Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Yola çıkan öyküler (4)

16 Ocak 2020 Perşembe 10:23 Güncelleme : 16 Ocak 2020 Perşembe 10:23

MAÇLARI AYARLA

Tiyatrocular Fuar açılışı dışında bu kentin imbatını futbol ile birlikte solurlardı. Erbulak ve Serezli bu sahaların kıdemlilerinin başında gelirlerdi.

Türk tiyatrosunun unutulmaz isimlerinden biri de Altan Erbulak'tır. Onun filmleri yanında sahnedeki başarısını anlatmaya gerek varmıdır ? Erbulak koyu bir G.Saray taraftarı olduğu kadar Altay'lıydı. Metin Serezli ile Çevre tiyatrosunun sahibiydi aynı zamanda.Erbulak ile Serezli tiyatronun dışında tüm zamanlarını futbol oynayarak geçirirlerdi. Anlattığım dönem 1970 li yılların arasıdır. Tiyatronun müdürünün adı da  Vehbi Altan'dı. Vehbi bey tiyatronun İstanbul'dan çıkışından 10 gün önce İzmir'e gelir tüm evrak işlerini tamamlardı. 
Altan Erbulak, İzmir'e ayak basıp basmaz bana "Maçları ayarla"diyerek aklımızı çelerdi.durgun geçen hayatımıza Erbulak adeta iğne batırır bizleri yerimizden zıplatırdı. Metin Akpınar dururmu o da futbol meraklısı olduğundan aramızdan ayrılmazdı.Erdinç Akbaş, Bülent Bilgiç, kerem Yılmazer bu gurubun içinde sürekli birliktelik yaşardık.Neyse,Altan Erbulak anlatmıştı. Hikayesi şu;
"Basın kartım gelmiş ve çok sevinmiştim. Bundan sonra maçlara kartımı gösterip girmenin hayali ile Pazar gününü bekledim. Ama aklıma başka bir oyun geldi. Yeni Harman sigarasının kartanunun arkasına şöyle bir cümle yazdım (Müdürüm gelen arkadaşı maça alırsan mutlu olurum) altına da kendi adımı yazıp imzamı koydum.Yanımda basın kartı olduğu halde o sigara yazdığım yazıyı da yanıma alıp stadın kapısına ulaştım. Kapıdaki görevliye müdürü sordum"Bekle birazdan gelir"diye yanıt verdi. Maçta başlamak üzereydi. Kapıcı ile yeniden göz göze gelince bana "Sen ne bekliyorsun ?"demezmi. Anlattım"müdür" derken "Tamam hatırladım. Seni kim gönderdi? Deyince ben de Altan Erbulak diye cevap verince adam birden değişti ve (Oğlu desene Altan diye o benim arkadaşım .hadi gir içeriye benden de selam söyle) deyip adam beni kapıdan içeriye itti. "Sonra düşündüm ben adamı tanımıyordum adam beni tanımayı bırak bir de arkadaşım oluverdi. Şu dünyaya bakın ye kürküm ye tam bu olsa gerek.

ALTAY'A ÜYE OLMAM

Erbulak birgün bana "Altay'a üye olmak istiyorum ne yapmam lazım"diye sormuştu. Ben de hemen telefona sarılıp kulüp müdürü Fehmi Çelikaltay'ı arayıp"Üyelik formu göndermesini"rica etmiştim. Kısa bir süre sonra evrak önümüze gelince Erbulak, kendisinin yanıt vereceği boşlukları doldurup formun latındaki "Önerenler"bölümüne de benim ve Mustafa Denizli'nin isimlerini yazıp imzaladı ve gelen görevliyi üyelek formunu verdi.Aradan bir hafta kadar bur zaman geçmişti ki, Altan Erbulak'ın imzaladığı üyelik formu geriye geldi ve yeniden imza etmesi isteniyordu.Neden acaba ?derken Erbulak üye formunun altındaki değişikliği görmüş ve bana "Ben üye olmaktan vazgeçtim"diyerek evrakı gelen görevliye verdi ve aynı yanıtın yönetime de iletilmesini istedi. Ne oldu? Derken konuyu sonra öğrenmiştik;Meğer önerenler bölümünde Mustafa Denizli ile benim adım karalanmış yerlerine Mazhar Zorlu ile Rıdvan Burteçin yazılmış. Buna Erbulak çok bozuldu ve bu nedenle Altay'a üye olmadı.
Sanatçı dünyasının önemli isimleri Fuar dönemlerinde sürekli İzmir'de olurlardı. İzzet Günay, Ahmet Özhan, Müjdat Gezen, Gönül Akkor. Emel Sayın, Gönül Yazar, Taner Şener, Berkant ve birçok ünlü gazetelerin ziyaretçileri olarak süreklilik gösterirlerdi. Rahmetli Hüseyin Baradan'ın çalıştığı Ekspres bu alanda Y.Asır'a oranla daha önce olurdu.O yıllarda yerel gazeteler Y.Asır, Ekspres ve Demokrat İzmir hatırı sayılır trajlar yaparlardı. Sonraki dönemlerde İstanbul gazeteleri matbaa kurma işlemlerine girdiler.Önceleri "Matris"kutusu ile basım işlerini yaparlardı. Örneğin; Milliyet gazetesini Ekspres'in makinaları basardı.Diğer gazetelerde benzer matbaalarda basılıp piyasaya çıkardı.
(Devam edecek)


MATİZ MATRİS

Gökoavalı'nın daveti ile matiz ile katrisin farkını anlattıktan sonra meseğin incelikleri tartışıldı. Sonrasında Metin Oktay'ı Can Bartu nasıl göklere çıkardı.

Hocam Şadan Gökovalı çok önemli bir kişiliktir. Gazeteci ve bilim adamı olarak ona daima saygı duyulmuştur.Birgün gazetemize geldi ve mezun olduğumuz Gazetecilik Yüksek Okuluna bizleri davet etti.Kendisi de aynı okulda eğiticiydi."Sizi bu okuldan mezun olan öğrenciler olarak tanıtmak ve bir şeyler söylemenizi istiyorum"dedi. İki gün sonra öğrencilerle okulun anfisinde biraber olduk.Söz bana gelince yaşanan bir oayı anlattım. Konu şuydu;
"Matris ile gazeteler basılırdı dedik ya...Her gün bu kutu uçakla İstanbul'dan gelir görevli şoför alana gidip o kutuyu alıp gazetenin sayfalarını dizayn eden sekretere verirdi.Düzen böyle işlerdi.O günlerde gazetede Şoför yeni işe başlımtı ancak yine aynı görev için alana gitmişti. İrfan Naycı bu işi iyi yapmalıydı zira yeniydi, göze girmeliydi.O yıllarda uçakların merdivenlerine kadar gidilir uçaktan inenler karşılanabilirdi. Bizim Şoför İrfan Naycı da öyle yapıyor ve her inenlere dikkatle bakıyor ama istediği kişiye rastlayamıyor. Matris yerine o "Matiz"aradığından bayağı bozuluyor. Alandan çıkarkenaklına "Danışma"geliyor ve soruyor;"Ben matiz birini arıyorum biliyormusunuz"demezmi. Danışmadaki kişi uyanıktır. Matizi bilmem ama bu kutu Milliyet'in bu al, götür"der. Şoför inansız bir şekilde kutuyu alır ve sekreterin masasına bırakınca"Sağol İrfan"cümlesiyle iyice meraklanır. "Ya ben matiz adamı bulamadım ama bunu getirdim"Sekteret çok güler tabii ama İrfan Naycı da önemli bir konuyu öğrenmiş olur.Benim anlatımım bu konuydu.Gazetelerin şoförleri bildiğimiz taksicilerden çok farklıdır.Zira onlar gazetecilerle birlikte olmanın avatajının yaşamlarında görürler.onlar haberci gibi olurlar.     
METİN OKTAY
Metin Oktay İstanbul'dan İzmir'e gelip "Gol PUP" adı ile birahane açmış bir yakının da müdür yapmıştı. Rahmetli ince ve basit hesapların adamı değildi. Yaşamından 60 sayfalık bir bölümü birlikte yazmıştık.Anlattıklarını dinlerken adeta şaşkına dönerdim.Neyse Metin Oktay ile gazetede buluşurduk ve futbol yorumları yapardık.Fazla konuşan bir insan değildi. Sadece alkol alınca biraz daha fazla konuşurdu. 1970 yılların içi İzmir'de Milli maçların en çok oynandığı doönemdi. Almanya, Polonya, Rusya, İsveç yani bir çok ülke ile bu alanda oynadık. Coşkun Özarı, Metin Türel, Candan Tarhan, Fethi Demircan, Sabri Kiraz, Mustafa Denizli o dönemin teknik adamları olarak dikkati çekerler. Yine bir maç öncesiydi B.Efes oteli üst lobisinde Can Bartu, Akın Barhan, Ogün Altıparmak ve ben otururken Metin Oktay'ı merdivenlerden çıkarken gören Can Bartu işaret ederek "Şu adam var ya bizi tek başına yendi "dedi ve devam etti" Metin gibi golcü hiç yok. Adam öyle goller atar ki insanın aklı yetmez."diğer konuklar da benzer yorumlarda bulunurken Metin Oktay'da yanımıza gelip herkesi selamlayıp oturdu ve sohbet daha da derinleşti.Can Bartu her oyuncuyu kolay beğenmezdi ama Metin Oktay'ı yere göge sığdıramadğna ben tanıklık etmiştim.

KİMLER GELDİ GEÇTİ
Ülkemiz futbolundan bir çok yıldız gelip geçti. Kimler yoktu ki? Suat Mamat, Recep Adanır, Kadri Aytaç, Lefter, Ayhan Elmastaşoğlu, Yusuf Tunaoğlu ,Nevzat Güzelırmak, Gürcan Berk, Turgay Şeren, Ali Artuner, Selami, Kartal Yaşar (Ad.D.Spor) Candan Dumanlı, Selçuk(Ank.Gücü),İhsan, (İst.Spor). Yılmaz Şen, Gürsel Aksel, Uğur(GS) daha niceleri bu kulvardan geçtiler.Tümünün izleri hala zeminlerden silinmedi. Bir de bu insanlar toprak zeminde ve gelişi güzel malzeme ile topun peşinden gittiler. O yağmur ve çamurda kolaymıydı mücadele vermek? Şimdiki malzeme ve tesis zenginliği acaba o dönemlerde olsaydı o eski oyuncular nasın performans yaparlardı kimbilir?
Metin Oktay'ın attığı her gol jenerikti. Bu gün öyle güzel goller göremiyoruz.Bizim nesil şanslı bizler onları izledik.Yusuf Tunaoğlu gibi klas oyuncuyu bugün Tv kanallarında bile göremezsiniz.Adam tam bir Brezilyalı gibiydi. Uzun boylu, esmer ve çok yakışıklı bir oyuncu. Bayanlardan kurtulamayınca futbolu da istikrarlı olmadığı gibi erkenden sahalardan ayrıldı. Onu izlerken kendinizden geçerdiniz. O ayak hareketlerini görmek lazımdı. Altay'ın simge oyuncusu Ayfer Elmastaşoğlu "Ben onu maç içinde bile izlerdim."diyerek Yusuf' un nasıl bir oyuncu olduğunu anlatıyor.
(Devam edecek)    

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün