Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Gerçekten yetti gari…

11 Mayıs 2017 Perşembe 09:51 Güncelleme : 11 Mayıs 2017 Perşembe 09:51

Geçtiğimiz günlerde Başbakan Yardımcısı Sayın Mehmet Şimşek; basına yaptığı açıklamada, ekmekte spekülatif fiyat artışına geçit verilmeyeceğini ifade etti.

Ancak Sayın Şimşek, bu artışı yaratanların kimler olduğu konusunda adres gösterseydi iyi olurdu…

Zira bu adres için de, ekmeğini ekmekten başka hiç bir şeyden kazanmayan fırıncılarımız asla ama asla yok…

Basında bu haberi okuyan sade vatandaş, bu artıştan sanki fırıncı sorumluymuş gibi bir izlenim edinmekte…

Ekmekte fiyat artışı gündeme geldiğinde ortaya çıkıp konuşup ahkâm kesenler, önce şu soruların cevabını bulsun sonra çıkıp fikrini söylesin.

Peki, nedir bu sorular?

Öncelikle; ekmekte fiyat artış sıklığının ne olduğu ile maliyet hesabının nasıl yapıldığı ve ekmek girdilerinde meydana gelen zamların ne olduğu sorularının cevabını bulun, sonra kalkıp bu artıştan kim sorumlu, kim ekmek üzerinden haksız kazanç elde ediyor, spekülasyon peşinde onu açıklayın...

Bir İzmirli olarak, bu soruların cevabını açıklamak istiyorum.

İzmir’de en son, 24 Ekim 2014 tarihinde ekmeğe zam yapıldı. Aradan bir yıl değil, tam 2 yıl 7 ay geçtikten sonra kalkıp zam yapıldı.

Gelelim ekmekte maliyet hesabının nasıl yapıldığına…

İzmir’de ekmeğin maliyet hesabı; İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002 yılında aldığı kararda yer alan bir maliyet tablosu baz alınarak, İzmir Fırıncılar Esnaf Odası tarafından hazırlanmakta…

İzmir Fırıncılar Esnaf Odası; ekmeğin girdilerine zam geldi diye kalkıp haydi ekmeğe zam yapalım diye yola çıkmıyor...

Ancak gördüğüm manzara şu ki, Oda; bu zam talebini, fırıncının artık dayanacak bir gücü kalmadığı için yapmak zorunda kaldı...

Peki, ekmekteki bu zam talebinin gerekçesi neydi?

Yukarıda da belirttiğim gibi bu zam talebi; aradan geçen 31 ay gibi uzunca bir zaman içinde ekmeğin girdilerinde meydana gelen artışlar yüzünden yapıldı…

Peki, neydi bu artışlar?

Başta ham madde olan ekmeklik buğday unu olmak üzere, ekmek mayası, elektrik, su, akaryakıt ve işçilikte meydana gelen artışlar büyük rol oynadı…

Bakınız sadece 6 kalemde meydana gelen artışlar, neredeyse % 40...

Ekmeğe yapılan zam ise % 25…

Peki, neden kimse bu artışları dikkate almayıp, ekmekte yapılan zammın faturasını kalkıp fırıncıya kesmekte?

İşte tablo apaçık ortada… Ekmekteki spekülatif artıştan fırıncı değil, ekmeğin girdilerini üretenler sorumlu… Siz kalkıp önce bunlara bir engel olun…

Aslında yapılacak daha çok şey var…

Örneğin; siz kalkın, haksız rekabete yol açan şu hipermarketlere tanıdığınız ekmek üretme işine bir son verin. Siz kalkın fırıncı esnaf, sanatkâr, tacir ve sanayicilerimiz % 30’un çok altında kapasitede ekmek üretirken, belediyelerin sanki bir ticari kurummuş gibi, halk ekmek adı altında ekmek üretmesini yasaklayın…

Siz kalkın, unlu mamul ruhsatı adı altında halen ekmek üreten işyerlerinin ekmek üretmesini engelleyin.

Ve siz kalkın; cadde, sokak ve cami önleri ile pazaryerlerinde, nerede nasıl ve kimin tarafından üretildiği belli olmayan ekmeklerin satışına mani olun.

Siz bunları yapın ki; fırıncılarımızın uğradığı haksız rekabete, sektördeki kayıt dışılığa, denetim eksikliğine ve girdilere yapılan otomatiğe bağlanmış zamlar karşısında fırıncılarımızın çaresizliğine bir çare bulun.

Fırıncıyı şamar oğlanı olmaktan artık kurtarın…

Sadece İzmir için değil, ülkemiz genelindeki 25 bin fırıncı adına söylüyorum.

Gerçekten yetti gari…

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün