuma 00:00 Güncelleme : 25 Kasım 2016 Cuma 00:00

Halk sağlığını doğrudan ilgilendiren bir konu olan gıda güvenliği, ne yazık ki ülkemizde en çok ihmal edilen konuların başında gelmekte…

Daha tarlada, bağda, bahçede, serada bilinçsizce zirai mücadele ilacı kullanmayla başlayan bu ihmal zinciri, gıdanın tezgâhta satışa arz edildiği noktaya dek devam etmekte…

İşte bu ihmaller yüzünden, vatandaşımızın sağlığı gerçekten risk altında.

Sağlık Bakanlığı verilerine baktığımızda, son 2 ayda 700 kişinin gıda zehirlenmesi nedeniyle hastanelik olduğu ve 2 kişinin hayatını kaybettiği görülmekte…

Hatırlayın daha birkaç hafta önce İzmir’de iki hastanede çok sayıda hasta, yedikleri yemek yüzünden zehirlenmişti.

Bakınız, ülkemiz genelinde sayıları 636 bin adedi geçen gıda işyerlerimiz mevcut.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından yılda iki defa bile denetlenemeyen bu işyerlerinde üretilen gıda maddelerinin birçoğunda, taklit ve tağşişler yine devam etmekte…

Halkımızın temel yiyeceği olan ekmek; halen cadde, sokak ve pazaryerlerinde açıkta satılabilmekte…

Seyyar satışların takibinden sorumlu olan belediyelerimiz; Türk Gıda Kodeksi - Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği gereği bu işin sorumluluğu Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ait diyerek, başta pazaryerleri olmak üzere açıkta ekmek satışı yapılan yerlerde denetim yapmamakta…

Vatandaşımız halen pazaryerlerinde; doğal, temiz, sağlıklı diyerek “ Hakiki Köy Ekmeği”, “Salihli Ekmeği”, “Afyon Ekmeği”, “Taş Fırın Ekmeği”, ve saire adlar altında ekmek almaya devam etmekte.

Şöyle bir hatırlayın…

Daha bir yıl önce Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bir ahırda ekmek üretildiği ihbarı alan belediye ve ilçe tarım müdürlüğü elemanlarının yaptığı baskında; ekmeğin rengini esmerleştirmek amacıyla hayvan yemi kullanıldığını, burada üretilen ekmeklerin İzmir’e kadar getirilip satıldığını öğrenmiştik. Bu ihbar olmasa, belki de vatandaşlarımız ahırda hayvan yemi ile yapılan bu ekmekleri daha çok yiyecekti…

Bunca olup bitene rağmen; halkın gereği gibi beslenmesini sağlama, çevre ve toplum sağlığını koruma adına yükümlülükleri olan ilgili bakanlıklar, neden hala bir araya gelip, bu işe birlikte bir çözüm bulalım demiyor? 5996 sayılı Kanunla, gıda denetimleri konusunda, yetkileri elinden alınan belediyelerin gücünden neden yararlanılmıyor?

Şunu bir kez daha söylüyorum.

Eğer bu ülkede, gıda sektöründe kayıt dışılığın ve haksız rekabetin ortadan kaldırılması, gıda güvenliğinin sağlanması isteniyorsa; tüm gıda işyerine ruhsat veren belediyeler ile bu işyerlerine kayıt veya onay belgesi veren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının, ne yapıp edip birlikte hareket etmesi şart…

Bunun için yapılacak tek bir şey var. Oda şu;

Bir önceki gıda yasası olan 5179 sayılı Kanun gereği, 26 Eylül 2008 tarihinde yayımlanan

“Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik” ile belediyelere verilen ancak her ne hikmetse aradan 2 yıl bile geçmeden geri alınan gıda denetim yetkisi; 5996 sayılı Kanunda yapılacak bir değişiklikle, belediyelere pekâlâ tekrar verilebilir…

Böylece ülkemiz genelinde gıda güvenliğinin sağlanmasında en etkin rolü olan gıda denetim hizmeti konusunda yaşanan eksiklik ortadan kalkmış, binlerce gıda ve ziraat mühendisi ile veteriner hekime, belediyelerin bünyesinde istihdam imkânı sağlanmış dolayısıyla ülkemiz genelinde gıda güvenliğinin sağlanması konusunda ciddi bir adım atılmış olur…

Neden olmasın?

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün