Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Etiket, kimlik ve duruş

6 Ağustos 2019 Salı 07:26 Güncelleme : 6 Ağustos 2019 Salı 07:26

Frigyalı Stoacı feylesof Epiktetos, Epaphroditos’un kölesiydi. Zalim Epaphroditos, bir gün kölesinin bacağını bir işkence aletine sıkıştırmış, bükmekte…
Epiktetos acıyla, “Kıracaksın dikkat et !”  diyor.
                                                                         *
İki öküz kağnı çekiyor. Dingil gıcırdayıp durmakta…
Öküz, “Yükü biz çekiyoruz sana ne oluyor!” diyor.
                                                                           *
Yukarıdaki iki söz sizi nasıl etkiliyor bilemem ama  her okuduğumda nutkum tutuluyor benim. Ne diyeceğimi bilemez oluyorum. Sözler etkilediği gibi kimi konuşulmayan/ es geçilen konular da  etkiliyor beni.
Yıllarca örgütlü mücadele içinde yer aldım. İlk üyesi olduğum örgüt 1972’de kaydolduğum Salihli CHP İlçe örgütüydü. Sonra da İGD içinde yer aldım. Üye ve yönetici olarak…
Sonraki yıllarda da  TÖB-DER, Türkiye Yazarlar Sendikası, Edebiyatçılar Derneği, Eğitim- Sen 1 Nolu Şube, Çağdaş Görmeyenler Derneği, Eğit- Der, İzmir Şubesi, Türk Kütüphaneciler Derneği, Rasime- Der,  Emekli- Sen Karşıyaka Şubesi  üyeliklerinde bulundum.
Çağdaşlık örgütlülüktür sözüne inanmışım bir kere… Örgütsüzlük bana ters geliyor.
TYS, ED ve PEN varken bir başka  edebiyatçılar derneğine ya da sendikasına benzer oluşumlara itibar etmedim. Çünkü yazarların örgütü/ bir başka deyişle edebiyatçıların örgütü bu üçüdür diye düşünüyorum. Çünkü her üçünün de birer başkanı/ yönetim kurulu üyeleri, adresleri ve bağış makbuzları var. Tüzük gereği yaptıkları genel kurullar ve bir de yaptıkları etkinlikler…
Yani, denetimden geçen, şeffaf bir işleyişleri var.  Her biri dernekler masasına üye.
           İzmir’de son yıllarda  derneğe, sendikaya benzeyen, işleyişleri onlardan farksız bir takım derneğimsi kurumlar ve platformlar türedi.
Hangi gereksinmeden doğdukları konusunda bir bilgim yok. Neden var olan örgütler içinde yer almak değil de illâ bir başka oluşumun içinde yer almak istemişler, onu da bilmiyorum.
Kariyerizm mi, kıskançlık mı, kimlik sorunu mu, küçük olsun benim olsun mu, bilemiyorum.
Adlarını da sıralayalım:
İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu
İzmir’den Fidel’e Vefa Platformu
Ege Kültür Platformu Derneği
İzmir’i Sevenler Platformu
Hatay Kültür Sanat Platformu
Kültürpark Platformu
İzmir’i Geliştirme Platformu ( İZGEP)
Esin Yılmaz Dostları Grubu
İzmir Platformu

             Arada bir ses getiren etkinlik düzenledikleri, gündeme geldikleri de olmuyor değil. Platformlardan biri, Aziz Kocaoğlan’a şiirler yazacak / besteler yapacak kadar  özveriliydi.(!) Dumansızlar gibi, uzun süredir birlikteliklerini sürdüren /edebiyatçılar derneği gibi çalışan, özverili yurttaş ve şair/ yazarlardan oluşan sanat dostlarının övgüye değer çabaları da yadsınmaz bir gerçeklik… Neden TYS’de ya da Edebiyatçılar Derneğinde yer almaz bu arkadaşlar merak etmişimdir hep. Bu arada şunu da gözardı etmemek gerek; TYS ve ED güçlü olsa bu arkadaşlar belki de gereksinme duymayacaktı böylesi bir oluşuma. Bir boşluk var ki, arkadaşlar bunu doldurmanın gayretinde belki de.
Yoksa, örgüt disiplini mi ağır geliyor bu arkadaşlara ?
                                                                       *
Hep merak etmişimdir Esin Yılmaz Dostları Grubu’nu…
Yılmaz Güney Dostları Grubu, Nazım Hikmet Dostları Grubu, Aziz Nesin Dostları Grubu, Metin Oktay Dostları Grubu, Musa Baran Dostları Grubu değil de  özellikle Esin Yılmaz Grubu!  
Arkeolog Ekrem Akurgal, Unutulmayan Karşıyakalı Osman Nuri Koçtürk, Salâh Birsel adına değil de Esin Yılmaz adına…
Ona duyulan büyük sevgi mi,  gerçekleştirdiği sosyal-ekonomik ya da  kültürel etkinliklere duyulan büyük saygıdan mı ? Yanıtını bulamıyorum bir türlü.  Aziz Kocaoğlu, onun ve bir başka terzi arkadaşı adına  Aziz Vukolos’un bahçesinde Anı Evi bile açmış.
Benim bildiğim; rahmetli bayanın bir terzi/ modacı olduğu… Demokrat bir kimliğin sahibi olduğu…
Sorum da bu noktada zaten. Neden Meltem Cumbul, Sezen Aksu, Ali Kocatepe  gibi onlarca isim yapmış sanatçımız varken Esin Hanım?
Dostlarının, hangi özelliğinden ötürü bu grubu kurduklarını  öğrenmek istiyorum doğrusu. Belki bilmediğimiz önemli bir özelliği var, bilelim öğrenelim hiç olmazsa.
Neyse, geçelim.
Şimdi de bir başka örgüt(!)  çıktı.
Demokratik Sivil Kitle Örgütleri Birliği Dernekleri  (DESİKÖB )
Demokratik kitle örgütlerini biliyoruz.
Sivil toplum kuruluşlarını biliyoruz.
Birisi, sözcükleri harmanlamış ve ‘demokratik  sivil kitle örgütü' yapmış. Birlik ve Dernek adını  eklemeyi de unutmamış…
         İnsan merak etmiyor değil…
Örneğin bu oluşumlar öğrencilere burs verirler mi, yılda bir seçim yaparlar mı, oluşumun/ platformun adresi nerededir,  kentin yönetimi/ kültür politikaları ve kentin kalkınması adına ne gibi projeleri vardır?
Var mı bir bilen ?
Bu arkadaşlar neden  ciddi bir örgütlenmenin içinde değil de dışındaki arayışlarda kendilerine yer aramaktalar?

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün