Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Lidyalılar ve Libya

6 Ocak 2020 Pazartesi 10:20 Güncelleme : 6 Ocak 2020 Pazartesi 10:20

İnsanoğlu, yaratıldığı ilk günden itibaren önce av alanları, sonra aileleri, daha sonra da kabileleri için savaşmıştır. Bu nedenle insanlar dünyanın en modern ükesinde yaşasalar bile “savaşcı ruhu” genlerinde vardır. Zamanımızda meydan savaşları olmasa bile ellerindeki modern silahlar ile insanlığa ne kadar zarar vereceklerini iyi bilirler. Bu nedenle de insanoğlu modern silahları kullanmak yerine “masa başı anlaşmaları” veya “soğuk savaş rügarları” estirerek birbirlerine üstünlük sağlamak istiyor. Aynen Asya Kıtası’nda; Suriye, Irak, Suudi Arabistan, Pakistan ve Libya’da yaşananlar gibi…
Şimdi; İzmir’e çok yakın bir bölgede olduğu için Lidya Krallığı’nın öyküsünü öncelikle hatırlayalım. Milat’tan Önce 700’lü yıllarda Ege’nin Gediz ve Küçük Menderes yörelerinde oturan Lidyalılar’ın nereden geldiği bilinmiyor. Ancak bu uygarlığın parlaması ve tarihin önemli sayfalarında yer almasının en önemli nedeni bölgelerindeki “altın madenleriydi.” Bu madenin Sardes´te işletilmeye başlaması “Lidyalıları zenginleştirmiş ve güçlendirmişti…”
Lidya´nın dünyaya katkısı daha çok ekonomi dalında olmuştur. Altın sikkeler basarak, değiş-tokuş ticaretine son vermişlerdir. Böylece ülkeler, dünya ekonomisinin can damarını oluşturan ve Avrupa Birliği hariç her ülkenin kendi para birimini oluşturmasında ilk adımı atmışlardır…
Ancak; ileride insanları hatta ülkeleri yutacak bir ”canavar yarattıklarını” görememişlerdir.
Lidya krallığı, Batı ve Doğu bloğunun siyasal ve kültürel etkilerinden oluşmuştur. Zengin ve güçlü Lidya kısa zamanda Ortadoğu krallıklarının da ilgisini çekmeye başladı…
Bunun sonucunda da bugünün İran askerleri olan, o zamanın Pers Orduları’nın saldırısına uğradı. Lidya Kralı Kroisos’u, Salihli yakınlarındaki Sardes kentindeki savaşta mağlup eden Persler bu krallığın sonunu getirdi…
İşte; paranın bugüne kadar devam eden macerasının başlangıcı böyle oldu…
Bugün; ekonomik gücünü, askeri donanımlarından ve paradan alan ülkeler enerji gelirlerini artırmak için gözlerini başka ülkelerin kaynaklarına çevirdiler. Bence yıllardır “Ortadoğu’da yaşanan sıkıntıların” öncelikli kaynağı da “petrol”den geliyor…
Libya ile ilgili sıkıntının da buradaki güç gösterilerinin de kaynağı bu…
Libya’nın yakın tarihi de çok çalkantılı geçmiştir…
Tam olarak ismi Muammer Muhammad Abu Minyar el-Kaddafi; 1969 yılında darbe ile iktidar olmuş ve 1970 ile 1972 yılları arasında Libya başbakanlığı yapmıştır. 1972'den sonra 1979 yılına kadar Libya Devlet Başkanı; bu yıldan sonra da ölümüne kadar resmi bir görevi olmadan Libya'yı yönetmiştir. Ancak; çıkan iç savaşta rejimi 2011 yılında devrilmiş ve hayatını kaybetmiştir…
Kaddafi’nin darbe ile geldiği yıllarda; Türkiye ile Kaddafi arasında inişli çıkışlı pek çok ilişki yaşandı…
Ecevit’in 1974 yılında başlattığı “Kıbırıs Barış Harekatı”nda, ambargoları delerek Türkiye’ye silah yardımı yapması, iktidara gelişinin 40’ıncı yılına, yani 2009 yılına kadar ülkeyi yeniden inşa etmesi için Türk inşaat şirketlerini davet etmesi ile ülkemizde kendisine olan sempatinin de artmasına neden oldu…
Bu iyi ilişkiler; Kaddafi’nin, kaçak terörist başı Abdullah Öcalan’ı Libya’ya davet etmesi üzerine bozuldu. Türkiye bu tarihten sonra Kaddafi’yi defterden sildi…
Bu arada Kaddafi karşıtlarının başlattığı isyan hareketi gün geçtikçe artıyordu. Halk arasında “İsyancıların içinde Türkler de var” iddiası üzerine tutuklamalar oldu, Türk evleri ve işyerleri yağmalandı. Kaddafi’nin öldürülmesinden sonra da 22 binin üzerinde yabancı Libya’dan tahliye edildi…
Bir dönem Libya ile böyle devam eden ilişkilerimizde şimdi yeni bir sayfa açılıyor…
Şu anda; Türkiye’nin de destek verdiği Fayiz al Serraç ve Birleşmiş Milletler tarafından tanınan ve kurulmasına öncülük ettiği Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin başbakanı olarak iki grup çatışıyor. Libya’nın doğusundaki petrol rezervlerini kontrol altına alan Libya Ulusal Ordusu’nun lideri General Halife Hafter, siyasi oluşumuna meşruiyet kazandırmak için dünyaya, “Masaya benimle oturacaksınız” mesajı vermeye çalışıyor.
Sonuç; güç savaşlarının nedeni “doğalgaz ve petrol…”
Hedef; Libya'da yaklaşık yıllık üretimi 14.3 milyar metreküp olan 1.5 trilyon metreküp doğalgaz rezervi ve petrol ihraç eden Arap ülkelerinin verilerine göre kayıt altına alınmış dünyada yüzde 3.76’ya denk gelen 48.36 milyar varil petrol…
Türkiye, Katar, Cezayir, Tunus, eski sömürgesi olduğu için İtalya, Almanya ve İngiltere gibi güçler Libya Ulusal Ordusu’na olumsuz bakıyor. Rusya, ABD, Fransa, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise olumlu bakıyor…
Şimdi bu ülkeler; Libya’nın menfaatini, bölünmesini, can kayıplarının bitmesini örnek göstererek yardım yapmak istiyor. Bence bu ülkelerin bilinç altında, petrol, doğalgaz ve Akdeniz’e hakim olma düşünceleri var…
Şimdi Libya’nın kaderi Lidya’ya benzemese de Akdeniz sularının soğuması zaman alacak.
Geçen hafta “2019  yılının Z Raporu” başlıklı yazımda 2019 yılında başlayan 2020’de de devam edecek dediğim Libya meselesi galiba 2020’de kalmayıp,  2021 yılına bile taşınacak...
Çünkü “müdahil ülke sayısı” gün geçtikçe artıyor…
Haftaya buluşmak dileği ile…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün