Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Bu nasıl siyaset!

13 Mayıs 2016 Cuma 00:00 Güncelleme : 13 Mayıs 2016 Cuma 00:00

 

Bu ülkede nerede yaşarsanız yaşayın; belediye başkanı, belediye meclis üyesi, büyükşehir belediye meclis üyesi ya da milletvekili olmak için yola çıkmayı göze almış, siyasete soyunmuş iseniz, işiniz gerçekten çok zor.

Neden mi?

Bir kere, hangi parti mensubu olursanız olun, önce şunu iyi bilmelisiniz ki, sizi kendi parti üyeniz yani delegeniz, kendi özgür iradesi ile doğru dürüst seçememekte…

Elbette soyunduğunuz bu işte sizin kimliğiniz, çabanız tabii ki önemli.

Ama ne yazık ki bu işte müdahale, işin olmazsa olmazı yani apaçık gerçeği…

Sizin o ilçe, il ve ülke için neler yapabileceğiz, sizin donanımınız hiç ama hiç önemli değil…

Parti üst yönetiminizdekilerin sizi seçecek olanlara vereceği, verdireceği işaret önemli…

Eğer bu işaret verilmemişse, yukarılardan sizin için işaret gelmemişse, sizin seçilme şansınız asla ama asla söz konusu olamaz.

İşin asıl acı olan tarafı ise, yatıp kalkıp demokrasiden bahseden partilerde bunun daha çok olması…

Siyasette; o koltuklara kimin seçileceğine, kimin o koltuklardan indirileceğine, yerine kimin seçileceğine, seçilen o kişi ya da kişilerin profiline, bu kişilerin neler söyleyeceğine kadar bütün kararlar; sözüm ona demokrasinin olduğu söylenen ülkemizde, bu işin asıl sahiplerince değil,  en tepedeki kişiler tarafından verilmekte…

Son günlerde iki partide olup bitenleri izleyen vatandaşlarımız, bu dediklerimi adeta film seyreder gibi izlemekte…

Hatta bu partilerden birinin değerli bir milletvekili, kendi partisi için “Artık böyle bir parti kalmadı…” diye açıklamada bile bulundu…

Bu milletvekilinin yaptığı açıklama bana; Cumhuriyet tarihimiz boyunca, 58 siyasi partinin çeşitli gerekçelerle kapatıldığını hatırlattı.

Hatırlarsanız, bu partilerden; 17 adedi başka partiye geçerek kapanmış, 19 parti kendisini feshetmiş, 9 parti isim değiştirerek kapanmış ve 8 parti ise, başka parti ile birleşerek yeni isim almıştı.

Şimdi sorsanız, hiçkimse kapanan bu partilerin adlarını bile bilmez, hatırlamaz…

Gün gelir, artık adı kalmadı denilen bu parti; birde bakmışsınız tıpkı diğer partiler gibi, yerini bir başka partiye bırakmış…

Ne malum!

Tıpkı bir zamanların Demokrat Partisi, Adalet Partisi, Anavatan Partisi gibi…

Bu nedenle; ne yapıp edip, yaşını başını almış kişilerin artık o makamları bırakıp, yerini daha genç, dinamik, vizyon sahibi kişilere bırakmaları şart.

Bu zaten, gerçek anlamda siyasetin ve de çağın gereği…

Ama ne yazık ki bazı kişiler kendilerini; o parti koltuklarının yegâne sahibi görmekte, o koltuklara yapışıp kalmakta, partisi içinde çok sesliliği istememekte, karşılarına çıkan her farklı görüşe sahip parti mensuplarını, siyaset sahnesinden silmenin yollarını aramakta, sonra da kalkıp demokrasiden dem vurmakta…

Hâlbuki bu zat-ı muhteremler ve yanlarından ayırmadıkları o malum kadroları; başta kendi parti üyeleri olmak üzere, sokaktaki vatandaşın siyasete nasıl baktığı, siyasetten ve siyasetçiden neler beklediği, artmayan oy oranlarını, ilçe ve iller bazında artırma konularını gündemlerinden düşürmeseler daha iyi olmaz mı?

 

Ama nerede…

 

Gelinen noktaya baktığımızda, ne yazık ki partilerin büyük çoğunluğu; projeleriyle değil, diğer partilerin ve de özellikle iktidar partisinin yarattığı gündemlerle uğraşmakta.

Hâlbuki asıl uğraşmaları gereken, ülkenin siyasi ve ekonomik çıkarları.

Fakat maalesef bu çıkarlarımız hep ötelenmekte…

İşte o yüzden dedim. Bu nasıl siyaset diye…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün