Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

KİLOSUZ ANNE OLMAK

26 Temmuz 2019 Cuma 11:04 Güncelleme : 26 Temmuz 2019 Cuma 11:04

Hamilelik denince ülke insanlarımızın anne adayına karşı hassasiyeti görülmeye değer. Bu süreçte anne o kadar koruma altına alınıyor ki toplum tarafından adete insanlar etrafında pervane oluyor. En küçük işleri bile çevresindeki kişiler üstleniyor, en sevdiği yemekler alınıyor. Deyim yerindeyse anne adaylarımızı pamuklara sarıp 9 ayın sonunda kozasından bir mucize ile tekrar doğması bekliyoruz. Bu davranışlarımızın ne kadar doğru olduğunu düşünsek de doğrudan çok uzak bir sürece itiyoruz anneyi ve bebeği.
    Hamilelik sürecinin ilk 3 ayında annenin düzenli yürüyüşler yapması ve dikkatli bir şekilde hayatının rutininden çıkmaması önerilirken yanı sıra pilates ve yoga desteği ile bebeğin büyüdüğü, annenin kilo alımlarının arttığı 3-6 aylık periyot için de omurga korunmalı sırt kasları daha güçlü hale getirilmelidir. Bu periyot sırt ve bel ağrılarının en yoğun olduğu dilim olarak uzmanlar tarafından tespit edilmiştir ve çözüm önerisi sağlıklı ve güçlü bir omurga yaratmaktan geçmektedir. 
    6-9 aylık süreç ise ağırlığın tamamen hissedildiği vücut hareketlerinin karın bölgesindeki büyümeden dolayı kısıtlanacağı bir süreç olacaktır. Eğer bu süreçte anne adayının erken doğum riski yok ise oturur pozisyonda spor yapmaya ve bilinç bir antrenör desteği ile kendini hem mental hem fiziksel olarak mucizesini kucağına almaya hazırlayabilir. Sporun anneye kazandırdıkları kendini en çok son haftalarda anneye hissettirecektir. Normal doğum için anneye gerekli olan fiziksel ihtiyacın karşılanması, ödemin olabildiğince az ve daha sağlıklı bir psikoloji ile son viraja girecek olan annelerin doğumlarının da çok daha kolay olduğunu söylemek yerinde olacaktır. 
    Yıllarca spor salonlarına kilo vermek amacı ile gelen annelerden duyduğum bahanelerin başında doğum yapmış oldukları gelmektedir.
    “Hocam ilk çocuğumdan 9 kilo ikinci çocuğumdan 8 kilo miras kaldı. Aslında ben çok zayıftım.”  Bu miras sizlere çocuklarınızdan değil sevdiklerinizden kaldı. Bu acı ama bir o kadar gerçek. Spor yapmanın korkulacak tarafının olmadığını, asıl tehdit içeren durumun spor yapmamak olduğunu anladığımız daha güzel yarınlarımız olası dileklerimle.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün