Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Belediyeler ekmek üretip satmasın…

14 Ekim 2016 Cuma 00:00 Güncelleme : 14 Ekim 2016 Cuma 00:00

Bu ülkede her gün, 1 milyon 50 bin adet ekmek israf edilirken, ülkemiz genelindeki 30 bin fırın, %30 kapasiteyle çalışırken, ekmeğe bir zam yapıldığında bu zamdan fırıncıyı haksız yere sorumlu tutup suçlarken, neden bu millet; halk ekmek adı altında ekmek üreten belediyelerin bu işin sorumlularından biri olduğunu göz ardı ediyor!..

1980 yılından bu yana, fırıncılarımızın sorunları ve bu sorunlara çözüm önerileri konusunda çalışmalar yapan bir kişi olarak, belediyelerin ekmek üretip satmasına hep karşı çıktım…

Yıllarca; belediyeler ticari kuruluş değil, ekmeğin siyasete alet edilmesi yanlış, belediyeler ancak deprem, savaş, sel vs. gibi olağanüstü hallerde gerektiğinde ekmek üretebilir, bunun dışında ekmek üretip satmaları doğru değil dedim durdum…

Belediyelerin, özellikle büyükşehir belediyelerinin; sözüm ona ucuz ekmek üretip vatandaşa satacağım diye halk ekmek adı altında fabrikalar kurup, zaten düşük kapasite ile çalışan mevcut fırıncılarımızla haksız yere rekabet etmelerinin yanlış olduğunu hep dile getirdim.

Sadece ben mi?

Fırıncılarımızın temsilcisi olan oda başkanlarımız da aynı düşünceleri yıllarca kamuoyu ile paylaştı durdu…

Ama ne oldu?

Hem iktidar hem de muhalefet partilerine mensup belediyeler, ekmeği siyasete alet etmeye yani ekmek üretip satmaya devam etti…

Tabii ki bu durumda olan; halk ekmek fabrikalarının ekmek ürettiği, özellikle büyükşehirlerdeki fırıncı esnaf, tacir ve sanayicilerimize oldu…

Belediyeler sosyal belediyecilik gereği; elbette vatandaşın huzurunu, refahını ve sağlığını düşünecek.

Özellikle dar gelirli vatandaşların, karınlarını en ucuza doyurmalarını sağlama adına, başta temel gıdamız ekmek olmak üzere, birçok gıda maddesine erişebilmelerini sağlama adına, gereken tedbirleri alacak…

Tabii ki bunu; bu milletin parasıyla ekmek fabrikası kurmak yerine, hâlihazırda atıl kapasiteyle çalışan fırınlarda ürettirerek de yapabilir.

Bunu da; o ilde ekmek üretimi yapan esnaf, sanatkâr ve tacirler ile sanayicilerin üst kuruluşları ile bir araya gelerek, bir protokol çerçevesinde ve her kesime eşit davranacak şekilde pekâlâ gerçekleştirebilir.

İşte alın size çok güzel bir örnek…

İzmir Büyükşehir Belediyesi; önceleri “Okul Sütü” şimdi de, “Süt Kuzusu Projesi” kapsamında çocuklarımızın sütünü nasıl Tire Süt Kooperatifi'ne ürettirip bu kooperatifin araçları ile dağıttırıyorsa, ihtiyacı olan daha birçok ürünü kooperatiflere ürettirerek en doğru olanı yapıyorsa, ekmeği de İzmir’de atıl kapasite ile çalışan fırınlara pek ala ürettirebilir.

Neden olmasın!

Bence doğru olan işte bu…

Zira bu ülkede; belediyelerin ekmek üreterek körükledikleri fırıncılık sektöründeki haksız rekabet ve atıl kapasite sorunu çözülmedikçe, ekmek israfı dolayısıyla milli ekonominin kaybı daha da artacak…

Bakınız sadece 2013 yılında, “Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası” adı altında yapılan çalışmalar sayesinde, bir yılda toplam 2.8 milyar TL tasarruf sağlandı.

Demek ki istenince pek ala oluyor…

Unutmayın ki her yıl çöpe atılan ekmeğin karşılığı olan bu para ile yüzlerce okul, hastane ve kilometrelerce yol yapılabilir.

Yeter ki israfa neden olan tüm yanlışları bir an önce ortadan kaldıralım.

İşte düzeltilmesi gereken yanlışlardan biri de, belediyelerin halk ekmek adı altında, şirketleri ya da iştirakleri kanalıyla ekmek üretip satması.

İktidarıyla, muhalefetiyle ne yapıp edip bir araya gelip bu yanlışa, ülke genelinde hemen son verelim.

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün