Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Neden kutlarız?

31 Ağustos 2020 Pazartesi 00:06 Güncelleme : 31 Ağustos 2020 Pazartesi 00:06

"Bu memleket dünyanın beklemediği, asla umut etmediği ayrıcalıklı bir varoluşa sahne oldu. Bu sahne en az 7 bin senelik bir Türk beşiğidir. Beşik doğanın rüzgârıyla sallandı; beşiğin içindeki çocuk doğanın yağmurlarıyla yıkandı, o çocuk doğanın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu sonra onlara alıştı; onların oğlu oldu. Bir gün o doğa çocuğu, doğa oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu... Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir." Mustafa Kemal Atatürk...

*
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın ülkemiz açısından önemi nedir?

Ve biz bu bayramı neden kutlarız?

Her milletin tarihinde önemli günleri vardır.

Bizim mde var.

Türk tarihi için en önemli günlerden biri de '30 Ağustos Zafer Bayramı'mızdır.

Başkumandanlık Meydan Muharebesi'nin zaferidir.

İşte bu nedenle dünyayı aydınlatan güneşizdir. O nedenle kutlarız.

*

Afyon’dan başlayan ‘Büyük Taarruz’ bize 30 Ağustos’u zafer olarak sundu.

İzmirimizin kurtuluşu olan 9 Eylül 1922'de ise işgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi ile de bağımsızlık kanımıza işledi.

O nedenle kutlarız.

İlk defa 1924 yılında Dumlupınar'ın Çal Köyü’nde kutlanan bu büyük gün "Başkumandan Zaferi"dir.

İşgalci kuvvetlerin sınır dışı edilmesinin zaferidir.

O nedenle kutlarız.

Büyük Taarruz, son hamleydi ülkemizin bağımsızlığı için.

Milli ruhun büyümesidir.

Bayraklarımızla bizi birleştiren bir değerdir.

O nedenle kutlarız.

*

Bir milletin büyük önder liderliğinde tekrar birlik olduğu gündür o nedenle kutlarız.

Atalarımızı, bizim için canını feda eden atalarımızı hatırlattığı için kutlarız.

Bir milletin makûs kaderini yendiği gün olduğu için kutlarız.

Bir milletin uyanışını olan "biz daha ölmedik" dediğimiz gün olduğu için kutlarız.

*

Ancak ne kadar anlamlı ve özel bir gün olduğu unutulmaya başlanmış ki bu milli bayramımızı dilediğimiz gibi uzun zamandır kutlayamıyoruz.

Bu yıl da 98'inci yıl dönümünde Kovid-19 gerekçe gösterilerek yasaklanan milli bayram oldu kendisi.

Fakat.

Diğer kutlamalar yapıldı.

Topluluklar, kalabalıklar aynen devam.

Bir tek yasaklanan Zafer Bayramımız oldu.

Manidar.

Doğru bizler zafer dahi kazanamadık o nedenle önemsemiyoruz değil mi?

Bize bu toprakları hediye eden o kadar insanımız, şehidimiz boşuna şehit oldu değil mi?

*

Oysa gün ‘zafer’ günüdür.

Gün ‘Cumhuriyet’in günüdür.

Gün, ‘Türkiye’nin günüdür.

Gün bütün şehitlerimizin ve önderimiz Atatürk'ün günüdür...

O nedenle Atatürk’ü okumak yetmez, Atatürk’ü anlamak gerekir.

*

Anlayın ve dünyaya bağımsız bakın.

Onur gözlükleriyle bakın.

İrade gözlükleriyle bakın.

Emperyalizm gözlükleriyle bakmayın.

Ulusal görevinizi bilin artık.

Tarihinizi bilin.

Köklerinizi bilin.

Bütünleşin.

*

Atam der ki;

“Efendiler! Damarlarınızdaki asil kanın farkında olun! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!”
Dip notlar;

Pandemi günlükleri...

AVM’ler?
Açılsın açılsın.
Öğrenci sınavları?
Yapılsın, yapılsın.
Tatiller?

Gidilsin gidilsin.

Millet eğlenmesin mi?

Eğlensin.

Eee düğünler?

Yapılsın, olsun, bitsin.

Sosyal mesafeli kutlarız.

Sosyal mesafe koyarız. Maske taktırırız.

Ekonomi ne olacak?

Her yer açılsın.

Boşverrr.

Geldiğimiz son nokta.

Sosyal mesafe ve maske kurtarmadı.

Düğünler, taziyeler, sosyalleşmeler, tatiller ‘avm’ler derken artışlar gündemde.

Sağlık çalışanları yitirilmekte.

Duyarsızlık ise diz boyu.

Lütfen kim olduğunuzu unutmayın. Görev ve sorumluluk sahibi olun!

Yaşanmış bir yaşam...

"Önce, tüm hükümlerini, yargılarını, değerlendirmelerini bir kenara bırak.

Korku, gerçekliktir ve bir enerjidir.

Yüzleşmek, anlaşılmak zorundadır.

Ve sadece anlayışla dönüştürülebilir. Başka hiçbir şey yapmaya gerek yoktur.

Anlayış onu dönüştürür.

Onun doğallığını kabul et, doğal olduğunu, kaçınılmaz olduğunu kabul et.

O gerçeği kabul et ve devam et.

Onu bastırma ya da onun seni engellemesine izin verme.

Ona rağmen, ilerlemeye devam et.

Titreyeceksin elbette, çünkü korku orada, ama ilerlemeye devam et.

Titresen de devam et.

Yaşarsan, o zaman korkmazsın.

Eğer yaşamını doyasıya sürdürürsen, korkmazsın.

Yaşamın sunabileceği doruklara ulaşmış, keyfini sürmüşsen, yaşamın coşkulu bir deneyime dönüşmüşse, içinde bir şiiri, bir şarkıyı, bir festivali, bir seremoniyi hissetmişsen ve her anını doyasıya yaşamışsan, zamandan korkmazsın ve tüm korkular kaybolur.

Yaşanmamış bir yaşam, ölüme güç verir.

Ve doyasıya yaşanmış bir yaşam, ölümün tüm gücünü alır."

Osho...

Düşünmek gerek

Ülkemizde, Ege’de Çeşme bölgesinde, Seferihisar bölgesinde yaşanan son yangınlar üzerine düşünmek gerek.

Gece başlayan ve Ildırı Gerence Koyu’ndan Balıklıova’ya doğru yayılan yangın, büyük hasar verdi. Bazı yerler makilik, bazı yerler asırlık zeytin ağaçları bazı yerler portakal ve enginar bahçeleri.

Sonra Seferihisar’da makilik alan yandı. 10 hektar alan zarar gördü. 57 araç tamamen yanarken 45 araçta hasar oluştu.

Tatilciler kâbus dolu anlar yaşadı.

Tüm bunların ardından ilginç de iddialar atıldı ortaya:

Tam da deniz kenarları yandı değil mi?

Çok çok tesadüf.

Gelsin siteler.

Villalar.

Oteller. vs vs. Ancak doğa ağlıyor. İçi yanıyor.

Fıkra;

Devlet dairesinde memur olarak çalışan Temel bir gün kurum değiştirmek için müdürün karşısına çıkar, meramını anlatır:

"Hapishanede gardiyan olmak isteyrım." Der ve müdürünün de yardımlarıyla ceza evindeki işe alınır.

Vedalaşmaya gelen Temel’e müdürü takılır:

– Oğlum işine bu kadar yardımcı olduk. Şimdi gidiyorsun, ne bir kuru teşekkür ediyorsun, ne de Allah razı olsun diyorsun. Bu ne biçim iştir?

Temel saf saf yanıt verir:

– Ey gidi müdürüm, senin bende emeğin çoktur. Teşekkür da bir şey mi, sen bi içeri düş, bak ben seni nassı kuru üzümle beslerüm.

Günün sözü;

“Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre malik olmak, seçtiği dinin icaplarını yapmak ve yapmamak hak ve hürriyetlerine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.” Mustafa Kemal Atatürk...

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün