Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Kelebek mi tırtıl mı?

4 Ocak 2020 Cumartesi 12:31 Güncelleme : 4 Ocak 2020 Cumartesi 12:31

Rüyasında kelebek gören tırtıl gibiyiz.
Kozasından hala çıkamayanız.
Gözlerinde nefretler yoğuran, bir avuç güce teslim olan mıyız?
Fırtına gibi eserek minnet etmeyen mi?
İçindeki dikenlere karşı koyamayan mı?
İşte toprak artık küstü.
Artık küstü.
*

Sükût içinde küstü.
Pustu ve pustu.
Limanlarda uyudu. 
Sıkıntı, sevinç karıştı birbirine ve böylesine karmakarışık duygular bir arada yeşerdi. 
Tek bir karesinde hepsi mevcut.
*
İnsan her yeniliğe kendini öyle bir kaptırır ki, köşe başında onu bekleyeni göremez.
Sonunda tükeneceğini görmez.
Kuşlar gibi kafeste mutlu zanneder kendini. 
Şakır.
Günleri de böyle gelir geçer.
Mış gibi.
Miş gibi.
*
Belki de vazgeçer ve kendine bir yol şeçer.
Gözünün görebildiği tüm güzellikleri sıralar kalbine.
Yüzü güler.
Uçarcasına dans eder. Eder de bazen düşer.
Cennetten düşen Adem gibi.
*
Düşer dedik ya, bir kere düşmeye görsün insan.
Hırpalanır.
O nedenle; kimseden ispat arama. 
Kimseden onay bekleme.
Sadece kendine inan, güven. 
Gözüne, gönlüne inan güven. 

*
Çünkü sen evrende konakladığın yerde, soluklandığın gökyüzünde, duygularının altında inancınla yaşarsın.
O ihtişamın inancından gelir.
Mavi gökyüzünde beyaz bulutlar ile inancın yüceliğinde bilgelenirsin.
*
Sen.
Ve sen tepende berrak bir gökyüzü ile kendi kaderine yürürsün.
Sağa bak, sola bak, kendine bak.
Aşağı bak. 
Sonra etrafına bir daha bak.
Sokakta, caddede, şehirde kendi kaderlerine yürüyen onca insanlar görürsün. Hepsi de kendinle yüzleşmede.

*
Gördüklerine bir daha bak.
Ürkekler.
Bir daha bak.
Umutsuzlar.
Kalabalıklar içinde yalnızlar.
Korkaklar.
Birbirine benzeyen onca insan topluluğu.
Hepsi de karamsar.
*
Kocaman hayatta karamsarlar.
Ummanda zerreler.
Ama zerrede ummanın kendi bunu bilmezler.
Kelebek tırtıldan, tırtıl kelebekten.
*
Telaşa gerek yok.
Bir bak etrafına. 
Her yer kirli mi?
Kendini temizle.
Aynaya bak. 
Kirli mi?
Önce baktığın aynanı temizle. 
Ziyanı yok. 
Gerisi gelir.
*

İstersen içindeki her zerreni temizlersin.
Zehrini bile.
Ahenkle temizlen. 
Öfkenden, nefretinden temizlen.
Usulca sokul özüne.
Yaklaş.
Sonrası. Sonrası gelir.
*

İyilik, güzellik gelir.
Sevgi uçar da gelir.
Zehir umut olur.
Zehir bal olur.
Kendini kandırma önce.
Kendini umursa. 
Sev.
Gerisi gelir.
Tırtıldan kelebek doğar.
*
'Sevmek dediğin nedir ki.’
Aklına düşendir.
Çırpınan kalbindir.
Hayattır sevmek.
Sonsuzluktur.
Şimdi söyle bana:
Huzur mu senden, sen mi huzurdansın?
*
‘Shakespeare’den… 
“Kim tutabilir ki ateşi elinde karla kaplı Kafkasları düşünerek;
Ya da açlığını bastırabilir, gözlerinin önünde bir şölen canlandırarak.
Ya da çırılçıplak yuvarlanabilir, Aralık karında yaz sıcağını düşleyerek.
O zaman insandın asıl, yapmaya yüreğin olduğu zaman.
Daha ileri git şimdi, daha fazla insan olmak istiyorsan.”

Dip notlar;

2020…
Yeni bir yıla adım attık.
Ve diliyorum ki, huzur da getirsin artık.
Kaos bitsin.
Kendimizi yasladığımız gerçekler sevgiyle kutsansın.
Hayatınızdaki yapmış olduğunuz her eylem size güzellik sunsun.
İki temel kuralı unutmayın!
Kendiniz değerlisiniz.
Sevginiz ise daha değerli.
“Sevmek benim mutluluğumdur. Hem bilir misiniz siz, ben sevgiyle yaşıyorum. Sevgiyi söküp çıkarırsanız nefesimden inanın ki ölürüm. Farkında değilsiniz siz; ben, Allah’ın insanları aşkıyla yarattığını gördüm ve o aşkla sevdim sizleri. Sevgi olmasaydı ben olmazdım. Bu geniş kürede sevginin erişemediği bir yer bulamadım. Hangi bakışlar, hangi umutlar vardır ki; bu uçuş çizgisini aşabilsin !” der, Hz. Mevlana.
Güzel söyler gönlümüze.
O nedenle doğrudan veya dolaylı fark etmez.
Bağlantınız özünüzle.
Özünüz değerli. 
Yeni yıl hepimize özümüzün sonsuz kapılarını açsın.
Bağlantıda kalın. Hoşça kalın.

Start sizden.
Ve bir de ABD’li ünlü komedyen George Carlin’in ilginç önerileri var:
Hep birlikte yeni yılda uygulayalım. 
Start sizden.
“-Önce zorunlu olmayan sayıları çöpe atın. Yaş, kilo, boy…
- Sadece neşeli arkadaşlarınız olsun. Suratsız negatif insanlara
yaklaşmayın.
-Öğrenmeyi sürdürün. El işleri, bilgisayar, bahçecilik. Beyniniz
atıl kalmasın. Atıl kafa iblisin tezgahıdır. İblisin adı da, Alzheimer’dir.
-Küçük şeylerden zevk almaya bakın.
- Sık sık, uzun uzun ve var gücünüzle gülün.
- Gözyaşları olacaktır. Katlanın, yas tutun, başka yaşantılara geçin.
-Çevrenizi sevdiklerinizle doldurun. Aileniz, kedi, köpek, kuş,
balık, müzik, bitkiler… Ne olursa. Eviniz, sığınağınız olsun! Tadını
çıkarın!…
- Sağlığınızın kıymetini bilin. İyiyse, üstüne titreyin. Bozuksa,
düzeltin. Siz kendiniz düzeltemiyorsanız, yardım isteyin.
- Vicdan azabından uzak durun. Ama sakın suçluluk ve pişmanlık duygusuna
kapılmayın. 
- Çarşı pazarda gezin, ülkenizi ve
yabancı ülkeleri dolaşın.
- Sevdiğiniz insanlara, onları sevdiğinizi söyleyin. Her fırsatta
sevdiğinizi hissettirin.
- Hiç unutmayın ki yaşam, aldığınız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür.”


Mutlu kalın…

Fıkra;
Dursun’la Temel, bebeklerini parkta dolaştırıyorlardı.
Dursun'un 12 aylık bebeği yürüyor, Temel’in 22 aylık bebeği ise kucakta.
-Övünmek cibi olmasun benimçi çok akillidur, dedi Dursun.
Temel cevabı yapıştırdı.
-Benimçi daha akilli daa! 20 aylik oldu hala kendini taşıtayi.


Günün sözü;
Affetmek hep bir duygu gibi düşünülür. Aslında duyguların sona ermesi demektir…Irıs Murdoch

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün