Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Uzay ve dünya çöplük oldu!

16 Aralık 2019 Pazartesi 10:05 Güncelleme : 16 Aralık 2019 Pazartesi 10:05

Çizgi romanlardan, filmlerden, bazı televizyonlardaki dizilerden tanıdığımız "Kızılderililer" dünyanın, hatta uzayın bir çöplük haline geleceğini yüzlerce yıl önce tahmin etmişler; bu duruma düşülmemesi için, "Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak" sözlerini kullanmışlardır.
Bunun için önce uzaydan başlamak istiyorum...
Sovyetler Birliği'nin insan yapımı "Sputnik" 4 Ekim 1957 yılında uzaya gönderilen ilk araçtır. Amerika "soğuk savaş yılları"nda geri kalmamak için 1 yıl sonra kendi uydusunu uzaya fırlattı. Bu çılgınca yarış, diğer ülkelerinde katılmasıyla inanılmaz uydu sayısına ulaştı...
"Biri Bizi Gözetliyor" TV programı gibi; ülkeler, ülkeleri bu uydular ile takip etmeye, askeri, sosyal, ekonomik bilgilerini ele geçirmek için yarışmaya başladı...
Ülkelerin casus uyduları birbirleri ile yarışırken "uzaydaki çöplük" hiç düşünülmedi. 
Şimdi ise varılan sonuç ortada; NASA'nın (Amerikan Uzay araştırma Merkezi) açıkladığı rakamlara göre; bugün uzayda 7 binden fazla uydu var...
Peki bu uyduların ömrü ne kadar?
İşte sıkıntılı kısım da burası...
Hiçbir ülke aktif ömrü biten uydusuna sahip çıkmadı, uzayda bıraktı. Yani insanlar, sadece dünyayı değil uzayı bile çöplüğe döndürdü...
Uzay sonsuzdur ama bu uydular dünyanın yörüngesinde dönüyor. Yani bize çok yakınlar… 
Uzay böyle "hor" kullanılırken, dünyada farklı davranışlar mı oldu?
Asla...
Uzaydaki üstünlük savaşı sürerken, dünyada da "çılgın bir sanayileşme" dönemi başladı. "Tarım alanı, verimli topraklar" düşünülmeden üzerlerine dev fabrikalar kurulmaya başladı. Önemli olan sanayide dev adımlar atarak diğer ülkelere üstünlük sağlamaktı. Ancak; bu gelişmeler sürerken, gıda alanında da bazı sıkıntılar giderek artıyordu. Ekilecek, biçilecek topraklar, su kaynakları her gün kirlenmeye ve azalmaya başlıyordu. Sanayi tek başına yetmiyordu. Gıda ihtiyaçları, artan nüfus oranı ve azalan tarımsal alanlara göre yükseliyordu...
Bunun üzerine, "tarım alanlarını korumak" için ülkeler önlemler paketi hazırlamaya başladı. Artık çok sıkı denetimlerle "tarım alanları" koruma altına alınıyordu. Bu önlemler de yetmeyince; sanayi devi ülkeler, yurt dışından toprak kiralamaya başladı. Kiraladıkları topraklarda sebze-meyve üreterek hem bu işin ticaretini yapıyor hem de buralara kurdukları lojistik destekli alanlarda kendi ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılıyorlardı…
Uygulama bu günde artarak sürüyor. ABD, Fransa, Çin ve arkasından 17 milyar dolar ihracatıyla, 12 milyar dolar ithalatıyla tarımsal ihracat fazlası veren Türkiye de Sudan'dan verimli tarım arazileri kiraladı. Çünkü bir müddet sonra ülkemizde de nüfus ile birlikte gıda sıkıntısı da artacak...
Bu sadece “verimli toprakların” korunması değil aynı zamanda para kazanılacak, istihdam yaratılacak yeni bir sektörün ortaya çıkması demekti.
Bu alanda Ege'de ilk adım, yaklaşık bir ay kadar önce Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin, İzmir'in Dikili İlçesi'nde "Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi" kurulacağını açıklamasıyla başladı…
Bakan Pakdemirli, bu bölgede 80 bin tonun üzerinde sebze ve meyvenin işleneceğini ve 3 bin 500 kişinin istihdam edileceği tahmininde bulundu...
Bu girişimin sonucunda bölgedeki “verimli topraklar” koruma altında olacak. Denetimlerden bahsetmedi ama belli bir miktarda teşvik kredisi verileceği gündeme gelecek. Bir yıl veya bir mevsim dikilecek sebze-meyvenin dönüşümü olacak. Üreticilerimiz "mahsullerini ihtiyaca göre, toprağın yapısına göre" diktiği için ekonomik zorluk yaşamayacak.
Bu hafta; uzaydan başlayan yolculuğumuz tarlalara kadar indi.   
Kısacası; biz dahil dünya ülkeleri verimli toprakları artık uzaydaki boşluk gibi "savrukça" değil planlı programlı kullanmaya karar verdi.
Uzay temizlenemez belki ama; dünyayı temiz tutmayı başarabiliriz…
Yazımı yine bir Kızılderili atasözü ile bitiriyorum; “Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık.” 
Haftaya buluşmak dileği ile...   

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün