Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Değerlerimiz...

21 Eylül 2020 Pazartesi 00:12 Güncelleme : 21 Eylül 2020 Pazartesi 00:12

Bütün dünyada 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü olarak anılıyor.

Beyin hücrelerinin zamanla ölümüne bağlı olarak hafıza kaybı, bunama (demans), Alzheimer hastalığı çok çok arttı son yıllarda.

Alzheimer nasıl belirtiler veriyor, erken tanı neden önemli gibi bilgileri biliyor musunuz?

Tabi ki kimse bilmiyor ama bir değeri, atası, annesi, babası bu hastalığa yakalanana kadar.

*

Alzheimer genellikle 65 yaş üstü insanlarda görülen hastalığın en önemli nedeni yaş gibi görünse de asıl neden değil.

Geçmişe bağlı depresyon, stres etkiliyor.

Damar hastalıkları, kolesterol, tansiyon yüksekliği, kalp krizi etkiliyor.

*

Yıllarca sürekli orta yaşın ardından beyin hücrelerinde gerileme olduğu ile avundu bu millet bana göre.

Hep orta yaşın ardından kendini yararsız hissettirildi.

Hep saklandı bu yüzden onlar.

Hastalıklar ile uğraştı durdu.

Sende tansiyon var dendi.

Sende kalp var dendi.

*

50 yaşı geçtiğinde tüm hastalıkları bekle diye empoze edildi. Bilinç kirletildi. Ekildi tüm olumsuzluklar sürekli 30 yaşından sonra.

Ve her yaş alışta hastalıklara doğru yürütüldü.

Bedenle meşgul edildi.

Atıl duruma soktu kendini.

*

Bizlere beyin yirmili yaşlara kadar gelişir denildi.

Kapasiteler sorgulandı.

Sürekli orta yaşın ardından önemsiz adledilen bir kesim sokaklarda, emeklilik günleri ile avundu.

*

Sonra bu pandemi çıktı.

Hapsetti onları eve.

Daha da tüketti.

Daha da attı geriye.

Beyin hücrelerinin yeni hücre oluşturma kapasitesinin önemli ölçüde azaldığı yönünde ki pompalananlar neticesinde bunamalar da hızla arttı.

*

‘Gençliğimizin baharındayken başka, şimdi her şey bitti’ diyen bu kesimin bilgeliği çöpe atıldı hep.

Tecrübeleri.

Hayata bakışları ardı sıra gidiverdi onlarla.

Değerlerimiz öldükçe yitti gitti öğretecekleri.

*

Sonuç olarak “İş işten geçmedi” diyebilir miyiz?

Diyebiliriz.

 Diyebiliriz de, orta yaşın üzerinde bana göre kendini değersiz hissetmelerinden dolayı arttı tüm bu olumsuz, uğursuz hastalıklar.

Unutmak istiyorlar değersizliklerini.

*

Alzheimer hastalığı zihin işlevlerinde kaybı niteleyen bir kelimedir.

Ama derin etkileri vardır.

Lütfen ‘değerlerinize’ ‘siz atılsınız’ hissini yaşatmayın.

Beyinde 100 milyar nöron olduğu ve aralarında güçlü bir ağ olduğunu biliyoruz artık.

O ağı o yapıyı bloke edebiliyorlar değersizliklerini algıladıklarında.

*

Ve siz gözümüzün nurları.

“Artık benim için çok geç” demeyin.

Hiçbir zaman geç değildir.

Siz bir değersiniz. Her anın yaşanmaya değer olduğunu hissedin lütfen.

*

Sevgi bedeni rahatlatır ve enerji verir ve siz değerli olduğunuzu kavradığınızda atıl olmadığınızı da anlayacaksınız.

Şu dönem gençlerin sizlerden öğreneceği o kadar çok tecrübe bilgi var ki.

Her anınızın yaşanmaya değer olduğunu anlayın lütfen.

Dünyayla olan bağlantınızı koparmayın.

Kendinizi şifalandırın.

Etrafınızı şifalandırın.

Dış dünyayla gerçekçi bağlantılar kurun. “Ben yokum” demeyin.

İyi ki varsınız.

Dip notlar;

Değer

Tecrübe böyle geçer elden ele.

Değerlerden öğreneceklerimiz ve öğrendiklerimiz için şükran duymalıyız.

Şeyh Ali Tantavi'nin kızı anlatıyor:

"Biraz fasulye ve biraz pilav alarak bakır bir tepsiye koydum. Üzerine patlıcan, salatalık ve bir kaç tane kayısı ekledim. Tam dışarı çıkacaktım ki babam sordu:

‘- Nereye gidiyorsun kızım ?'

‘Ninem bunları güvenlik görevlisine götürmemi söyledi’ diye cevap verdim.

Bunun üzerine babam:

‘- Şöyle yap. Mutfaktan bir kaç tabak daha getir. Her bir şeyi ayrı tabağa koy ve tepsiyi güzelce düzenle. Yanlarına kaşık, bıçak ve bir bardak su da koy, öyle götür’ dedi.

Dediklerinin hepsini yaptım ve elimdekileri güvenlik görevlisine götürdüm. Dönünce babama neden böyle yapmamı istediğini sordum. Babam:

‘Yemek ikram etmek 'Mal' sadakasıdır. Bir şeyi düzgün vermek ise 'Gönül' sadakasıdır. Birincisi karnı doyurur; ikincisi ise kalbi doldurur. Birincisi, güvenlik görevlisine, yardım isteyen dilenci hissini verir. İkincisi, yakın bir dost, iyi bir misafir olduğu hissini verir.’

Diye cevap verdi ve devam etti:

‘-Maldan vermek ile gönülden vermek arasında büyük bir fark vardır. Gönülden olanın hem Allah katında hem de insanlar yanında değeri daha büyüktür.’ Dedikten sonra biraz durdu. Sonra gözlerimin içine bakarak sözlerini şöyle tamamladı:

‘- Bak yavrucuğum. Yapacağımız ikramlar, sevgi ve iyilikle birlikte olsun. Sakın aşağılayıcı ve küçük düşürücü olmasın.’"

Beyin

Hâlbuki gerçek farklıymış. Beyin öyle genç iken gelişir, sonra gelişmez hikâyeleri bitti.

En son yapılan araştırmalara göre gerçek çok çok farklıymış. Profesör Dr. Michael Merzenich tarafından yapılan bir araştırmaya göre düzenli beyin eğitimini sadece beyin fonksiyonumuzu yaşlılığa korumakla kalmayıp aynı zamanda yaşa bağlı fonksiyonel düşüşü tersine çevirebiliyor.

Psikiyatrist ve psikanalist Norman Doidge, “Kendini Değiştiren Beyin” kitabında size bu gerçeği sunabilir.

Çevre ve yaşam tarzı, seçimleriniz, egzersizleriniz, hayata bakışınız, umudunuz ve kendiniz bulmanız sizi değiştirebilir. Zihniniz üzerinde derin bir etkiye sahip olan dua, ibadet, meditasyon ile farkındalık artışı sizi olumlu yönde etkileyebilir.

 

Alzheimer’i işaret eden 10 belirti


Dünya Alzheimer Derneği, Alzheimer’i işaret eden 10 belirtiyi yayınladı.

Bu belirtileri kontrol edin lütfen yakınlarınızda.

- Gündelik hayatı etkileyecek tarzda unutkanlık yaşıyorsanız,

- Planlama ve hesaplama da zorlanıyorsanız,

- Daha önce sorunsuz yapılan görevleri yapamıyorsanız,

- Zaman ve yerleri karıştırıyorsanız,

- Görüntüleri algılamada zorlanıyorsanız,

- Konuşma ve anlamada zayıflık yaşıyorsanız,

- Eşyalarınızı kaybedip, bunlarla ilgili başkalarını suçluyorsanız,

- Yargılama ve karar vermede güçlük çekiyorsanız,

- Sosyal aktivitelerden çekildiyseniz,

- Kişilik ve davranış değişiklikleri gösteriyorsanız nöroloji uzmanına görünmelisiniz.

Fıkra;

Karadeniz’de köyün birinde bir çukur varmış ve pek çok kişi içine düşüp yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış ve çözüm aramaya başlamışlar.
Birincisi demiş ki:
– ‘Çukurun yanında bir ambulans beklesin ve düşenleri hemen hastaneye yetiştirsin.’
İkincisi:
– ‘Çukurun yanına hastane kuralım düşenleri yetiştirmesi vakit almaz’ demiş.
Sıra Temel’e gelmiş.
– ‘Ula kafanız hiç çalışmıyor’ demiş. ‘Bunu kapatalım ve gidelim hastanenin yanında bir çukur açalım.’

Günün sözü;

Her kalp, kendi içindeki çiçeğin kokusunu verir. (Abdülkadir Geylani)

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün