Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Özenme çocuk...

7 Eylül 2020 Pazartesi 00:08 Güncelleme : 7 Eylül 2020 Pazartesi 00:08

Aile düzenini sorguluyorum...

Eğitim sistemini, adaleti sorguluyorum...

Ama en başta ön yargılı zihniyeti sorguluyorum...

Üst düzeylere gidip gelişeceğimize...

Maalesef yerin dibine ilerliyoruz...

"Vatan imar istiyor, zenginlik ve refah istiyor, bilim ve ustalık, yüksek uygarlık, hür düşünce ve hür yaşayış istiyor.” demiş canım Atam.

Ne de güzel demiş.

*

Girmek istediğin ortamdan sorumlusun.

Yapamadıklarından, yaptıklarından sorumlusun.

Görmediğin kalmaz yaşamın en içinde debelenir durursun.

Ve etrafında gördüklerin seni yaralar.

Üzülürsün.

Çırpınırsın.

Ve bakakalırsın.

*

Sadece gözlemlediklerin bile seni kendinden almaya yeter de artar.

Neler oluyor?

İçmediğin halde içmeye başlarsın.

Bu devirde kardeşlik, hoşgörü bitmiş.

Güç ve para her yeri açar olmuş, bunu anlarsın.

*

Birbirlerinin arkasında küfür edip yüz yüze geldiğinde gülenler.

Adalet içinde adaletsizliğinle yol alanlar.

Taraf olmak için kişiliğini satanlar.

Zaman kısa.

Her bir şey görülüyor.

Tarihe geçiyor.

Kayıt altına alınıyor.

*

Ve hayat adil değil.

Gözlerin gördüğü, kulakların duyduğu başka gizlenenler bambaşka.
Bu yüzden sahip çıkın kendinize, çaldırmayın özünüzü!
Her ne olursa olsun çaldırmayın emeğinizi.

Onurunuzu.

Ve vermeyin kimseye o değerli enerjinizi.

Kendiniz olun sadece.

Emeğinizi, zamanınızı ve en başta da özünüzden yansıyan gülümsemenizi yitirmeyin.

Biliyorum zorluyorlar o güzel gülümsemenizi almak için ancak siz dirençli olacaksınız.

*

Eskiden ne Facebook bilirdik ne Twitter ne de Instagram diyen bir kesim var.

Ancak Z kuşağı dediğimiz sosyal medyanın içinde şekillenen bir kesim de var.

Ortası ise arada kalmış durumda. Yarı teknoloji bağımlısı yarı doğa.

Havalı hepsi.

Beğeniler ile mutlular.

Durumları ile meşguller.

Ancak öyle bir Z kuşağı da var ki bilimin ilimin elinde büyümekteler.

Onlar geleceğimiz.

*

Özenme çocuk.

Ama özen de çocuk.

Facebook’ta bin tane beğeniye özenme de, bilimde başaran kardeşine özen çocuk.

Kaslı yakışıklı olmaya, kızları etkilemek için türlü şekillere girmeye özenme çocuk da, ‘Nasıl merhametli olabilirim?’ ‘Nasıl yardımda bulunabilirim?’ diyen, açlara koşan susuzlara derman olanlara özen.

*

Eskiden sadece gerçekler ile şekillenirdi çocuklar, şimdi sanal da eklendi gerçekliliklere.
Olmadığını bildiklerinden korkan, sanalı yarattı.

Ve şimdi korkar olduk gölgemizden...

*

Yeni bir hayat istiyorsanız:

Değişin.

Düşünün.

Çünkü her an düşündüğünüz şeylerin aslında sizi şekillendirdiğini kavrarsınız.

Bugün düşünün.

Peki, dün ne düşündünüz?

Aynısıydı.

Ayni şeyleri düşündüğünüz için hayat size hep aynı düzeni, aynı tercihlerinizi ve aynı hayat koşuşturmasını sunuyor.

Yani sanal hayat size sanal dünyada aynı tercihleri getiriyor.

*

Ve sonucu aynı davranışlar.

Ve sonucu deneyimler gelir peşi sıra davranışların ötesinden.

Ve deneyimler size hayatı sunar.

Yaşadığınız hayatı...

Hayatın içinde akıp giden duygularınızı sunar.

Duygular sizi oluşturur.

Gerçeklerinizi yansıtır.

Geleceğinizi yaratır.

*

O nedenle değişime karşı olanlara özenme çocuk.

Gerçek sevgiyi sana sunabileceklere, ilim ve bilim ışığında aydınlanmaya özen...

Mutlu kalın...

Dip notlar;

Kızılderililerin ahlak yasaları

- Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et.

- Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve açgözlülük, kayıp bir ruhtan kaynaklanır. Rehberlik bulmaları için dua et.

- Kendini, kendi kendine araştır, keşfet. Başkalarının senin yolunu senin için belirlemelerine izin verme. O senin, sadece senin yolundur. Diğerleri o yolu seninle birlikte yürüyebilirler, fakat hiç kimse o yolu senin için yürüyemez.

- Misafirlerine evinde saygıyla davran. Onlara en iyi yiyeceklerini ver, en iyi yatağı ver ve onlara saygı ve onurla muamele et.

- Herhangi bir kişiden, bir topluluktan, bir çölden ya da bir kültürden olsun, senin olmayan şeyi alma. O ne kazanılmıştır, ne de verilmiştir. Senin değildir.

- Yeryüzü üzerindeki her şeye saygılı ol. İster insan, ister hayvan veya bitki olsun.

- Diğer insanların düşüncelerini, isteklerini ve sözcüklerini onurlandır. Başka birinin sözünü asla kesme, alay etme ya da taklidini yapma. Herkese kişisel ifadeleri için izin ver.

- Başkalarına asla kötü bir şekilde konuşma. Evrene bıraktığın negatif enerji, sana katlanmış olarak geri döner.

- Herkes hatalar yapar. Ve tüm hatalar bağışlanabilir.

- Kötü düşünceler zihinsel, bedensel ve ruhsal hastalıklara neden olur. İyimser ol.

- Doğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır. Onlar senin dünyasal ailenin parçalarıdır.

- Çocuklar geleceğimizin tohumlarıdır. Onların yüreklerine sevgi ek, bilgelik ve hayatın dersleriyle sula. Onlar büyürken, onlara büyümeleri için yer bırak.

- Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın. Verdiğin acının zehiri sana geri döner.

- Her zaman dürüst ol.

- Kendini dengede tut. Senin zihinsel ‘ben’in, ruhsal ‘ben’in, duygusal ‘ben’in ve fiziksel ‘ben’in hepsinin güçlü, saf ve sağlıklı olmaya gereksinimi var. Zihnini güçlendirmek için bedenini çalıştır. Duygusal rahatsızlıkları iyileştirmek için ruhsallıkta büyü.

- Kim olacağını ve nasıl davranacağını belirlerken bilinçli kararlar ver. Kendi eylemlerinin sorumluluğunu üzerine al.

- Başkalarının mahremiyetine ve kişisel yerlerine saygılı ol. Başkalarının kişisel eşyalarına dokunma, özellikle kutsal ve dini eşyalarına. Bu yasaktır.

- İyi talihini başkaları ile paylaş.

- Başkalarının dini inançlarına saygı göster. Kendi inancını başkalarına kabul ettirmeye çalışma.

- Önce kendine karşı dürüst ol. Önce kendini besleyemezsen ve kendine yardım edemezsen, başkalarını besleyemezsin ve onlara yardım edemezsin.

Sarıl bana...

Bu yaşa geldim içimde bir çocuk hâlâ

Sevgiler bekliyor sürekli senden.

İnsanın bir yanı nedense hep eksik

Ve o eksiği tamamlayayım derken,

Var olan aşınıyor azar azar zamanla.

Anamın bıraktığı yerden sarıl bana.

Anılarım kar topluyor inceden,

Bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.

Ama yine de unutuş değil bu,

Sızlatıyor sensizliği tersine.

Senin kim olduğunu bile bilmezken.

Sevgiden caydığım yerde darıl bana.

(Metin Altıok...)

Fıkra;

Hoca'nın zekâsını çekemeyen iki kişi iddiaya girerler.
Biri der ki:
-Kim Nasreddin Hoca'yı mat ederse ona on altın vereceğim.
Nasreddin Hoca'yı yemeye davet ederler. Sofrada:
-Efendim, bize yarım öksürük lazım. Lütfen yarım öksürünüz.
Hoca hiç düşünmeden, sofradaki ekmek bıçağını alır. Bıçağın ağzını kendi ağzına koyup öksürür.
-Buyurun, der. İsterseniz orasını alınız, isterseniz burasını...

Günün sözü;

Bilen ve bildiğini bilen akıllıdır, onu izleyin. Bilen ve bildiğini bilmeyen uykudadır, onu uyandırın. Bilmeyen ve bilmediğini bilen bir öğrencidir, ona öğretin. Bilmeyen ve bilmediğini bilmeyen bir aptaldır, ondan sakının... Çin atasözü...

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün