Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Bedeli ne?

18 Mayıs 2020 Pazartesi 02:45 Güncelleme : 18 Mayıs 2020 Pazartesi 02:45

1984 yılından bu yana kutlanan Dünya Çiftçiler Günü çeşitli etkinlik, paylaşım ve mesajlarla kutlandı geçtiğimiz hafta.

Yani Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu'nun kuruluş günü olan 14 Mayıs'ta.

Güç şartlar altında çalışan çiftçilerin ekonomiye olan katkısının ve hızla artan dünya nüfusuna karşı en temel ihtiyaç olan gıda üretiminin önemi bir kez daha bu pandemi ile gözler önüne serildi.

O nedenle bu yıl bu gün bize çok daha anlamlı geliyor. Gelmeli de.

*

Ancak moda neydi?

Üretime kuşkulu karışımlar,

İlaçlı hayvanlar.

Hayvanların GDO’lu yem ihtiyaçları.

Hibrit tohumlar.

Janjanlı ürünler. Katkılılar vs. vs.

*

Ülkemizde birçok sorun var tarıma dair.

Çiftçilerin girdilerinin artması ayrı bir sorun.

Çünkü girdiler kura bağlı.

Malum kurlar ne âlemde siz de biliyorsunuz zaten.

Artmayan ne?

Üreticinin elindeki ürünün fiyatı.

Hal böyle olunca da sorunlar diz boyu.

*

Su ve hava kirliliğinin artmasına sebep olan bu uygulamalar ülkemizdeki çiftçinin başının derdi. Bu da bizim güvenilir gıdaya ulaşımımızı zorlaştırıyor. Çiftçilerimiz için kimyasal gübreler, zehirli ilaçların kullanımı daha da büyük dert aslında.

Tarımda kullanılan gübre ve ilaçlar ile oluşan “nitröz oksit” sera gazı yaratan en önemli etkenlerden biri.

*

Bu tür uygulamalar ile iklim değişikliği hızla yol alır iken bu iklim değişiminin çok tehlikeli bir boyutu maalesef ki tarım bölgelerinin kuraklaşmasıdır.

Kuraklaşma haliyle su ihtiyacını artırır.

Ardından temiz su kaynağı kalmaz işte bu durumda tehlike büyük demek.

Yeraltı suları azalınca çiftçi ne yapacak?

Sürekli yeni su kaynağı arayışına girecek.

Ve sonuç dev obruklar.

Obruk oluşumu arttıkça ekecek alan kalır mı?

*

Zannediyor musunuz ki köylü ilaç kullanmıyor?

Hem de düzensiz kullanıyor.

Bilinçsizce.

Çiftçi, yetiştirdiği ürünün fidesini hazır, çimlenmiş olarak alıyor ve tarlasına dikiyor. Elde ettiği tohum ile gelecek yıl tekrar fide yetiştiremez durumda çiftçi, maalesef.

Her yıl aynı yoldan geçmek zorunda.

Her yıl aynı işlem yapılmak zorunda.

Neden mi? Çünkü ürün hibrit.

Bu nedenle çiftçi hazır fideye muhtaç.

*

İlaca geldiğimizde ise aynı sorun.

Ürüne o ilaçtan bir kaç kez ilaç atmazsa ürün alınamıyor ne yazık ki.

Üretim yapayım derse oda olmaz.

Yeni tohum almak zorunda.

Amaç tükettirme.

Sıkıntı büyük.

*

Hem sağlık için hem de çevre sağlığınız için mücadelemiz büyük.

Bugün neredeyiz?

Hiç bir yerde...

Nereye gideceğiz...

Bilinmeze...

Devrim ne?

Güvenli sürdürülebilir doğal tarım...

Karar sizin...

*

Kendinizde, çevrenizde ve özünüzde devrim yapma zamanı gelmedi mi?

Geldi.

Hele ki bu karantina bize çok çok şey anlattı.

Kapılar kapandığında ortada kalınabilir.

Hiçbir şey güvenli değil.

Aniden kıtlık bile oluşabilir.

*

Yapacağınız devrim sadece sizin içinizde olmayacak hem ailenizi hem çevrenizi hem de yaşadığınız toplumu etkileyecektir.

Unutmayalım ki;

Biz ne tüketirsek oyuz.

*

Bu bedeli kim ödeyecek?

Sağlığımız tehditler altında ki, bu artık gün yüzünde.

Birçok kişinin ortak şikayeti; hormonlar, sentetik gübre, büyüme hızlandırıcıları ve genetiği ile oynanmış meyve, sebze ve hayvanlar.

Bu sorunların ortadan kalkması için adil tarım günleri hemen gelmeli.

*

Toplum olarak “her şeye her şeyi katıyorlar” dönemi bitmeli.

Saklısı gizlisi yok artık düzenbazlıkların.

Her şey ayan beyan ortalarda geziyor.

Bu bedeli kim ödeyecek?

Bu bedeli maalesef çocuklarımız ödeyecek.

*

Bizim ülkemizde 30 tane ziraat fakültemiz, 50 tane tarım araştırma enstitümüz ve 10 bini aşkın işsiz ziraat mühendisimiz var. Hatta çok daha arttı artık.
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nda binlerce kişi çalışıyor. Bereketli topraklara sahibiz ancak tüm bunlara rağmen ülkemiz hala bağımlı.

Hala dışarıya muhtaç.

Artık bu bitmeli.

*

Tohumlara erişimi kontrol altına alanlar belirlenmeli ve buna geçit verilmemeli.

1990'ların ortalarından beri durum böyle.

Artık kendimize gelme zamanı.

*

Biyoteknoloji devlerinin egemenliğini durdurmalıyız.

Tohumlar üzerinde oynanan oyun bitmeli.

Bitirilmeli.

Monokültür tarımı teşvik ediliyor bu şekilde gram yol alamayız biline.

Genetik erozyon artıyor biline.

Birkaç güçlü şirket tarafından besin zincirlerimiz kontrol ediliyor biline.

Lütfen kendinize gelin.

Lütfen uyanın.

*

Tohumlar ve çiftlik hayvanları genetiği değiştirilerek gelmemeli soframıza.

Ülkemiz toprakları artıklardan kirletildi. Teknolojiden, hormonlardan farklı gübrelemeden kirletildi...

Yeter!

*

Artık giderek temiz ve bio yemek imkânlarımız azalıyor.

Sadece günü kurtarmak, karnı doyurmak amaç.

Lütfen buna bir dur demek için çıkın yola.

Suni döllendirme ile birçok iş kotarılıyor.

Buna göz yummayın.

*

Topraklarımız hızla kirletiliyor bizler ne yapalım?

Devlet ve devlete bağlı kurumlar neredeler?

İlaç satan yerler para derdinde.

Tarla da üretim yapan köylüler de para derdinde.

Tüketici de kesesine uygun alışveriş yaparak yaşam derdinde.

Biraz insaf...

Dip notlar;

GDO’lu ürünler...

GDO’lu ürünleri kullandığımızda düşen bağışıklık sistemimiz yüzünden hastalıklara açık durumdayız...

Antibiyotik kullanmamız gereken herhangi bir hastalık durumumda ise artık o vücut dirençli hale geliyor.

Direnç artıkça antibiyotik dozu yükseltiliyor.

Kısaca antibiyotik bedende direnç kazanıyor ve tedavi zorlaşıyor...

Unutmayalım ki, Birleşmiş Milletler Tarım Değerlendirmesi Raporu’nda rakamlar net.

GDO, dünya nüfusunu doyurmakta geleneksel tarımdan daha ileride değil. Hatta GDO’lu ürünlerin birçoğunun verimi düşürdüğü ispatlanmış durumda.

Bağışıklık sistemini çökerten, tehlikeli GDO’ların önü yem vs. vs. de tamamen kapatılmalı.

Lütfen sorgulayalım…

Çocuklarımız.

Zaman çocuklarımızı düşünme zamanı.

Sağlıklı bir dünyada, doğada, ruhsal yönden de sağlıklı bireylerle birlikte yaşamaya hak kazanmalılar.

Bu yüzden sorumluyuz.

Bilinçli aileler olarak çocuklarımızı hibrit tohumdan, koruyuculardan, GDO’dan, koruma altına alalım. Sağlık kirliliğinden kurtaralım.

Dünya Çiftçiler Günü’ tarihçesi...

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü merkezi Paris'te bulunan 61 ülkeden 90'ın üstünde çiftçi örgütünü temsil eden Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu (IFAP) tarafından ilan edilmiş bir gün. Aslında 14 Mayıs 1946 Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu'nun kuruluş tarihi olduğundan dolayı çiftçilik mesleğine ve sorunlarına tüm dünyada farkındalığı artırmak amacıyla Dünya Çiftçiler günü olarak kutlanması kabul edilmiştir.

Kısaca çiftçilerin eksiklerine ve yapılması gerekenlere dikkat çekmek amacıyla kutlanıyorsa da, eksiklikler her geçen gün dağ gibi artıyor ve tohumlar yok ediliyor.

Mutlu kalın...

Fıkra;

Cenevre Tarım Konferansında’ katılımcıların her biri yaptıkları çalışmaları ve gerçekleştirdikleri verim artışını anlatıyormuş.

Sıra bizim Temel'e gelmiş.

Temel;

-Kuru fasulyeye gül aşıladık demiş...

-Peki, bunu niye yaptınız...

-Yellenince gül kokayiii...

Günün sözü;

İşinizi kendiniz yönlendirmezseniz, sizi dışarı doğru yönlendirirler. C. Forbes

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün