Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Bakkal Amca...

1 Mayıs 2020 Cuma 00:06 Güncelleme : 1 Mayıs 2020 Cuma 00:06

Koronavirüs herkesi üzdü. Zengini-fakiri, işçisi-memuru herkes etkilendi. Özellikle de dar gelirliler perişan oldu. Gerçi bazı kuruluşlar, resmi makamlar elinden geleni yapıp çare olmaya çalıştılar ama; elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.

İş yerleri kapandı. Günü kıt kanaat tamamlayan esnaf ne yapacağını şaşırdı. Pansuman tedbirler sadece kan kaybını önledi. Özellikle "Bakkal amca’"lar sattığının bedelini alamadı. Borçlular vermediğinden değil, veremediğinden.

Özellikle küçük yerlerde bakkalla mahalle halkı arasında dostluktan da öte, neredeyse akraba ilişkisi vardır. Bakkal amcalar, amcadır gerçekten. Ev halkı bir yere giderken evin anahtarını bile ona emanet eder.

Benim de babam küçücük bir memurdu. 7 kardeştik ve yedimiz de okuyorduk. Annem ev hanımıydı. Yani 9 kişi tek maaşa bakıyorduk. Dolaysıyla günlük ihtiyaçlarımızı Bakkal Galip Amcadan veresiye olarak karşılardık. Annem verir listeyi, doğru bakkala koşardık. Galip Amca,(Allah gani gani rahmet eylesin) bize çok güvenirdi. "Yavrum beni yormayın. Her şeyin yerini biliyorsunuz. İşte terazi tartın alın" der; sonra da deftere yine bizim yazmamızı isterdi. Babam da maaşını aldığında eve gelmeden ilk ona giderdi.

Her gittiğimizde, aile fertleriyle ilgili küçük bir sohbet yapılırdı. Hastası sökeri sorulur; karşılıklı olarak, bir şey yapılıp yapılamayacağı, katkı sağlayacak bir şeylerin olup olmadığı dile getirilirdi. Hatta akşamları ev ziyaretlerinde, "İyi günde kötü günde hep yanınızdayız" mesajları verilirdi.

Sonra o bakkallar birer birer yok oldu. Dev marketler o sıcacık ilişkileri de sildi süpürdü. Ben, artk bakkal amcalar kalmadı derken, eski gelenekleri sürdüren bakkalların kıyıda köşede de olsa varlığını sürdürmeye devam ettiğini öğrendim ve mutlu oldum.

Yine o bakkal defterlerinden söz ediliyordu zira. Koronavirüs yayılırken, gazetelerde gördüm "Bakkal Amca"ları ve yüzünü göstermeyen, adını saklayan gerçek yardımseverleri. Dükkanların camlarında, "BU BAKKALDAN VERESİYE ALIŞVERİŞ YAPAN KİMSENİN BORCU KALMAMIŞTIR. BİR HAYIRSEVER HEPSİNİN BORCUNU ÖDEMİŞTİR" yazıları borçlulara bir oh çektirdi. Bakkallar da mutlu oldu borçlular da…

Nerede mi? Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a kadar her yerde. İyiliğin de bulaşıcı olduğunu o zaman daha çok anladım. Son zamanlarda çevremizde de çoğaldı ve yaygınlaştı. İzmir-Konak’da, diğer semtlerde, Kemalpaşa’da, Aydın’da kent çapında uygulanır oldu. Kul sıkışmayınca Hızır yetişmezmiş. Bir mahallenin, bir semtin yüzünü güldürenler Hızır değil de kimdir! Allah hepsinden razı olsun. Bu hızırlar, yardımın nasıl yapılacağını da öğrettiler. Peşlerine fotoğrafçı takmadan; poz poz fotoğraflar çekilip gazetelerde reklam yapmadan. Sol eliyle verdiler sağ elleri görmedi. Onlar yetişinceye kadar kimse garibin gözyaşını silmedi. Evet çeşitli kurum ve kuruluşlar yardımcı olmaya çalıştı ama hiçbiri aileleri bu kadar mutlu etmedi.

Bu hayırseverlere de yol gösterenler vardı tabi. Kimi yerde kaymakam, kimi yerde belediye başkanı. Bu hayırlara vesile olanlardan da Allah razı olsun. Her şerden bir hayır çıkar derler. Gördünüz mü korananın hayırlarını. Hem hayırlar hem de hayırseverler çıktı ortaya. Yardımlaşmanın, hayırla yarışmanın mutluluğunu tattı insanlar. Dayanışmanın, hoşgörünün hazzına vardı. Korona sonrası kim bilir daha neler çıkacak ortaya.

Görelim Mevla neyler. Neylerse güzel eyler…

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün