Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Ceza keşke çözüm olsa…

17 Haziran 2016 Cuma 00:00 Güncelleme : 17 Haziran 2016 Cuma 00:00

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı sayın Faruk Çelik; geçtiğimiz günlerde, insan sağlığını tehlikeye sokan gıda maddesi üretenler hakkında cezaların artırılması amacıyla, 5996 sayılı Kanun'da bir değişiklik yapılacağını açıkladı.

Yapılan açıklamada; Türk Gıda Kodeksi'ne uygun üretilmeyen ve insan sağlığını tehlikeye sokan ve risk oluşturan gıda maddelerinin imha edileceği ve bu ürünleri üretenler veya piyasaya arz edenler hakkında Cumhuriyet Savcılıkları'na suç duyurusunda bulunmaya devam edileceği dile getirildi.

Bilindiği üzere, üretilen gıda maddelerinin Türk Gıda Kodeksi'ne uygun olmaması halinde uygulanan idari para cezası hâlihazırda 15 bin 466 TL…

5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”nda yapılacak olan değişiklik ile bu ceza miktarı, 20 bin TL’ye çıkartılacak.

Eğer bu aykırılık; 1 yıl içinde tekrar ederse, uygulanan ceza miktarı, 5 kat artırılarak 100 bin TL’ye çıkartılacak ve işyerinin faaliyeti 3 ay süre ile durdurulacak…

Türk Gıda Kodeksi'ne aykırı üretim, yıl içinde üçüncü kez tekrar ederse, idari para cezası bu sefer 10 kat artırılarak 200 bin TL’ye çıkartılacak ve işyeri 6 ay süre ile kapatılacak…

Görüldüğü gibi gıdada cezalar, artık ciddi boyutlara taşındı…

Peki, bu cezalar gerçekten çare mi?

Bence hiç değil…

Zira bu ülkede gıdanın hammaddesi; tarlada, bağda, bahçede, serada, çiftlikte yani kaynağında doğru dürüst kontrol edilmiyor…

Bu durumda, nihai ürünlerde yapacağınız kontrollerin ne anlamı kalır ki?

Ayrıca siz, sayıları ülke genelinde 639 bin 314 adet olan kayıt ve onay kapsamındaki gıda işyerlerini, yılda iki defa bile denetleyemezseniz, cezaları istediğiniz kadar artırın, bu işi alışkanlık haline getirenler yine de yanlış yapmaya devam edecek...

Peki, çare ne?

Çare; ülke genelindeki yurt içi gıda kontrol hizmetleri sayısını artırmak…

Bu işi yapma konusunda tek yetkili kurum olan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bünyesindeki; ziraat, gıda, kimya ve su ürünleri mühendisleri ile veteriner hekim, gıda, süt, meyve sebze tekniker sayısını artırmak…

Ülke genelinde, hâlihazırda Bakanlık bünyesindeki 5000’e yakın gıda kontrol görevlisi ile yapılan gıda denetim hizmetini, en az 10 bin kişi ile yapmak...

İş sadece bununla da kalmamalı…

Bakınız, 5179 sayılı Kanun gereği, 26 Eylül 2008 tarihinde yayımlanan, “Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik” ile tüm yerel yönetimlere, gıda kontrol hizmetleri konusunda yetki verilmişti.

Ama her ne hikmetse bu yetki, 2 yıl sonra yayımlanan 5996 sayılı Kanun ile geri alındı.

Hâlbuki gıda işyerinin denetimi konusunda yerel yönetimlere verilen bu yetki geri alınmasaydı, ülke genelinde sayıları 1397 adet olan belediyeler; görev alanları içindeki tüm gıda işyerlerini, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı gözüyle denetleyecek ve bu nedenle bünyelerinde, gıda bilimi konusunda eğitim almış kişileri istihdam edeceklerdi.

Böylece, ülke genelindeki gıda denetim hizmetleri; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı bünyesindeki çok sayıda personel sayesinde, etkin ve yeterli seviyede yapılmış olacak, dolayısıyla gıdada taklit ve tağşişin önüne geçilmesine ciddi anlamda katkı sağlanacaktı.

Bu yetkiyi tüm belediyelere veren sonra kaldıran iktidar, eğer halkın tükettiği gıdaların güvenliğine eğer önem veriyorsa, kaldırdığı bu yetkiyi tekrar verir.

Şu asla unutulmamalıdır ki; denetimlerin etkin ve yeterli seviyede yapılmadığı alanlarda cezalar istediği kadar yüksek olsun, asla caydırıcı olamaz.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün