Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Şeytan ile cin aynı şey midir?

15 Kasım 2019 Cuma 15:03 Güncelleme : 15 Kasım 2019 Cuma 15:03

Cinlerle şeytanlar aynı şeyler değildir. Benzerlikleri, görünmemeleri ve vahiyden başka da hiçbir kaynaktan bilgi alınacak durumda olmamalarıdır. Bizler hem şeytanların, hem cinlerin ve hem de meleklerin varlığına, tek kaynak olan vahiy yolu ile ulaşıyoruz. Vahiy yolu ile nazil olan Kuran-ı Kerim'e göre dünyamızda, duyu organlarımız ile görülmeyen ruhani ve nurani yapıda üç varlık vardır. Bunlar da melekler, cinler ve şeytanlardır. Kuran’dan öğrendiğimize göre bu üç varlıktan ikisi yani cinlerle şeytanlar, dünyada ve dünyanın değişik bir boyutunda, insanları görecek ve izleyecek bir yerinde yaşamaktadır. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi cin ve şeytan aynı şey değildir. Farklı görevleri ve farklı yaratılış amaçları olan varlıklardır.

KURAN ŞEYTANI 
NASIL TANITIR?

Kuran-ı Kerim şeytanı, cinlerin cinsinden olan ve Adem aleyhisselama, Allah’ın emrine rağmen secde etmeyerek lanetlenen varlıklar olarak tanıtır. Şeytanların reisinin de yani baş şeytanın da İblis olduğu bildirilir. Bakara Suresi 34 Ayetinde “Hani biz meleklere, Adem’e secde edin demiştik. İblis hariç hepsi secde ettiler. O yüz çevirdi. Büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu” (Bakara-34) buyrulması, şeytanların Allah’ın emrine ters düşen varlıklar olduğunu ve reislerinin de İblis olduğunu göstermektedir. Ama ateşten yaratılmış olmaları açısından da cinler sınıfına dahil olarak görülür. Bu anlayışı, Kehf Suresi 50.Ayetinde de görürüz. Bu Ayette C.Allah,“İblis cinlerdendi ve Rabbinin emrinden dışarı çıktı.” buyurarak İblisin(şeytanların reisinin) cinlerden olduğunu bildirir. İblis denilen ruhani varlık da şeytandır.
İblis denilmesinin sebebi, Allah-ü âlem, şeytanların reisi olmasından ileri gelmektedir. Tabi İblis denildiği zaman bütün şeytanların bu işin içinde olduğunu da bilmek gerekir.

CİNLER VE ŞEYTANLAR 
TEHLİKELİ MİDİR?

İkisi de yerine göre tehlikeli olarak görülür. Ama Kuran’da cinlerin içinde Müslüman olan, en azından zararsız olan cinlerin de olduğu haber verilir. Cin Suresi 15. Ayetinde, “Aranızda Müslüman olanınız da kafirliğe yöneleniniz de vardır”(Cin-11) buyrulması bu durumu anlatmaktadır. Dolayısı ile cinlerin hepsi tümüyle tehlikeli değildir. Ama şeytanların hepsi, cennetten kovulmasına insanlar sebep olduğu için, bunun öcünü almak istedikleri için tehlikelidir. Ve insana ebediyen düşmanlık yapmak ve tüm insanları cehennemlik edebilmek için ant içmiştir. İnsanlara düşmanlık yapmak için uğraşmak açısından değerlendirme yaparsak, şeytanların çok daha tehlikeli olduğunu söylememiz gerekir. Çünkü, cinlere zarar verilmedikçe, mekanlarına girilmedikçe insanlara kötülük yapamazlar. Ama şeytanlar öyle değil. Şeytanlar, insanlara kötülük yapmak için Allah’tan kıyamete kadar müsaade almıştır. Ve şeytan, kötülük yapmak için yetkilidir. Hicr Suresi 36. Ayetinde şeytanın,”Rabbim insanların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver” diyerek Allah’tan mühlet istediği, C.Allah’ın da aynı surenin 37 ve 38.Ayetlerinde,“Vakti sadece benim tarafımdan bilinen kıyamete kadar sen mühlet verilenlerdensin” buyurarak şeytana o mühleti verdiği şeytanın da “Rabbim beni lanetlemene karşılık, ben de andolsun ki yeryüzünde, her türlü kötülüğü onlara güzel göstererek, ihlaslı kulların hariç hepsini yoldan çıkaracağım” dediği anlaşılmaktadır.
Kuran’daki bu bilgilendirmeler ışığında konuşursak, şeytanların çok tehlikeli varlıklar olduğunu söyleyebiliriz. Şeytanın insanlar için çok açık bir düşman olduğunu, ona karşı çok çok dikkatli davranmamız gerektiğini Kuran'da bildiriliyor. Fatır Suresi 6.Ayetinde “Şeytan sizin düşmanınızdır. Siz de onu düşman sayın” buyrularak şeytanın insanlar için ebedi ve ezeli bir düşman olduğunu, bizim de onu düşman olarak görmemiz gerektiğini çok açık bir şekilde bildirmektedir.

HER İNSANIN BİR 
ŞEYTANI VAR MIDIR? 

Kuran-ı Kerim ve Hadis-i Şeriflerden anladığımıza göre her insanın bir şeytanı vardır. Ve sürekli onun yanındadır. Ve aynı zamanda da onu yanıltma peşindedir. İbn-i Mesud’a dayandırılan bir hadisten anladığımız kadarı ile ashaptan peygamberimize şu soruyu soranlar oluyor: “Ya Resulullah, kişilerin şeytanları ayrı ayrı mıdır? Diye. Peygamberimiz de İbn-i Mesud’ un rivayetine göre, bu soruya şöyle cevap veriyor: “Evet her insanın onu tuzağa düşürecek bir şeytanı vardır.  Sizden her birinizin de bir şeytanı olduğundan şüpheniz olmasın” buyuruyor. Sahabeler Peygamberimize, “Ya Resulallah! Sizin de bir şeytanınız var mı?” diye tekrar bir soru daha soruyorlar. Peygamberimiz de“Evet benim de bir şeytanım var. Fakat Allah-ü Teâlâ bana yardım etti ve benim şeytanım İslamiyet’i kabul ederek Müslüman oldu. Onun için de o, bana yalnız iyiliği sağlar durumdadır.” buyurduğu anlatılır. Bu cevaplar karşısında anlaşılan odur ki, herkesin, kişiyi saptıracak bir şeytanı vardır ve her anda insanı yanıltmak, günah işletmek için mücadelesini sürdürmektedir. Tabi ki şeytana karşı çok ama çok dikkatli olmak gerekiyor.

ŞEYTANIN ŞERRİNDEN KORUNMAK 
İÇİN NELER YAPMAK GEREKİR?

Kuran-ı Kerim ve hadislerden anladığımız kadarı ile cinlerle şeytanların en korktuğu şey “Eüzü” duası ile (Euzübillahimineşşeytanirracîm) (Şeytanın şerrinden Allah’a sığınırım) Besmele Ayetidir. Bir mümin şeytanın şerrinden korunmak isterse Eüzü ve Besmeleyi hiç bırakmayacaktır. Peygamberimiz Hz. Enes’ten nakledilen bir Hadis-i Şerifinde,“Her kim şeytanın şerrinden korunmak isterse Allah’a sığınması gerekir. Bunun için de her gün, Eüzü ve Besmeleyi 10 defa okuması yeterlidir. O takdirde, Allah o kulunu korur.”  

ADEM(AS) İLE HAVVA VALİDEMİZİN 
CENNETTEN KOVULMASI 

Şeytan, cennetten kovulmasına sebep olan insanoğluna açtığı savaşa dayanarak işe, Âdem Aleyhisselam ile Havva Validemizden başlamıştır. Onları cennetten kovdurmak ve öcünün ilk raundunu alabilmek için çok hızlı bir çalışma başlatmıştır. Cennetten kovulduğu için, cennete girip de Âdem ile Havva Validemize ulaşamayacağını bilen şeytan, bunun çaresini aradı ve buldu. (Bazı müfessirlerin görüşüne göre) Yılana bazı vaatlerde bulunarak onu ikna etti ve yılanın içine girerek cennete girmeyi başardı. İslam uleması, yılanın yerlerde süründürülmesini bu sebebe bağlar. Yoksa yılan, ayaklı bir canlıydı.
C. Allah, cennette olan Âdem Aleyhisselam ile Havva validemize, “Ey Âdem, sen ve eşin, cennette yerleşip dilediğiniz yerden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın. Sonra zalimlerden olursunuz” buyurdu. (Müfessirlerden, bu ağacın elma ağacı olduğunu, buğday bitkisi olduğunu söyleyenler var)
Cennete girmeyi başaran şeytan, Âdem ile Havva Validemize yaklaşarak, Araf Suresi 20.Ayetinde de belirtildiği gibi, “birbirlerine kapalı olan edep yerlerini göstererek onlara vesvese vermek için,(Ey Âdem, Ey Havva)  Rabbiniz size bu ağacı, sırf melek olursunuz veya (cennette) ebedi kalanlardan olursunuz diye yasakladı” dedi. Ve Araf Suresinin 21. Ayetinde de belirtildiği gibi her ikisine de: “Ve onlara, ben gerçekten size, doğru öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.”  Ve her ikisini de aldattı. Yemin ettiği için de, Âdem ile Havva inanmışlardı. İnandıkları için de, o yasaklanan ağaçtan meyve kopararak yemek istediler. Ama bu olay onların, Allah’ın emrini tutmamış olduklarını gösteriyordu.
Araf Suresi 22.Ayetinde bu durum şöyle anlatılıyor: “Böylece şeytan onları hile ile aldattı. (Âdem ile Havva) Ağacın dalından tuttukları anda, ayıp yerleri kendilerine göründü. (Ve utançlarından) Cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara, ben size o ağacı yasaklamadım mı ve şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi diye” nida etti.
Bunun üzerine çok ama çok çok üzülen Âdem Aleyhisselam ile Havva Validemiz, olayı anlamışlardı ama iş işten çoktan geçmişti. İlk raundu şeytan kazanmıştı. Çıkış yolu aradılar. Bunun için de Allah’a yönelerek:“Ey Rabbimiz, biz kendimize (soyumuza, sopumuza) zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz. (Bizi affet dediler) (Araf-23)
Bu af dileğine karşılık C. Allah’ın Araf Suresinin 24.Ayeti’nde Âdem ile Havva’ya şöyle seslendi: “Birbirinize (Şeytanla) düşman olarak (Cennetten) yeryüzüne çıkın. Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar (Kıyamete kadar) yerleşme ve faydalanma vardır). Orada (yeryüzünde) kıyamete kadar yaşayacak, orada öleceksiniz ve oradan (dünyadan) diriltilip çıkarılacaksınız.”
Bu ayetten, insanoğlunu cennetten şeytanın çıkarttığı ve ilk raundu da kazandığı anlaşılmaktadır.
Bu, şeytanın insanlardan aldığı en büyük öç olarak görülür. Allah daha tehlikelisinden korusun. Dünyada da şeytanlara karşı çok dikkatli olmak gerekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün