Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Kemal Zorlu'ya iletilecek

24 Aralık 2019 Salı 10:07 Güncelleme : 24 Aralık 2019 Salı 10:07

Oğlum bir gün bana ;
“Baba senin dost bildiğin kaç kişi var”diye sormuştu.
Yaşı gereği bu cümleyi neden sorduğunu pek yakıştıramamıştım.
“Nereden çıktı bu soru “dediğimde;
“Hep duyarım ama derin bilgim yok”diye yanıt verdi.
Oğlumun bu merakı aslında dostluktan çok, “Dost bildiğin arkadaşını adını söyle” memi istiyordu;
“Var dedim ve Kemal Zorlu”diye yanıtladım.
Her insan, her kişinin dostu olamazdı. Kimine göre bir başka isim dostu kimine göre aynı isim dost değildir.
Biz Kemal Zorlu ile hiç bir çıkar gözetmeden dostluk seviyesinde kaldık.
Onun sanayici ve spor adamı olması beni daima mutlu etti ancak “Çıkar”anlamında hiç bir zaman hesap yaptırmadı. Onun bir özelliği de beni hiç bir zaman spor yazarı gibi değil, eski bir arkadaşı dostu olarak görmesiydi.
Hiç unutmam benim en kötü günlerimde hep yanımdaydı.
Benim aile sırlarımı bilen tek insan Kemal Zorlu'dur.
Kemal Zorlu ile birlikte futbol da oynadık ve unutulmaz anılar yaşadık. 
Onunla ilgili benim anılarım güzelliklerle doludur. Onun üzülmesi ve kırılması beni daima kırar ve üzer.
Bir tarihte minyatür maç yapıyorduk. Ona “Bacak “arası yapmıştım. Gülerek yanıma geldi “Bir daha yaparsan ayağını eline veririm”dedi. Futbolda gaddardı,hemen tekmeyi atardı. Nitekim ikinci pozisyonda tekmeyi yedim bir hafta topalladım.
Özel hayatında munis adam futbolda canavardı. Hiç acımaz, tekmeyi basardı. 
Onun Altaylılığı da gaddardı. Altay'a yönet vermek için çok çalıştı. 
Kemal Zorlu'nun bir anısını daha aktarmak isterim. O da şu;
“Alsancak'ta Sevinç Pastanesi'nin karşısında şimdiki devlet hastanesinin önünde arkadaşımız Orhan Dolunay'ın gazete bayii vardı. Semtin gençleri ve bizler sürekli o bayinin önünde toplanır daha sonra yapılan programa göre bir yerlere giderdik. 
Yine böyle bir gün yaşanırken Kemal Zorlu bayiye geldi. Birkaç kısa sohbet ettikten sonra karşı kaldırımdan Ekrem Beşerler'in geldiğini görünce Kemal'e ve Orhan Dolunay'a Burda mecmuasını vermesini istedim. Kemal “Hayrola”deyince “Bekle acele etme”dedim. Orhan Dolunay da mecmuayı bana uzatırken”Patronunu”çıkar diye uyardım. Kemal, ben ve Orhan üçümüz Burda mecmuasının içinden çıkarılan Patronu açıp, “Sanki haritadan bir yer arar gibi”tutarak kendi aramızda mırıldanmaya başladık. Bu arada Ekrem de yanımıza gelip ”Hayrola ne yapıyorsunuz?” diye sorunca hazırladığım senaryoyu devreye sokarak “ Almanya haritasından Bonn şehrini arıyoruz”dedim. Ekrem Beşerler de bize katılmak için üçümüzün yani Kemal, ben ve Orhan'ın arkasına geçip parmağını “Patronun”üzerinde bir süre gezdirdikten sonra kafasını kaldırıp “ hiç kafanız çalışmıyor ve harita Almanya'nın şehirlerini değil yollarını gösteriyor”demez mi...Bu yanıt üzerine bizim Ekrem'in eğitim düzeyine mi yoksa verdiği yanıta mı gülelim bilemedik ve bu anı hala da zaman zaman konuşuluyor.   

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün