Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

‘Bir şey’ yap güzel olsun....

6 Temmuz 2019 Cumartesi 11:16 Güncelleme : 6 Temmuz 2019 Cumartesi 11:16

Dünya da tüm güzelliklere sahibiz. Ancak, kirletenler de çok ne yazık ki. Ve biz o güzellikleri kirleteni de güzelleştiririz içimizde ki sevgiyle. 
Yaptığımız zerre kötülük bile bir gün gelir bize döner diye düşün. O zaman yapamazsın belki.
Yapmak istediğimiz bir şey niye güzel olmasın ki? 
Neden değdiklerimiz, dokunduklarımız mutlu olmasın? 
Şu hayatta en güzel şey birilerine yardım ederek paylaşmak değil midir?
*
“Bir şey yap. Güzel olsun. Çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. 
Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör. 
Veya beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla. 
“Ama hep güzel şeyler olsun.” Der Şems-i Tebrizî. 
Bir şey yap güzel olsun o zaman.
Sende katıl güzelliklere.
*
İşte bu nedenle, şehrimizi daha da yaşanabilir hale getirmek için ‘haydi toplu taşımaya’ diyoruz.
Haydi toplu taşımaya!
Hayat şartları, akaryakıta olan zamlar, her geçen gün toplu ulaşımın daha da iyileştirilmesinin ve artırılmasının gerekli olduğunu bize bildirmekte.
‘İzmir’imize yeni bir metro hattının da yapılmasının gündemde olduğu şu zamanda toplu ulaşımın öneminin bu sayede daha da anlaşılacağını ve önemseneceğini düşünüyorum.
*
Ancak, sadece halk için değil toplu taşımanın sık kullanılması isteği.
Halk otobüsüne binen başkanlar, bürokratlar da istiyoruz artık.
Bir şey yap güzel olsun o zaman.
Hele ki bazı belediyelerde düzine düzine araçlar, ortada olmayan araçlar bizi daha da düşündürmüş iken istiyoruz ki, ülkemiz şatafattan kurtulsun.
İşte o ‘bir şey’ hep var önümüzde.
*
Artık o şatafat merakınızı atın.
Sıra sıra arabalarla gezmekten kurtulun. Halk içinde halkla olmasını bilin, değeri iyi ölçün, tepeden bakarak işlerin yürümeyeceğini öğrenin istiyoruz.
Neden mi?
O ‘bir şey’ için.
O ‘bir şey’in güzel olması için.
Değişimin içine girmemiz için.
Sizin de değişimin içinde olmanız için.
*
Gördünüz şatafatın sonu nerelere uzanıyor.
Bir çok çalışan nasıl kullanıyorsa toplu taşımayı sizde kullanın bürokratlar.
O binlerce makam araçları ekonomiye nasıl da ilaç gibi gelir görün.
Alternatifleri artırın.
“Ulaşım sisteminin yeniden tasarımı”nı yapın.
Ülkede, şehirde, ilçede, kendinizde.
O tasarım o ‘bir şey’ için olsun.
Adını siz koyun.

*
‘Bir şey’ demedik.
‘Güzel olacak’ dedik.
Diyoruz.
‘Şatafat’ bitsin ‘güzellik’ gelecek diyoruz.
Yıllarca sustuk.
Ancak istiyoruz. 
Toplu taşımada tüm başkanları, bürokratları sık sık görmek istiyoruz.
Vatandaşın içine inmelerini, onları solumalarını istiyoruz.
Sorun varsa yerinde görmelerini istiyoruz.
*
Biliyoruz ki, bir sistemin desteklenmesi için illa ki etkin olması gerek.
İstiyoruz ki; birçok güzel vasıfları taşıyan başkanlar, bürokratlar, yöneticiler, halk içinden gelen politikacılar, halk ile bütünleşebilmeli. Bütünleşemiyorsa ortada sorun var demektir.
Biliyoruz ki, bir şehirde bir ülkede vatandaşı ilgilendiren sistem değişecekse önce vatandaşa yerinde sorulmalı, sonra yaşanmalı, görülmeli, deneyimlenmeli.
*
Halk bilir çekilen zorluğu. 
Meşakkati bilir.
İşte halka inen yönetici biraz sabır ve biraz da iyi hesap ile bizi düzlüğe çıkarabilir. 
Tüm şehirler daha yaşanabilir mekanlar yaratabilir.

*
Deneyimleyin!
Bakın ki gerçek ‘halk’ ta.
Halkın içinde.
Hep beraber yaşayarak göreceğiniz oluşumlar halkın içinde.
Sevgi ile bir olmak halk ile. 
Umarım düzen tam oturur.
Umarım halkın içinde ki halk ile yüzleşilir de biz de güzel ülkemizin düzenini yazarız...

*
Evet.
Beklentilerimiz ile halk içindeniz.
Beklentilerimiz ile halkız.
Evet. Güzel günler yakında.
Biz sesiz.
Biz dilleneniz.
Biz siziz.
Siz biz.
Biz ‘bir şey’iz.
*
Don Miguel Ruiz’in ‘Dört Anlaşma’ adlı kitabı var.
Bu dört anlaşma nedir peki?
- Kullandığın kelimeleri özenle seç.
- Hiçbir şeyi kişisel algılama.
- Varsayımda bulunma.
- Daima yapabildiğinin en iyisini yap.

Haydi kolay gele....


Dip notlar; 

‘Halk’tan da bekleyelim...
Ancak, her ne kadar başkanlar, politikacılar, bürokratlardan büyük beklentimiz olsa da halkı da unutmayalım. Onlardan da büyük beklentilerimiz var.
Gelişmiş ülkelerde insanların birbirlerine karşı ve yaya sürücü ilişkisinde saygılı davranışlar sergilediğini hatırlatarak bu yönde beklentimiz var.
Bütün kuralları içine sindirebilmek ve uyum sağlamak konusunda beklentimiz var.
Trafikte kuralsızlığa yer olmamalı.
Sürücüler yayalara yol vermeli. 
Yayalar yaya geçitlerini kullanmalı ki, sürücüleri  zorda bırakmamalı.
Sürücü ve yaya için basit kural olan kırmızı ışıkta geçilmemeli.
Bunlar olması gereken, bizler için oluşturulan kurallardır.
Aslında, trafikte bu kurallar her ne kadar yasa gereği olsa da,  genel kültür gereğidir de. Şehir içinde düzgün yaşamak görgü gereğidir.
Adaptır.
Saygıdır.
Toplu taşımada taşkınlıklar, medeni davranışlardan gittikçe uzaklaşılması da üzücü. İşte halktan bu yönde de beklentilerimiz var.
Saygısızlık, düşüncesizlik yerini birbirini düşünen, sınırlarını geçmeyen bireylerin saygılı davranışlarına, sözlerine bıraksın.
Bu nedenle halk olarak da saygı genel kuralımız olmalı. 
En ufacık problemde sarıldığımız sözler küfür sözleri olmamalı.

Yeniler...
Gelelim İzmir de düşünülen yeni metro hattına. Bu yönde olumlu her şeye açığız. Yapılması gerekli güzergahtı. İyi düşünülmüş. 
Ancak bu hattan önce bağlantılı mevcut tramvay hattının da daha bir çok açıklarının olduğunu görmelisiniz.
Bu konuda trafik düzenlemeleri ve gerekli iyileştirmelerin yapılması hepimizin yararına. 
Bazı otobüs hatlarınının duraklarını kaldırmak, tramvaya ağırlık vermek iyi, güzel de yetersiz.
Önce tıklım tıklım yolculuk etmekten kurtarılmalıyız. 
Çok sıkıntılı bir durum şehrimiz için. 
Özellikle de yavaş hareket etmesi mevcut güzargaha bir diğer eksi özellik katmakta.
Bizim şehrimizin en güzel ulaşımı bence deniz ulaşımı. 
Bu konuda da aktif değişimler bekliyoruz yerel yönetimden.
Nasıl ülkemiz denizlerle çevrili olduğu halde denizimizden, ürünlerinden, deniz sporlarından fazla yararlanamıyor, kendimizi bu yönlerde geliştiremiyorsak, deniz ulaşımında da fazla iyi değiliz maalesef...
Deniz ulaşımını ve denizlerimizi iyi kullanmak için çok iyi çalışmalar beklentimiz. Var olan kopukluklar düzeltilmeli. 
Zaman kayıpları giderilmeli.

Mutlu kalın...

Fıkra; 
Temel araba sürerken kırmızı ışıkta geçmiş. Tabii bunu gören polis Temel'i durdurmuş. Polis:
– Ehliyet ve ruhsat beyefendi!
Temel:
– Verdunuzda mi isteysunuz...

Günün sözü; 
"Roma neden yıkıldı?" sorusuna Cicero’nun cevabı: Çok ve güzel konuştuk, fakat bilgisizdik! Cicero...
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün