Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Geçmiş izler...

28 Eylül 2020 Pazartesi 00:07 Güncelleme : 28 Eylül 2020 Pazartesi 00:07

Geçmişte yaşarız bazen.

Veya her bir anımız bizi yeri geldiğinde geçmişe hapseder.

Ve geçmişte yaşadığımız olaylar bizde fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal yara açar.

Hangimizde olmaz ki?

Tüm bu alanlarımızda biriken, kalan her şey yolumuza korku ve öfke üzüntü olarak çıkmaz mı?

Çıkar durur. Hem de defalarca.

***

Fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal alanlarımız işte o geçmiş izler ile her an kirlenir.

Bu etkiler bizi hapseder.

Korku bizi tutsak eder.

O öfkenin nefretin izi üzerimizden gitmez. Yapışır kalır.

***

Ve işte o üzerimizde biriken acılardan, bizi üzen inançlardan, eskilerden kurtulmak için kendimizde temizlik yapmamız gerekir.

Şu dönemlerde biliyorsunuz bunun adına bilinçaltı temizliği diyorlar.

Ve bunun için birçok yaşam koçu ve uygulamaları var.

Hangisi size uyarsa.

***

Ancak ben kendi yaşam koçunuz olma yolunda size kısa bir iz vermek istiyorum. Malum çok fazla kişi asgari ücret ile yaşam savaşı veriyor.

Borç-harç ev idaresi derdinde.

Hal böyle olunca danışana git, yaşam koçuyla bilinçaltını temizle, olumlamalara katıl gibi önerilerde bulunmak kimse kusura bakmasın ama bana ayıp geliyor.

***

Ülke şartları gereği kendi söküğümüzü kendimiz dikmek, söküğümüze iğneyi kendimiz geçirmek durumundayız.

Hayatımıza sevinci, neşeyi, mutluluğu, huzuru davet edelim.

Edelim de nasıl?

Bedenimizdeki toksinlerden kurtulalım, çöp inançları yok edelim, öfkemizi sindirelim. Sindirelim de nasıl?

***

Bilinçaltını temizlemek o kadar kolay mı?

Onca yıl biriktirdiğiniz çöp; inanç, korku, öfke, acı ve nefret bir anda biter gider mi?

Üzerinde düşünülesi durum bunlar.

Ancak ilk adımı atabilirsiniz. O ise içinizdeki olumsuz etkilerden kurtulmak için kabullenmeyi seçmek olmalıdır.

Hayatınıza yeniden sevinci, neşeyi, mutluluğu davet etmenin ilk eylemidir kabullenmek.

Temizlenmek içindir kabullenmek.

Gerisi sonra gelir sırası ile.

***

Kabule geçtiğiniz an esnek düşünceler ile yaşam yolunuzu kendiniz aydınlatırsınız.

Kabulün ardından kendinizi sevmek gelir.
Aynı bedende ruhunuzla yeniden sağlıklı olarak doğabilir ve sevginin iyileştirici gücü ile yaralarınızı sarabilirsiniz.

Fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal alanlarımız işte o geçmiş izler ile her an nasıl kirleniyorsa, sevgi ile de temizlenir.

***

Kirlenmekten korkmayın.

Çünkü kirlenmenin ardı temizlenmektir.

Yoksa o temizlik nasıl gelecek?

Bu sizi hayal kırıklığına uğratmasın.

Siz sadece kendi uçurumunuzu kapatın.

***

Çocukluğunuzun geçtiği sokaklarda kirlenmediniz mi?

Okullarınızın bahçelerinde kirlenmediniz mi?

Köy evinin duvarlarında kirlenmediniz mi?

Günlüğünüzün içindeki bir sayfada, sırlarda kirlenmediniz mi?

Hepsi sizdiniz.

Hepsi izlerinizdi.

***

Geçmişte kaldınız.

Bir ömür içinde hatalar yaptınız.

İçinizde, kalbinizde sızısı kalacak çok şey yaptınız belki de.

Belki de tek tek bütün kaleleriniz yıkıldı.

Tamamen savunmasız kaldınız.

Olabilir.

***

İnsan saklanır.

Hep geçmişin izlerinde saklanır.

‘Mutlaka’ların içinde saklanır.

‘Asla’ların içinde saklanır.

‘Şüphe’lerin içinde saklanır.

‘Kumdan kale’lerin içinde saklanır.

***

Sıkı sıkıya tutunduğu olmazsa olmazlarının içinde saklanır.

Ve sonra kurduğu dünyanın temelleri bir anda yıkılır.

Kalır ortada öylece, kolayca.

Tek başına.

İnşa edemez yarınını.

İç dünyasının puslu aynası onu gölgesinde yeşertir.

Nefes alamaz.

Geçmişin izleri, geleceğin korkuları ile bütünleşir.

Mühürler kalbini.

Ve ‘an’larını yaşamayı unutur.

Akıntıya kapılıp kaybolur.

***

Özlemini duyduğunuz her şeyin kaybolmaması için geçmişi bırakın.

Salın gitsin.

Eski bir eşya gibi.

Eski bir mekân gibi.

Eski olan her şey gibi.

Geçmişe gereksiz anlam yükleyen insanları da bırakın.

Yaşanmışlıkları salın.

Serzenişleri bitirin.

Şu anın içine dalın.

Geleceğin “güzel” yaşanması isteği veya “kötü” yaşanması korkusu ile zihninizi yormayın.

'Geçmişte iyi yaşadım' serzenişi sizi dibe çeker.

***

Ve "geçmişte yaşamak" ile suçlanmayın.

Yapacağınız her seçim sizi etkiler.
Belirsizdir yaşam.

Ve yaşanmaktadır yaşanmakta olan.
Peki ya gelecek?
"Gelecek" insan için bir umut ışığıdır.

Bir arzu alevidir.
Mutlu kalın...

 

 

Dip notlar;

 

Grip mevsimi yaklaşıyor.

 

‘İnfluenza virüsü’nün sebep olduğu grip mevsimine girmiş bulunuyoruz.

Hatta geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "Gribin sebebi influenza virüsü, korona virüsle aynı şekilde bulaşır" diyerek ufak bir hatırlatma yaptı bizlere.

Koronavirüsle aynı şekilde bulaşan ‘İnfluenza virüsü’ için de yakın mesafe kuralı aynen geçerli.

Kısaca üç tedbir bizim için önemli.

Bu tedbirleri sıkı sıkı uygularsak, dikkatli olursak sonbahar ve kış aylarını savaş ile geçirmemiş oluruz.

 

 

Bilinçaltını yönlendirme...

Ne düşünürsen onu yaşarsın.

Yoksa korktuğunuz her şey başınıza mı geliyor?

Sorumlu kim?

Bul ve pozitif düşüncenin gücünü keşfet. Korkularımızla karşı karşıya kalıyorsak emin olun ki sebebi olumsuz düşüncelerimizdir.

İşte bilinçaltınızı yönlendirerek mutlu yaşamanın yöntemleri:

- Bizi kötü alışkanlıklarımıza sıkı sıkıya bağlayan dış kaynaklı programların silinmesi için, derin yönetimi, içe dönük konuşma ile bizi bağımlılıktan kurtaracak yeni programlarla aldatmak gerekir. Çünkü beynimizdeki Alaeddin’in lambasında oturan dev, elleri bağlı emrimize hazır bir şekilde beklerken sıklıkla tekrarladığımız cümlelere inanır, onları emir olarak kabul eder.

- Bilinçaltı, neyin gerçek olduğunu neyin olmadığını bilmez. Ona anlattığınız her şeyi emir olarak algılar ve buna göre hareket eder. Bir nevi aptal kutusudur.

- Söylenen şeyin doğru veya yanlış, mantıklı veya mantıksız olduğuna da bakmaz. Ona ne söylerseniz onu yapacaktır. Başka seçeneği yoktur.

- Bilinçli veya bilinçsiz yaptığımız her seçim bilinçaltına gönderdiğimiz gizli bir emirdir.

- Bu yöntemde, bilinçaltınıza verdiğiniz emirler ayrıntılı ve kesin olmalıdır. Belirsizlik, çözüm imaları ve beklentiler işe yaramaz. 'Sigarayı kesince kilo alıyorum' tarzındaki söylem yanlış ve eski programdır. Doğrusu ; 'Sigara içmiyorum, kilo da almıyorum.' Hedef veya başarmak istediğimiz sonuç şimdiki zamanda ifade edilmelidir.

- ‘Sigara ve alkol sevmem, gerektiği kadar yerim, bir lokma bile fazla yemem’ gibi program cümleleri binlerce kere tekrarlanarak beyne yerleştirilir. Söylediğiniz şeyin gerçek olması gerekmez. Arkanızdan yalancı diyebilirler, hiç önemli değil. Nasıl olmak istiyorsanız önce onu belirleyin, her yere yazın, herkese söyleyin, sürekli tekrarlayın. Hepsi bu, başardınız.

-Beynimizi bu yöntemle sürekli olarak doldurur ve meşgul edersek, eski programların hayat alanı giderek daralacak ve sonunda yaşama şansı kalmayacaktır. Eski bilgilerin oluşturduğu programlar ve bunların yönetim kurulu üyeleri derin yönetimden kovulacaktır.

-Bütün alışkanlıklar, daha önce beynimize yerleşen şartlanmanın oluşturduğu programlardır. Eski bir alışkanlığı değiştirmek için, eski program bulunur, silinir ve yerine bizim yararımıza olan en doğrusu yazılır. Sonuçta özgürlük ve bağımsızlığa kavuşur ve kötü alışkanlıklarımızdan kurtuluruz.

(Alıntı)

 

 

 

Fıkra;

Temel şehirlerarası otobüste şoför olarak çalışıyordu.
İzmit – İstanbul arasında hız yapınca arka koltuklardan bir yolcu sesini yükselterek ikaz yaptı:

-Şoför efendi, biraz yavaş sürsenize!
Temel oralı olmadan yine aynı hızla devam eder. Ses tekrar yükselir:
– Şoför bey yavaş sür!
Hızda düşüş yoktur.

Yolcu tekrar ikaz eder:

– Yahu şoför bey, sana diyorum biraz yavaş süremez misiniz otobüsü?
Sabrı taşan Temel, bunca ikazdan sonra yanıt verir:

– Yahu ne korkaysın? Sade senun mi canın var. Ha bu otobos kasgolidur, korkma!

 

Günün sözü;

Rüyanızın gerçekleşmesini istiyorsanız, öncelikle uykudan uyanmanız gerekir. A. Siegtried

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün