Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

'Çiğli'de Yaşamak' ve Bedri Karayağmurlar

27 Ağustos 2019 Salı 09:09 Güncelleme : 27 Ağustos 2019 Salı 09:09

Büyük bir olasılıkla eylül sonlarına doğru Çiğli’de bir kütüphane bir de aydınlanma evi açacağız.
Abidin Dino- Öner Yağcı Kütüphanesi ve Feyza Hepçilingirler – Rasime Şeyhoğlu Aydınlanma Evi…
                                                                                 *
Çiğli’yle tanışmışlığım, belleklere kazınmış olan Tariş İplik Fabrikası grevi ve 1980’den bu yana da bitmez tükenmez Bergama- İzmir yolculuklarım nedeniyle…
1992’de ilçe olan bu yerleşim merkezini ben hep köy biliyordum. Ya da semt… Şimdi 200 bin olan nüfusu ve  İzmir’in en büyük organize sanayi bölgesine sahip olması, çok sayıda sağlık ve eğitim merkezlerinin bulunması , toplu konut alanları, Homa Dalyanı, Kuş Cenneti,  Sasalı Doğal Yaşam Parkı gibi zenginlikleriyle Çiğli artık önemli bir  ilçe  merkezi.
Çiğli Tren İstasyonunun çok eski olduğunu ve buradan Soma’ya gidip geldiğim  yılları da laf arasına sokuşturmuş olayım.
Bedri Karayağmurlar’ın ‘Çiğli’de Yaşamak‘adlı kitapçığını ( Heyamola Yayınları) okuyunca  Egekent’te ev sahibi olan arkadaşlarım ve yakınlarım geldi gözümün önüne. Ödeme zorlukları yaşadıktan sonra büyük bir mutlulukla  oraya yerleşen sevgili arkadaşlarımın "Artık Egekentliyiz biz !" diye sevinç çığlıkları attığı günler… Gidip gelmişliğim olduysa da  nedense ben ısınamamıştım oraya.
Kütüphanemizin ve aydınlanma evimizin eşyalarını sevgili  İlyas Aydınalp’le  Çiğli’ye/ Uğur Mumcu Kültür Merkezi’ne  taşıdığımız günden bu yana Çiğli gözüme bir başka görünmeye başladı. Artık bundan böyle annem de Feyza Hanım da Abidin Dino ve Öner Yağcı da Çiğlili olacaklardı. Dolayısıyla ikide bir buraya gelip gidecek olan ben de…
Artık Çiğli, şimdi bana daha bir yakın… Üstelik, Bergamalı sevgili arkadaşım Adem’in oğlu da  bu ilçenin yeni belediye başkanı. Sevgili Utku Gümrükçü… Belki burada  kütüphane ve aydınlanma  evimizin dışında bir  müze de  kurabiliriz. Belli mi olur ?
                                                                                        *
Bedri Karayağmurlar, 15 yılını geçirmiş Çiğli’de. Heyamola Yayınları iyi ki ona  Çiğli’yi yazma görevi vermiş ,  o da anlatmış burayı bir sanatçı duyarlığı ile. Araştırmış, incelemiş de biz de ondan öğrenmiş olduk burada bir sergi salonunun olmadığını… Kent kültürünü oluşturan temel  konularda  eksiklikleri… Çiğli’nin yüzünü ağartacak bir sanat galerisinin, bir sanat ve sanayi müzesinin bulunmadığını…
Diyor ki, "Kent denildiğinde önce meydanlar gelir akla. Meydanlar bir saat kadranı gibidir. Merkezde  önemli bir anıt bulunur. Bu kentler, oluşum  olarak geometrik, kristal gibi kentlerdir. ( Sayfa 75 )
Roma, Floransa,  Paris, Varşova, Münih, Sofya, Üsküp, Atina, Selanik, Kiev, Frankfurt, Brüksel, Charleroi, Luxenburg,  Halep, Tiflis, Khoy, Tebriz, Isfahan, Şiraz, Tahran, Meşhed, Erdebil gibi kentlerde gördüğüm 'kimlikli meydanlar' neden bizde yok diye hep  vahsınırım  eşime dostuma. 
'Prag, kentlerin anası'  denir. Neden diye düşündünüz mü hiç ?  Dostoyevski’nin  St.Petersburg’unu gezginler anlata anlata bitiremiyorlar. Neden  acaba ?
Hayranlık uyandıran kimlikli meydanlarının  ve heykellerinin, parklarının çokluğu ile  insanı büyülüyor bu kentler. Hazar kıyılarında  irili ufaklı il ve ilçe merkezlerindeki  her meydan, ortasına yerleştirilen sol anahtarı heykeli, şair ve yazarların heykeli ya da büstü, bilge kişilerin heykelleri, saat, daktilo, çanta, bisiklet… aklınıza gelen her nesnenin ve  iz bırakmış bilim- sanat insanlarının izleriyle o yerleşim merkezlerinin insanlarına  kültür geni aktarıyor adeta.  Devasa  Firdevsi heykelleri, Ömer Hayyam, Hatayi heykelleriyle İranlı sanki Floransa’da yaşıyor gibi.
Bizde bu yok !  Doğal olarak Çiğli’de de… 
Sanki son yıllarda Çiğli aşmaya çalışıyor bu eksiklikleri.. Fakir Baykurt Parkı, Üç Fidan Anıtı, Evka 5 Atatürk Heykeli gibi anıtlarla…
Resim ve heykel derken resim sanatçısı  Bedri Hoca’nın şu sözüne kulak vermekte yarar var: "Birçoklarına şaka gibi gelebilir ama ısrarla söyleyeceğim, Osmanlı, resim  yasağı nedeniyle yıkıldı. Resim, heykel yapmayan, çevresini anlama ve ifade etme olanakları olmayan toplumlar gelişemez."
Tahran caddelerinde duvarları boyayan kadın ressamlar görüntülerini ülkemde de görmek istiyorum ben. Tebriz’deki ‘The Political prisoners ‘ heykeli ve benzerlerini  görmek istediğim gibi…
Demografik yapısı itibariyle Balkanların serin ovalarından/  esintili dağlarından kopup gelen  Balkan nüfusu ile  Doğu Anadoludan gelen Kürt nüfusun oluşturduğu milliyetler mozaiği olan Çiğli’de Balkan  türkülerini dinleyebildiğiniz kadar  yanık Anadolu türkülerini de  dinleyebiliyorsunuz.  Bu sosyo kültürel zenginlik nedeniyle  Çiğli’de uluslararası müzik ve folklor festivallerinin  düzenleniyor olması  İtalya’daki Marchiano’yu anımsatıyor bana.
 Çiğli’ye ilk yerleşim, 19. Yüzyılın sonlarına doğru Balkanlardan göç eden soydaşlarımızca  gerçekleştiriliyor. 1966’daki Varto ve Hınıs depremleriyle de evsiz kalanlar bugünkü Güzeltepe ve Şirintepe’ye yerleştiriliyor. Daha sonra da Doğu ve Güneydoğudan gelen vatandaşlarımızca  bu nüfus artıyor.
Belediyenin kültür merkezine bu nedenle  önemli görevler düşüyor. Dil ve kültür konularıyla ilgili kurslar açmak, Balkan ve Anadolu müzikleriyle ilgili müzik müzesi, göç ve mübadelenin acılarını- hüznünü anlatan  siyah beyaz fotoğraflar ve mübadele müzesi, deprem müzesi  kurmak gibi…
Uğur Mumcu Kültür Merkezi, bence en uygun adres olur.
Eski tarihlerde ilçenin genel olarak bataklık ve sazlıklardan oluşması ve denize yakınlığı nedeniyle yeşil alanlara çok çiğ düşmesinden dolayı ilk yerleşenler tarafından buraya  'Çiğli' adı verildiğini ben de yeni öğrendim.
                                                                                    *
Bedri Karayağmurlar,  1951 Niğde doğumlu. Öğretmen Okulunu Çanakkale’de bitirmiş. Resim bölümündeki öğrenciliğini de Gazi Eğitim Enstitüsünde yapmış. Değişik okullarda resim öğretmenliği yapmış. Öğretim görevlisi olarak çalışmış. 2002 yılında doçent, 2008’de de profesör olmuş. Bugüne değin 43 kişisel sergi açan Karayağmurlar’ın  öykü ve şiir alanlarında olduğu gibi sanat kuramları ve eleştiri alanında da  çok sayıda  yazısı yayımlanmış. Yayımlanmış 7 kitabı bulunuyor.
Görev yaptığı üniversiteler sırasıyla şunlar : Elazığ Fırat Üniversitesi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Aydın Üniversitesi.
Çiğli’nin kitabı yoktu, çileli bir meslek yaşamı sürmüş olan Bedri Hoca ile ona da kavuşmuş oldu.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün