Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Yola çıkan öyküler (6)

18 Ocak 2020 Cumartesi 00:16 Güncelleme : 18 Ocak 2020 Cumartesi 00:16

MATİZ MATRİS

Gökoavalı'nın daveti ile matiz ile katrisin farkını anlattıktan sonra meseğin incelikleri tartışıldı. Sonrasında Metin Oktay'ı Can Bartu nasıl göklere çıkardı.

Hocam Şadan Gökovalı çok önemli bir kişiliktir. Gazeteci ve bilim adamı olarak ona daima saygı duyulmuştur.Birgün gazetemize geldi ve mezun olduğumuz Gazetecilik Yüksek Okuluna bizleri davet etti.Kendisi de aynı okulda eğiticiydi."Sizi bu okuldan mezun olan öğrenciler olarak tanıtmak ve bir şeyler de  söylemenizi istiyorum"dedi. İki gün sonra öğrencilerle okulun anfisinde biraber olduk.Söz bana gelince yaşanan bir olayı anlattım. Konu şuydu;
"Eski dönemlerde gazeteler matriskutusuile basılırdı.Her gün bu kutu uçakla İstanbul'dan gelir görevli şoför alana gidip o kutuyu alıp gazetenin sayfalarını dizayn eden sekretere verirdi.Düzen böyle işlerdi.O günlerde gazetede Şoför yeni işe başlamıştı ancak yine aynı görev için alana gitmişti. İrfan Naycı bu işi iyi yapmalıydı zira yeniydi, göze girmeliydi.O yıllarda uçakların merdivenlerine kadar gidilir uçaktan inenler karşılanabilirdi. Bizim Şoför İrfan Naycı da öyle yapıyor ve her inenlere dikkatle bakıyor ama istediği kişiye rastlayamıyor. Matris yerine o "Matiz"aradığından bayağı bozuluyor. Alandan ayrılırken aklına "Danışma"geliyor ve gidipsoruyor;"Ben matiz birini arıyorum biliyormusunuz" Danışmadaki kişi uyanıktır. Matizi bilmem ama bu kutu Milliyet'in bunu al, götür"der. Şoför inançsız bir şekilde kutuyu alır ve sekreterin masasına bırakınca"Sağol İrfan"cümlesiyle iyice meraklanır. "Ya ben matiz adamı bulamadım ama bunu verdiler getirdim" der .Sekreter çok güler ve matiz ilematrisinfarkını anlatır. İrfan Naycı da önemli bir konuyu böylece öğrenmiş olur.Benim anlatımım bu konuydu.Gazetelerin şoförleri bildiğimiz taksicilerden çok farklıdır.Zira onlar gazetecilerle birlikte olmanın avatajının yaşamlarında görürler.Onlar adeta haberci gibi olurlar.     

METİN OKTAY

Metin Oktay İstanbul'dan İzmir'e gelip "Gol PUP" adı ile birahane açmış bir yakının da müdür yapmıştı. Rahmetli ince ve basit hesapların adamı değildi. Yaşamından 60 sayfalık bir bölümü birlikte yazmıştık.Anlattıklarını dinlerken adeta şaşkına dönerdim.Neyse Metin Oktay ile gazetede buluşurduk ve futbol yorumları yapardık.Fazla konuşan bir insan değildi. Sadece alkol alınca biraz daha fazla konuşurdu. 1970 yılların içi İzmir'de Milli maçların en çok oynandığı doönemdi. Almanya, Polonya, Rusya, İsveç yani bir çok ülke ile bu alanda oynadık. Coşkun Özarı, Metin Türel, Candan Tarhan, Fethi Demircan, Sabri Kiraz, Mustafa Denizli o dönemin teknik adamları olarak dikkati çekerler. Yine bir maç öncesiydi B.Efes oteli üst lobisinde Can Bartu, Akın Barhan, Ogün Altıparmak ve ben otururken Metin Oktay'ı merdivenlerden çıkarken gören Can Bartu işaret ederek "Şu adam var ya bizi tek başına yendi "dedi ve devam etti" Metin gibi golcü hiç yok. Adam öyle goller atar ki insanın aklı yetmez."diğer konuklar da benzer yorumlarda bulunurken Metin Oktay'da yanımıza gelip herkesi selamlayıp oturdu ve sohbet daha da derinleşti.Can Bartu her oyuncuyu kolay beğenmezdi ama Metin Oktay'ı yere göge sığdıramadğna ben tanıklık etmiştim.

KİMLER GELDİ GEÇTİ
Ülkemiz futbolundan bir çok yıldız gelip geçti. Kimler yoktu ki? Suat Mamat, Recep Adanır, Kadri Aytaç, Lefter, Ayhan Elmastaşoğlu, Yusuf Tunaoğlu ,Nevzat Güzelırmak, Gürcan Berk, Turgay Şeren, Ali Artuner, Selami, Kartal Yaşar (Ad.D.Spor) Candan Dumanlı, Selçuk(Ank.Gücü),İhsan, (İst.Spor). Yılmaz Şen, Gürsel Aksel, Uğur(GS) daha niceleri bu kulvardan geçtiler.Tümünün izleri hala zeminlerden silinmedi. Bir de bu insanlar toprak zeminde ve gelişi güzel malzeme ile topun peşinden gittiler. O yağmur ve çamurda kolaymıydı mücadele vermek? Şimdiki malzeme ve tesis zenginliği acaba o dönemlerde olsaydı o eski oyuncular nasın performans yaparlardı kimbilir?
Metin Oktay'ın attığı her gol jenerikti. Bu gün öyle güzel goller göremiyoruz.Bizim nesil şanslı bizler onları izledik.Yusuf Tunaoğlu gibi klas oyuncuyu bugün Tv kanallarında bile göremezsiniz.Adam tam bir Brezilyalı gibiydi. Uzun boylu, esmer ve çok yakışıklı bir oyuncu. Bayanlardan kurtulamayınca futbolu da istikrarlı olmadığı gibi erkenden sahalardan ayrıldı. Onu izlerken kendinizden geçerdiniz. O ayak hareketlerini görmek lazımdı. Altay'ın simge oyuncusu Ayfer Elmastaşoğlu "Ben onu maç içinde bile izlerdim."diyerek Yusuf' un nasıl bir oyuncu olduğunu anlatıyor.
(Devam edecek)    

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün