Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Yola çıkan öyküler (5)

17 Ocak 2020 Cuma 10:20 Güncelleme : 17 Ocak 2020 Cuma 10:20

İzmir'de Altay-G.Saray liğ maçı vardı. Maçtan birgün önce de gazetemizin elemanlarından İlker ateş ile Selahattin Gökhan maç için görevli gelmişlerdi.Metin Oktay böyle günlerde konukseverlik yapmayı adeta fırsat bilirdi. Bana "Arkadaşları bırakma biryerlere gidelim"diyerek önerisini zamanında yapmıştı. Konak semtine yakın bir balıkçıda buluştuk ve rakılama yaparken çevremizdeki bazı insanlar Metin Oktay'a selam vermenin dışında sorularla onu bayağı rahatsız etmeye başladılar. Ne varki Metin Oktay yine sessizdi.Bir süre daha geçince "Arkadaşlar benim matbaaya gutmem lazım"deyip masaya küçük bir hareket getirince başta Metin Oktay ve konuklar İlker Ateş ile Selahattin Gökhan da "Kalkalım o zaman"dediler ve garsona seslenildi. Metin Oktay'ın masasında hesabı kendisinden başkası ödeyemezdi. Ardından kalktık ve maatbaanın önüne gelince Metin Oktay bana "Hoca yarın maç ne olur?"diye sormazmı.Benim içimden geçen başka, gerçekler başkaydı tabii.Altay'ın da liğde kalması için puan alması şarttı."Normal koşullarda G.Saray yener ama ben Altay'ın puan almasını isterim"deyince Metin Oktay belki de bir çok futbolseverin merak ettiği yanıtı veriyordu;
"Ben Edwin Clark hayranıydım. Altay antrenmanlarını izlerdim sonra da Edwin Clark'ın hareketlerini izler taklit ederdim.Bilmezsiniz ama ben Altay'lıydım. Bitmedi aynı zamanda Beşiktaş'ı tutardım.İnanmazsan Gürcan Berk'e sorabilirsin"
Metin Oktay birşey söyleyince inanmamak olurmu hiç. Yıllar içinde Gürcan Berk'e bu soruyu sormak için sürekli zaman aradım.Ve bir gün sordum,zira içimdeki bu konuyu bitirmem gerekiyordu. Gürcan Berk de şunları söyledi;
"Bizim dönemimizte çevremizde Beşiktaşlı çoktu.Metin ile aynı okuldaydık ve iyi arkadaşdık. İkimizin de takımı aynıydı.Yıllar onu G.Saray'a beni Beşiktaş'a gönderdi.Dahası ben Beşiktaş'ın genel kurul üyesiyim."
Ee insanların ne olacağını zaman ve tanrı bilir.Kader derler ya buna.Şimdi iki eski sınıf arkadaşı ve aynı mahalenin çocukları Metin oktay ile Gürcan Berk'i koşullar birbirinden ayırıyor. Ancak arkadaşlıkları devam ediyor. Ne var ki şimdi onlar bu evrenden ayrılıp gittiler.Dostlukları baki kalarak...


SABRİ KİRAZ VE GÜRÜZ
A.Milli takmımızın bazı kamp alanları içinde yer alan Kuşadası Tusan otel bir zamanlar çok ünlü bir yerdi.Sessiz oluşu ile de futbol takımımıza cazip geliyordu ki, teknik direktör Sabri Kiraz döneminin büyük bölümü bu otelde geçerdi. Yine bir kamp döneminde Milli takım oyuncuları ve teknik kadrosu mtor gezisi yapmayı planlamıştı. Gazetecileri ise serbest bırakmışlar"İsteyen gelsin"demişlerdi.Biz motorla gitmeyi isteyenlerin içindeydik ve havanın güneşli oluşu ile de epeyce rahatlamıştık.Bir ara Sabri Kiraz, malzemeci Toto ve kamp müdürü Hakkı Gürüz yan yana oturup uyumaya başlamışlardı ki. Foto muhabirimiz M.Ali Okumuş'a işareti basmıştım. Ardından bir saatten fazla geçen süre Milli takım gezintisini bitirmişti.Ancak bizim iş yeni başlamıştı. Resimler ve haber geçilmeliydi.Süratli resim hava limanına göbderildi haber telefonla geçildi.Ertes sabah otelde bağırmalar başlamıştı. Kamp müdürü Hakkı Gürüz önce bana sonra da M.Ali Okumuş'a kesintisiz okuyordu. Haber manşetten verilmişti ve başlık şöyleydi:
"Yöneticilerimiz uyuyor mu?"
Motorda uyuyorlardı. Resim herşeyi anlatıyordu zaten. Hakkı Gürüz iki saat sonra kamptaki görevinden alındı. Sabri Kiraz hiç yorum yapmadan ,o sessiz ve durgun halini değiştirmeden maç gününe kadar bize birşey söylemedi.Sabri Kiraz gerçek bir beyefendi insandı.Maçın ardından da zaten milli takım kampı dağilmıştı.Olayı irdeleyecek zaman da kalmamıştı.

KİMLER GELDİ VE GİTTİ
İzmir takımlarının lokal mücadeleleri çok gerilerde kalmıştı.Altay,Göztepe,K.Yaka, Demirspor, Kültürspor, İzmirspor, A.Ordu, Yünmensücat,Ülküspor ve daha başka takımların yerini genel yani ülke çapındaki takımlar almıştı.Futbol her yere girmişti. Artık Ankara'nın, İstanbul'un ,Adana:nın  takımları cirit atıyordu.Bugünkü adı ile Süper liğe İzmir takımları katılmışlardı ancak İzmirspor enaz tutunabilin ekip olmuştu.Ardından A.Ordu ve daha sonra da K.Yaka bu yarışı güçlü bir şekilde sürdüremediler.Altay ardından Göztepe İzmir'i temsil etmenin onurunu yaşadılar. Şimdi ise Altay da bu ligde yok ve Göztepe bu yarışın içinde devam ediyor. Kısa bir geçmişe değindikten sonra İzmir takımlarının eksi görüntüler vermesinin ana nedeni ekonomiydi. Süper ligin geliri ile gideri arasında o dönemlerde dengeyi tutturmak hiç de kolay değildi.Her yönetici cebinden para vererek işini yürütüyordu.Bu durum ne kadar devam ederdi/ derken Altınordu da Candoğan Sakaoğlu başarılı yöneticilik yaşamından sonra ekonomik olarak sallanmaya başladı ve kulübü bırakmak zorunda kaldı. Rasih Öztürk de benzer konularla karşılaştı .Rasih Öztürk'ün bir de sağlık sorunu çıkınca A.Ordu yarı yolda kaldı.Bu durum Göztepe'de de yaşandı. Fevzi Şaşal öylesine iyi Göztepeliydi ki işi kaybetti.Ardından damadının evine yerleşti ve bu duruma daha fazla dayanamadı ve bu evrenden ayrıldı.Bu konularda ismini gizli tutup anlatmak istemeyen öylesine çok yönetici var ki saymakla bitmez.Bu olumsuz durum zaman içinde yönetici merakını da törpüledi.Paran varsa yönetici olmak futbola büyük darbe vurdu.Futbolu bilmeyenler parasıyla isim sahibi olmanın yanında kendine şöhret apoleti bile taktılar.Bu konuda sözlü ve yazılı baeının büyük suçları vardı ve iyiyle kötüyü güzelle çirkini birbirine karışırttılar.
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün