Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Büyüme parametreleri ve Türkiye

13 Ocak 2020 Pazartesi 10:20 Güncelleme : 13 Ocak 2020 Pazartesi 10:20

Büyüme dediğimiz kavram aynı zamanda küresel ölçekte dünya ticaret hacmini belirleyen en önemli parametre. Dolayısıyla ülkemizin büyümesinin alt kalemlerini belirleyen diğer bir unsurunda  küresel büyüme ve tabi ki de küresel ticaret hacmi  olduğunu söylesek hata etmemiş oluruz. 
Örneğin ülkemiz büyümesini etkileyen parametreler; iç taleple büyüme, dış taleple büyüme  veya iki talebin beraber artması diyebiliriz. O zaman ülkemizi 2020 senaryoları dahilinde küresel büyüme tahminleri ile birlikte değerlendirelim. 


DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ (DTÖ) 
BAĞLAMINDA DEĞERLENDİRİRSEK

Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) bağlamında küresel ticareti değerlendirdiğimizde, dünya pazarlarını iki başlık altında değerlendirebiliriz.
Bunlardan birincisi “Gelişmiş ekonomilerin ihracatı” olarak düşünürsek, 2019 yılında gelişmiş ülkelerin ihracatı artmadı  desek yeridir.  Dünya Ticaret Örgütü’nün analizlerine göre, yıl genelinde ancak yüzde 0.4’lük bir büyüme gerçekleşmiş. 2020 yılında ise, gelişmiş ekonomilerin ihracatı yüzde 2.2 artış gösterirken ithalat yüzde 1,2 oranında artacak. 
İkincisini bağlamda  “Gelişmekte olan ülkeleri” değerlendirirsek , 2020 yılında  ihracatlarını % 3.4 artıracak ve ithalat oranlarını ise % 4,3 oranında artacak. 
Peki bu tüm bunlar neden bizim için önemli. Çünkü 2020 yılında yüzde  5lik bir büyüme performansı hedefi koyan hükümet bu bağlamda iç talep ile mi, yoksa dış talep ile mi büyüyecek? Sorusunun cevabında bu öngörüler bizlere kritik bir yön vermekte. 


DÜNYA BANKASI VE IMF TAHMİNLERİ 
DOĞRULTUSUNDA GİDERSEK

IMF en son yayımladığı Türkiye raporunda 4 yıllık perspektifte; Türkiye ekonomisinin hızlı büyüme özelliğinin  2020-2024 döneminde yüzde 3 ve üzeri büyüme oranları ile gerçekleşebileceğini belirtirken, En son yayımlanan Dünya Bankası raporunda ise; 2020 büyüme tahmini yüzde 3, 2021 yılı büyüme tahmini ise yüzde 4 seviyesinde tuttu. Küresel büyüme açısından ise bu tahminlerde de Türkiye’nin büyümede pozitif ayrıştığını net bir şekilde belirtildi. 


DIŞ TALEBİ ANLAMAK İÇİN 
Büyüme de kritik soru ise, ülkemiz için tahmin edilen büyüme oranlarının gerçekleşmesi yada hükümetin büyüme hedeflerine ulaşması dış taleple gerçekleştirebilir mi? sorusudur.
Dünya Bankasının tahminlerine tekrardan dönersek;  Dünya Bankası, küresel ekonomik büyüme beklentisini 2019 için yüzde 2,6’dan yüzde 2,4’e, 2020 için yüzde 2,7’den yüzde 2,5’e, 2021 için ise yüzde 2,8’den yüzde 2,6’ya çekti. Buradan net bir tablo küresel büyümenin önümüzdeki 3 yıl için düşük seviyelerde olacağı yönünde. 
Avro Bölgesi’nin büyüme projeksiyonları ise 2019 için yüzde 1,2’den yüzde 1,1’e, 2020 yılı için yüzde 1,4’den yüzde 1,0’e düşürülürken 2021 için yüzde 1,3 seviyesinde bırakıldı.
Dünya Ticaretinin belirleyicileri  olan ABD ve Çin’e baktığımızda ise; Çin'e yönelik büyüme tahminleri 2019 yılı için yüzde 6,2'den yüzde 6,1'e, 2020 için yüzde 6,1'den yüzde 5,9'a, 2021 yılı için ise yüzde 6'dan yüzde 5,8'e çekildi.
ABD’nin büyüme beklentisi 2019 için yüzde 2,5’ten yüzde 2,3’e düşürüldü fakat 2020 için ise büyüme tahmini yüzde 1,7’den yüzde 1,8’e, 2021 yılı için ise yüzde 1,6’dan yüzde 1,7’ye yükseltildi.


BÜYÜME BEKLENTİLERİNE 
TEKRAR BAKARSAK 

Küresel ticaretteki belirsizlik, ticaret savaşları ve jeopolitik riskleri gölgesinde küresel ticarette artış, geçen yıla göre azda olsa  beklenmekle birlikte, küresel büyüme oranlarının özelikle 2020 yılındaki düşüş tahminleri bizim ülke olarak, gerek uluslararası kuruluşların tahminleri ve ülkemizin hedeflediği büyüme oranlarına dış talep ile ulaşamayacağımız net bir şekilde göstermekte. 


O ZAMAN İÇ TALEPLE 
Mİ BÜYÜYECEĞİZ?

Evet, şu anki tablo tam da onu göstermekte. Burada sorulması gereken diğer bir  soru ise; iç taleple büyümenin maliyeti ne olur? Sorusudur. Kısaca iç taleple büyümenin temelde 2 ana  maliyeti olur. Bunlar; 
İthalatın artması ve dış açık ve dolayısıyla cari açık oranlarının artması 
İç talebin artması aynı zamanda enflasyonu tetikleyeceğinden artan enflasyon oranıdır.
SONUÇ: Ekonomi bir tercih bilimidir. Alınan her kararın hem getirisi hem de götürüsü olmakla birlikte, fırsat maliyetleri  işin detaylarını belirleyen unsurdur.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün