Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Kazanılan kupa

2 Haziran 2020 Salı 02:02 Güncelleme : 2 Haziran 2020 Salı 02:02

Futbola merak sardıysanız, hele hele bu tutku küçük yaşta olursa o betimlerden neler geçer neler. Önce renkten, sonra babadan ya da dayıdan etkilenip takım tutarsınız. Sonra bu ilk adım bitmez, çevrenizdeki arkadaşlarınıza bakıp yolun uzunluğunu duygularınıza göre boyutlarsınız. Bitmez bu futbol aşkı, sonra birinin eline yapışır o takımı tutmanın ilk adımı sayılan maçına gidersiniz. İşte bu ilk adım sizi daha da etkiler ve yaşamınızın boyutunda hep yanınızda sizinle birlikte yürür.

Bu duyguları bizlerde yaşadık. 15 yaşına gelince Altay'da lisanslı oyuncu olup siyah beyaz renklerin kaydında bulduk kendimizi. Önceleri adımlarımızı bilinçli atmadığımızdan işin ciddiyetini de geç kavradık. Ve rahmetli Mazhar Zorlu beni Halk sahasında görünce lisanslı olup futbol heyecanımızı iyice büyüttük.

Yıllar ilerlerken bizimde yaşam şeklimiz ve futbol yeteneğimiz gelişti. Futbol artık üç öğün yemek kadar önemliydi. Altay,Fenerbahçe ve Gençlerbirliği takımlarının katılımı ile İstanbul Mithatpaşa Stadı'nda Türkiye şampiyonası maçlarını oynayıp şampiyon olmuştuk. Bu benim ilk kupamdı. Çok da iyi bir takımdık. Erol, Atı, Tuncay, Fikret, Necdet, Aytekin, Tayyar yani ben, Yıldır, Feridun, Hakkı, Ali.. İlk maçta G.Birliği'ni yendik, ikinci maçta Fener takımı ile berabere kalıp kupayı İzmir'e getirdik. Altaylı olmanın bir koşulu da bu başarıydı. Ve bu takımdan bazı arkadaşlar A takıma yükseldiler.

Şunu anlatmak isterim sevdiğin işi ciddi yapmak çok önemli. Bizim dönemin insanı bu güne göre kısıtlı eğlence içindeydi. Futbol ise belki de en önemli eğlenceydi. Ve bizler bu yolda itildik. Neden mi sevdiğimiz takıma kupa kazandırmıştık. Daha ne olsun. Futbol tarihi bunu notları içine aldı bile..

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün