Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

YARIN ARİFE

9 Ağustos 2019 Cuma 08:35 Güncelleme : 9 Ağustos 2019 Cuma 08:35

 Değerli okuyucularım,
  Bildiğiniz gibi Müslüman Türk milleti olarak Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı olmak üzere  iki dini bayramımız vardır. Biz Ramazan Bayramı'nı iki ay 10 gün kadar önce kutladık. Şimdi sıra Kurban Bayramı'ndadır. Yarın yani 10 Ağustos cumartesi günü, Kurban Bayramı Arifesine, 11 Ağustos Pazar günü de  Kurban Bayramı'na ulaşacağız inşallah. Bilindiği gibi dört gün sürecek Kurban Bayramı 14 Ağustos Çarşamba günü akşamı sona erecek.
  Gazete Yenigün olarak şimdiden değerli okuyucularımızın Kurban Bayramı Arifesini ve Kurban Bayramlarını  kutluyoruz. Ve C.Allah’ın  bizlere böyle Mübarek bayramlara, aylara, gün ve gecelere en sağlıklı, en hayırlı şekilde, bütün okuyucularımızla ve bütün sevdiklerimizle birlikte, tekrar tekrar kavuşturmasını diliyoruz.
  Bir dileğimiz de, Müslüman kardeşlerimizin, Kurban Bayramı günlerini en sevinçli, en neşeli şekilde kutlamalarıdır. Öyle tahmin ediyorum serinleyecek yerlere gitmeye, eş ve dostlarını ziyaret etmeye, Sıla-i rahim ziyaretinde bulunmaya çalışacaklardır. Onlara bu satırlarımızdan dikkatli olmalarını, acele etmemelerini, tatsız ve hiç istenmeyen kötü olaylara, kazalara sebebiyet vermekten kaçınmalarını önemle hatırlatıyoruz.
  Hemen şunu da ilave edelim; bayram bütün vatandaşlarımızın bayramıdır. O bakımdan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ama Hıristiyan ya da Yahudi veya diğer dinlerden olan değerli vatandaşlarımıza da, Müslümanların bayramı olan bu bayramın, kendilerine tanıdığı tatil fırsatını en güzel şekilde değerlendirmelerini diliyoruz. İnşallah Müslüman kardeşlerimiz gibi onlar da  bu tatil fırsatını, ülkemize insanlarımıza daha  güzel hizmetler vermek için dinlenme, enerji ve güç toplama fırsatına dönüştürürler. Bu dini bayramımızın Onlara da  iyilikler, güzellikler getirmesini diliyoruz.
 
BİZLERİ ARİFE VE BAYRAMA  
KAVUŞTURAN ALLAH’A 
ŞÜKRETMEYİ UNUTMAYALIM

  Bundan iki ay 10 gün kadar önce kutladığımız Ramazan Bayramı'ndan sonra, inşallah 11 Ağustos Pazar günü de ikinci dini bayramımız olan Kurban Bayramı'nı kutlayacağız. Bizleri bugünlere sağlık ve sıhhat içinde ulaştıran Allah’a şükretmemiz, yani bir teşekkür etmemiz gerekiyor. Allah’a şükretmeyi, O’na hamd ve senada bulunmayı unutmamız gerekiyor. Sağlık gibi, sıhhat gibi ve diğer verilen bütün nimetlere şükretmeyi bilmemiz, Allah katında ecrimizi yükseltecek ve  yolumuzun hayırlı bir şekilde açılmasını sağlayacaktır.
  Çünkü C.Allah Kuran’da, “İnsanların çoğunluğu şükretmez. Her şeyin müsebbibinin Allah olduğunu  nasıl unuturlar.” (Bakara-243) buyurarak şükredilmesini ve bunun unutulmamasını istiyor. Yine Araf Suresi 10. Ayetinde de, “Ey kullarım! Verdiğim o kadar nimetime karşılık  ne kadar az şükrediyorsunuz” buyurarak şükreden insanın az olduğunu da bildiriyor. Öyleyse Allah’a şükretmeyi unutmayacağız. Çünkü C. Allah böyle istiyor. Şükredildiğinde de mükâfatını göreceğimizi bildiriyor. Yine Kuran’da, şükredin ki nimetimi artırayım buyuran  Allah-ü Teâla’dır. Ali İmran-144, 145, Nisa-147 ayetlerinde, şükreden kullarına daha çok nimet vereceği vadini yapmaktadır. Bu mükafatı da akıldan çıkarmamak gerekiyor. Öyleyse şükür, unutulmaması gerekir. 

ARİFE GÜNÜ'NE ULAŞAN
BİR MÜSLÜMAN NE YAPMALIDIR?

  Arife gününe ulaşan her Müslüman, bayram hazırlığını yapmaya çalışır. Çocukları için, Anne ve babası için, bayram ziyaretine gelecek misafirleri için hazırlıklar yapar. Bayramlar çocuklar için denilir. O bakımdan  çocuklarımızı sevindirecek yapmamız gerekenler ne ise, o yapılmalı ve sonuç olarak çocuklarımıza bayram, hem sevdirilmeli hem de sevindirilmelidir. Hediyeler, yeni bayramcalık elbise ve ayakkabı gibi şeyler yani onları neler sevindirecekse onlar yapılmalıdır.
  Anne ve babalarımız da bayramlarda unutulmaması gerekir. Arife günleri onlar için de alınacak bir hediye varsa, o da alınmalıdır. Ziyarete gelecek misafirlere neler ikram edilecekse o tür hazırlıklar da Arife gününde yapılmalıdır.
  Tabi ki bayram, kurban bayramıdır. O bakımdan kurban kesecek olanlar,  kurbanlarını da Arife gününden ayarlamalıdırlar.
  Namazlarımızda yapılacak olanlar da vardır. Arife gününden itibaren başlayarak beş gün süre ile farz namazlarından sonra teşrik tedbiri de getirilmelidir.

ARİFE GÜNÜ'NDEN BAŞLAYARAK 
BEŞ GÜN SÖYLENECEK OLAN
TEŞRİK TEKBİRİ NEDİR?

  
  Teşrik Tekbiri, Kurban Bayramı süresince camideki cemaat’ın, farz namazlarından sonra, bütün hepsinin iştiraki ile yani koro halinde söylediği ve Arife gününden başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar da yani 23 farz namazın arkasından da söylemini sürdürdüğü tekbirlere,  Teşrik Tekbiri denir. Hepimizin de bayramlar da, bayram namazlarında söyleyerek geldiğimiz bu tekbirin Arapça ifadesi ile söylemi: “Allah-ü Ekber Allah-ü Ekber, Lâ ilahe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillâhil hamd” şeklindedir. Anlamı da: Allah en büyük olandır. Allah en büyük olandır. Allah’tan başka tanrı yoktur. Allah en büyük olandır. Hamd ve şükür Allah içindir. Kurban Bayramlarında teşrik tedbiri dediğimiz bu tekbir, Arife günü ile birlikte beş gün devam ettirilir.

KİMLER KURBAN KESMELİDİR? 
MÜKELLEF SAYILAN KİMLERDİR?

  Tabi ki kurban kesmenin de şartları vardır. Öncelikle kişinin oturacağı kendisine ait bir evinin, 
ihtiyaç olan zaruri ev araç ve gereçlerinin olması gerekir. Bu da yeterli değildir. İlaveten çalışıyorsa işinde kullanılan her türlü malzemenin kışlık ve yazlık elbiselerinin bir senelik de yiyecek ve içeceğinin hazır olması gerekir.
  Bu saydıklarımız da yeterli olamaz. Bütün bunlar dışında kişinin 96 gramın üzerinde bir altının veya 565 gram gümüşünün de olması gerekir. Eğer kişinin gücü bu rakamlarda ise ve aşağıda sayacağımız diğer şartlara da sahipse o takdirde kurban kesmekle mükellef olur.

Kurban kesebilmek için gerekli şartlar:

  1) Zengin olacak. Yani yukarıda saydığımız kendisine ait bir evi, evin eşyası, yazlık kışlık elbiseleri, ayrıca işiyle ilgili yukarıda sayılan araç ve gereçlere sahip olacak.  
  2) En az 96 gram altını ya da 565 gram gümüşü olacak. Yahut da bunlara denk parası ve ya da bunlara eş değer maddi varlığa sahip olacak. (96 gram altının yaklaşık değeri 25 bin lira civarı)
  3) Bir yıllık yiyeceği içeceği de hazır olacak.  
  4) Kişi akıl baliğ dediğimiz yaşa gelmiş olacak. Yani bugünkü ifade ile en az 18 yaşına gelecek. Çalışır, kazancını sağlar durumda da olacak. Kişi 18 yaşını geçse de, babasının parası ile geçinir durumda ise, ona kurban düşmez.
  5) Bir yerleşim bölgesinde de oturur,  orada ikamet eder olacak. Yani belli bir mekânı, yeri, yurdu olacak.
  6) Aklı başında ve sağlıklı olacak.
  7) Hür olacak. Yani esir veya başka bir şekilde özgürlüğünü kaybetmiş olmayacak. Bu şartları taşıyanlar vacip olan kurbanı kesmekle mükellef sayılır.


 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün