Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Gazetecilik özveri mesleğidir…

8 Ocak 2021 Cuma 08:21 Güncelleme : 8 Ocak 2021 Cuma 08:21

10 Ocak Gazeteciler Günü geliyor. Gazetecilere iki övgü, 3-5 mesaj o kadar. 3 gün sonra hepsi de unutulur gider. Gazeteci meşakkatli görevine devam eder. Dışarıdan bakanlar gazetecilerin güllük gülüstanlık bir ortamda, bir eli yağda bir eli balda görev yaptığını sanırlar. Sıradan, en basit haberin bile ne riskler taşıdığını bilemezler. Özellikle yerel gazetelerin muhabirleri haber kaynağıyla içiçe olmanın sıkıntılarını çeker.

2020’nin Ekim ayında Yusuf Özgür Bülbül isminde genç bir gazeteci kardeşimle tanıştım. Bana, "Doğu’da Gazeteci Olmak" isimli kitabını hediye etti. Kitabı okudukça delikanlıya sevgim ve sempatim arttı. Doğu’da birçok gazeteci ile görüşüp, görüşlerini onların anlatımıyla aktarmış. Her satırı içten her satırı samimi. Benim de bu bölgeden gazeteci dostlarım oldu. Hepsini de çok sevdim. Ne kadar samimi olduklarını biliyorum. O nedenle kitapta yazılanların tamamına katılıyorum. Doğa koşulları ve özel koşullar zaten zor olan gazetecilik mesleğini daha da zorlaştırıyor. Ama, hiçbir kardeşim şikâyetçi değil. Hani bir şarkı vardır ya "Dertleri zevk edindim…" diye başlayan; orada yaşayan dostlarım da, yaşadıkları kentlerin dertlerini dert edinip, sorunlarını çözdükçe mutlulukları artıyor. Onlar için bu, dert değil zevk…

"ÖLECEĞİMİ DÜŞÜNEREK ‘REC’ DÜĞMESİNE BASTIM"

Kitapta Muşlu gazeteci Mir İshak Güngör, Hasköy ilçesinde 11 Ocak 2017’deki çığ faciasını anlatırken, "Çığ altında kalma riskimiz vardı. Öleceğimi düşünerek REC düğmesine bastım" diyor. Kendisinin ölebileceği riskine rağmen, kayda devam ederek kurumuna görüntü bırakmak istiyor. İzleyicilerini düşünüyor. İşte, bir gazetecinin (kameramanın) fedakarlığı.

Özverinin boyutunu düşünün lütfen…

Gazetecinin sözlerinin devamında dürüstçe yapılmış bir özeleştiri de görüyoruz:

"…birden ayağım kara saplandı. Az bir çabayla saplandığım yerden kurtulunca, olaya dair hissiyatım tamamen değişmişti. İçimden ‘adam düşmüş can derdine, ben ise ne düşünüyorum!’ diye geçirdim. O an, artık kameram ile iyi bir görüntü çekmek yerine adamı kurtarmak için odaklandığımı hatırlıyorum"

İşte buyurun. Bu da gazetecinin insani yönü. Kitapta insanı duygulandıran daha neler var.

NEDEN GAZETECİLER GÜNÜ (BAYRAMI)?

Bunları neden anlattım. Gazeteciliğin bir özveri mesleği olduğu ve verilen her hakkı hak ettiğinin bilinmesi için örnek vermek istedim, Pekiyi, neden "Çalışan Gazeteciler Günü?"

5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştırılanlar Arasındaki Münasebetin Tanzimi Hakkında Kanun ihtiyaca cevap veremez hale gelince; bu yasanın büyük bir bölümünü değiştiren 212 Sayılı Kanun hazırlandı. O gün yayında bulunan 9 gazetenin sahibi, ortak bir açıklamayla, "Bu koşulları yerine getirmekte zorlanacaklarını" belirtip, protesto olarak da yayınlarını durdurdular. Buna karşılık İstanbul’da Türkiye Gazeteciler Sendikası Tarafından "BASIN" isimli, Ankara’da da Öcal Uluç’un Yazı İşleri Müdürlüğünü yaptığı "ÖNCÜ" isimli 2 gazete yayınına devam ederek, gazetecilerin ortak sesi oldu. 10, 11, 12 Ocak 1961 tarihlerinde 9 gazete 3 gün çıkmadı. 212 Sayılı Kanun yürürlüğe girdi. Bu tarihte, hazırlanan yeni kanun değişiklikleri, eskisine göre çok üstün haklar veriyordu. Gazeteciler "Bayram" olarak ilan etti. Daha sonraki dönemde, bu düzenlemeler de ihtiyacı karşılayamaz hale gelince, basın meslek kuruluşları "Bayram" sıfatını kaldırdılar, 10 Ocak "Çalışan Gazeteciler Günü" oldu.

GAZETECİLERİN DERDİ ÇOK

Gazetecilerin, çoğu yasalardan kaynaklanan dertleri var. Hem de dağlar kadar. Bu dertler gazete sahiplerinin maliyet hesaplarından tiraja, basın özgürlüğünden, çeşitli düzenlemelerde yer alan hükümlere kadar uzayıp gidiyor.

Diyorum ki, siyasetçiler bu 10 Ocak’ı da demeçlerle geçiştirecekleri yere, bir değişiklik yapıp gazetecilere, basın meslek kuruluşlarına sorsunlar, "Kardeşim bir derdiniz var mı?" diye de görsünler neler varmış...

Onlar, gazetecilerin dertlerine derman olursa, gazeteciler den de karşılığını alırlar. Siyasetçiler, milletin sorunlarını çözmek için Mecliste değiller mi? Gazeteler, gazeteciler de zaten millete tercüman olmaya çalışıyor. Hedef aynı. Sözüm, iktidarı, muhalefetiyle tüm siyasetçilere. Bir defa olsun (Sanki milletvekillerinin maaşlarına zam yapılıyormuş gibi) bir araya gelsinler. Çözümde birleşsinler.

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün