Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Yola Çıkan Öyküler (7)

20 Ocak 2020 Pazartesi 10:24 Güncelleme : 20 Ocak 2020 Pazartesi 10:24

Ege'nin uzun bir süredir "İlkbahar"yaşamadığını doğrudan yaza girildiğini bilenlerdeniz. Ancak bu durum 1970 li yıllarda aksine ilkbaharı yaşayan İzmir vardı. Ve insanların kanı hızlanmaya başlayınca da her şeyde ddeğişirdi. Çiçekler, ağaçlar ve insanlar anlaşmış gibi birlikte olup sanki bahar şarkıları söylerlerdi! 
Sonbahara girilmeden de fuar açılır tüm insanlar bir aya yakın devam edecek bu eğlence merkezine doluşurlardı. Dünyanın bir çok ülkesi fuardaki yerini alırken özellikle luna park dolar taşardı. Gece eğlenceleri hızlanırken gündüz de sanatçılar ile gazetecilerin futbol maçları bitmek  bilmezdi. Altan Erbulak, Metin Serezli, Osman Yağmurdereli,Enis Fosforoğlu, Nevra Serezli, Kerem Yılmazer, Bülent Bilgiç, Erdinç Akbaş ve daha bir çok sanatçı futbol alanlarında boy gösterirlerdi. Dahası bu insanlar belli ki, fuarı neden gösterip birbirleriyle sohbet şansı da yakalarlardı.Alsancak stadı  zaman ,zaman gazeteci-sanatçı maçlarının sahnesi olurdu. Hakemleri de İzmir bölge hakemleri yönetirdi en çok da görevli gelen Engin Kurt'tu.Bir maçta Metin Serezli'nin burnu kanayınca hakem Kurt, oyunu durdurdu. Altan Erbulak hakeme gidip" Ne oldu hakem bey?"diye sorunca hakem Kurt "Metin beyin burnu kanıyor bakın"diye yanıt verince Erbulak o ünlü tavrı ile "Bana ne . O bizim takımdan değil, rakibimiz"deyince sahada  herkes gülmeye başladı. Erbulak çok esprili insandı.En ciddi durumlarda bile insanı güldürmeyi başarırdı.

DİKKATLİ HARCAMA

Rahmetli İsmail Sivri Milliyeti'in büro müdürü olduğu dönemlerde gazetenin parasını kendi parasından daha sıkı tutardı. Aman harcama yapmayalım tarzındaydı.İzmir'in sıcaklarında büronun pencereleri açılırdı ki biraz serinlik gelsindi.Çok defa klima alınsın istedik ama İsmail Sivri'yi bir türlü geçemedik. Yine bir gün Altan Erbulak ve tiyatrosu İzmir'e gelmişti. Erbulak da her gün gazeteye gelip kirikatür çizer sonra da eserini İstanbul'a geçerdi. O da İzmir'in sıcaklarından "Öfff"diyordu.
Tesadüf bu ya gazetenin genel müdürü Nurettin Demirkol da o sıcakların yoğun olduğu sürelerde İzmir'e gelecekti. Erbulak bana "Genel müdürün geliş saatını öğren"dedi. Sonra da bana "Çabuk bir  de leğen bul"demezmi. Gazetenin alt katındaki amigo Yaşar'ın çay ocağına indim ve leğeni aldım. Ardından da "Buyur Altan ağabey"deyince  Altan ağabey görevli Gürsoy Cumbul'a seslenerek"Bunun içine su doldur getir"diye ricada bulundu.Ne olacak? Diye merak ederken genel müdürün de geleceği saat yaklaşıyordu. Erbulak. Içi su dolu leğeni masanın altına itti sonra da ayakkabılarını çıkartı ve ayaklarını szuya daldırdı. 15-20 dakika geçmişti ki. Genel müdür Demirkol büronun kapısından içeriye girince herkes ayağa kalktı ve adeta hazır ola geçerken Erbulak gayri ciddi bir tavır içinde "Hoş geldin müdür"deyip oturduğu sandalyeden ayağa kalkıp.Nurettin Demirkol'a seslenince  "Hayrola Altan bu ne hal ?"diyerek AltanErbulak'ıinceliyordu. Erbulak dururmu " Ya müdür şu İzmir'in sıcağında insan ayağını leğene sokmuş çok mu?Şu büroya bir klama bile gazete alamıyor mu?"deyince Demirkol'dan kesin emir çıktı; "İsmail hemen klama alın"
Büromuz da İzmir'in sıcaklarından Altan Erbulak'ın müthiş buluşu ile klamaya kavuştu ve yaz mevsimini sıcaklara rağmen rahatça atlattı. 
Yola Çıkan Öyküler her insanın belleğinde mutlaka vardır. Her insanın belleği olaylara göre renklenir ve şekillenir. Ne varki öyküler bitmez  ama tadında anlatılırsa daha da güzelleşir.Bizim de öykülerimiz şimdilik bukadar.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün