Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Askıda iyilik var!

6 Kasım 2020 Cuma 08:38 Güncelleme : 6 Kasım 2020 Cuma 08:38

 

Yıkılan İzmir’i ayağa kaldıran slogan, "Askıda İyilik Var!" Bütün Türkiye’yi tek yumruk haline getiren, dünyanın duyarlı milletlerini aynı hedefe yönelten slogan. Bu "İyilik" sözcüğü o kadar geniş ki içine herşey sığıyor. Uzunköprü’de, bir sene sonra evlenecek genç kızın çehizinden; kendisi de Van’da depremi yaşayan bir miniğin oyuncağına kadar... Otellerini, yazlıklarını, evlerini depremzedelere açanlardan, tek göz odasnı paylaşmak isteyene kadar çok büyük yürekler var bu memlekette.

Varlarını yoklarını, geleceklerini; elinde avcunda ne varsa vermek isteyen, bir derde derman olmak için çırpınan insanlar var. Evinde kendi imkânlarıyla çeşit çeşit yemekler yapıp, deprem alanında hiç tanımadığı insanlara ikram eden altın yürekli ev hanımları, çikolatasını bisküvisini arkadaşlarıyla paylaşan çocuklar, daha neler neler…

İyiliğin cinsi olur mu? Her canlıya hayat vermek için uzanan her el mukaddes.

 

Hükümete ve belediyelere tebrik

 

Afetlerde ağzımızdan çıkan söz hep "Hazırlıksız yakalandık" olurdu. Bu defa da yine "Hazırlıksız yakalandık" diyoruz ama, devamında söylediğimiz söz "Çok planlı ve organize çalışılıyor" oldu. Devlet-hükûmet- yerel yönetimler çok hızlı ve planlı hareket etti. Neredeyse Bakanlar Kurulu İzmir’de toplandı. İlgili tüm bakanlar depremzedelerin imdadına yetişti, moral verdi. 2 günde 24.5 milyon TL depremzedelerin hizmetine sunuldu. Depremzedeleri rahatlatacak tedbirler alındı.

Başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere, tüm belediyeler çadırlardan gıda maddelerine kadar, anında hizmete sundu. Hükümet de, belediyeler de, hatta sivil toplum kuruluşları da tebriği haketti.

Tüm kuruluşlar, çok planlı hareket ederek, insanların en acılı anında, onların yanında olduklarını hissettirdiler. Arama-kurtarma ekipleri için zaten söylenecek bir söz yok. Öyle duygusal bir bağ oluştu ki, depremzedeler en çok onlara güvendi. 3 yaşındaki Elif'te, 14 yaşındaki İdil’de de bu güveni somut olarak gördük.

Elif, ilk gözgöze geldiği itfaiye elemanının parmağını bırakmadı. İdil de, 4 yaşındaki Ayda da öyle. Elif’in kurtarıcısı, "O, gözlerini açınca içimde şelaleler aktı. Sevinçten ağladım" diyor. Bunu bütün samimiyetiyle söylüyor. Onlar 58 saat, 65 saat, 91 saat sonra kurtarılan mucize çocuklar. Can alan Azrail bile kıyamamış onlara. Allah mutlu ve uzun ömürler versin. Elif’in kurtarıcılarından İşaret Dili Öğretmeni Ayşenur Polat, "Kızım olursa adını Elif Nefes koyacağım" diyor. Sağol öğretmenim. Belki benim kızlarımdan da küçüksün ama, bu eller öpülür. Ben de ellerinden öperim.

 

Bütün yollar İzmir’e çıkıyor

 

Türkiye’nin bütün yolları İzmir’e çıkıyor. Çünkü bu yollarda İzmir’e yardım malzemesi taşıyan TIR'lar var. Gönderilen giysiler arasında kullanılmış eşya yok. Depremzedeler, yardım çadırlarında bir mağzadan alışveriş yapıyor gibi seçerek ihtiyacını karşılıyor.

Bir başka dikkat çekici taraf, bu çadılara girenlerden, aynı eşyadan 2 tane alan tek kişi yok. Hiç kimse ihtiyacından fazlasına el uzatmıyor. Yardımseverliğin, cömertliğin karşılığı açgözlülük değil. Evet, bir ahlaksız çıktı, gıda maddelerinden tekrar tekrar alıp satmak istedi ama cezasını da buldu. Ayrıca hırsızlık için İzmir’e gelen 9 kişi de daha icraata başlayamadan yakalandı.

Dedim ya organizasyon müthiş. Yürekleri yakan bu afete hazır değiliz ama, onunla yaşamayı öğreniyoruz galiba...

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün