Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Bu nasıl ortak akıl toplantısı!

7 Nisan 2016 Perşembe 00:00 Güncelleme : 7 Nisan 2016 Perşembe 00:00

2 Nisan 2016 günü İzmir’de yapılan tarımla ilgili sektörel ortak akıl toplantısı, bir ziraatçı olarak beni memnun etmedi.

Saat 10.45'te başlayıp18.20'ye kadar devam eden toplantıda, 80’in üzerinde sorulan soru ve önerilere bürokratların verdiği cevaplar, çoğu katılımcıyı tatmin etmedi.

Sayın Bakan'ın etrafında yer alan 24 üst düzey bürokratın sorulara verdiği cevaplar, topun adeta taca atılması gibiydi…

Örneğin gıda ile ilgili sorulan şu iki soru ve öneriye verilen cevaplar bakın neydi.

Soru ve önerilerden biri; başta tüm vatandaşlarımız olmak üzere, ülkemiz genelinde 30 bin fırını yakından ilgilendiren önemli bir konuydu.

Soru ve öneri şuydu…

“Türk Gıda Kodeksi-Ekmek ve Ekmek Çeşitleri Tebliği gereği, tüm yerel yönetimler; başta pazaryerleri olmak üzere satış noktalarında, yetkimiz yok diye ekmek ile ilgili denetim yapamamakta.

Bu nedenle tebliğin 18. Maddesi'nde değişiklik yapılarak bu sorun bir an önce çözülmeli.

Bu sorunun çözümü için her ilde, valilik koordinatörlüğünde belediyeler ve Bakanlık bir koordinasyon içinde satış yerlerinde denetimler yapmalı.”

Böylesi önemli konuya bürokratın verdiği cevap ise “Seyyar satışların takibi konusunda belediyeler yetkili… Biz bu konuda bir şey yapamayız” şeklinde oldu.

Hâlbuki aynı Bakanlığın İzmir İl Müdürlüğü, bu konunun çözümü için bundan bir süre önce tüm belediyeler ile işbirliği yaparak valilik koordinasyonunda ortak denetimler yapılsın diye girişimlerde bulunmuştu.

Belediyelerin ne yazık ki ilgisiz kaldığı bu konuya Bakanlık yetkilisi, “Tamam bu konuyu, İl Müdürlüğümüz ile bir değerlendirip size dönelim..” deseydi, beklenen cevap alınmış olurdu.

Tarım İl Müdürlüğü'nün çözüm için gayret sarf ettiği böylesi önemli bir konuda, ülkede gıda güvenliğini sağlamakla yükümlü bakanlığın yetkimiz yok diye topu taca atmasını, doğrusu bir gıdacı olarak hiç ama hiç uygun bulmadım.

Gelelim diğer soru ve öneriye…

“İşyerinde tütün ve alkollü içki satışı ve sunumu yapmak için satış ve süre uzatım belgesi almak isteyen gıdacı esnafımızdan; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, müracaat sırasında TAPDK adına işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı istemekte.

Hâlbuki bu esnafımız, 5996 sayılı Kanun gereği Bakanlık'tan 'İşletme Kayıt Belgesi' almak için müracaat ettiğinde, kendisinden ruhsat talep edilmemekte…

Bu nedenle; işyerinde tütün mamulleri ve alkollü içki satışı yapmak isteyen esnafımızdan, satış belgesi ve süre uzatım işlemi başvurusunda ruhsat yerine, bağlı olduğu odadan alacağı 'Oda Faaliyet Belgesi' talep edilmeli. ”

Gelelim verilen cevaba…

“Ruhsat istenmesi işi Bakanlığımızı bağlamıyor. Bu TAPDK tarafından talep edilmekte. Kaldı ki bu işyerleri, belediyelere ruhsat için müracaat ederken, oda faaliyet belgesini zaten vermekte… Bu belgenin bu iş için bir daha istenmesi uygun değil…”

Evet, değerli okurlar cevap bu.

Peki, bu soruya cevap veren Bakanlık bürokratı; ruhsat almak istediği halde, SİT ve 2B nedeniyle alamayan ülke genelinde binlerce işyeri olduğunu bilmiyor mu?

Sırf bu yüzden Bakanlık tarafından İşletme Kayıt Belgesi müracaatı sırasında ruhsat talebi kaldırılmadı mı?

Kaldı ki bu işyerlerinin zaten ruhsatı olsa, ruhsat yerine oda faaliyet belgesi neden talep edilsin ki?

Halbuki bürokratımız, “Biz bu işi bir araştıralım size sonra dönelim..” diyebilirdi.

Bu ve buna benzer daha birçok soruya verilen cevaplar beni ve salonda bulunan birçok dinleyeni ne yazık ki memnun etmedi.

Bu nedenle ben bu toplantıdan umulanı pek bulamadım.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün