;
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Miraç Gecesi

20 Mart 2020 Cuma 10:26 Güncelleme : 20 Mart 2020 Cuma 10:26

Mirac, yükselmek, yücelmek anlamlarına gelmektedir. İslamiyet’te Miraç denildiği zaman Peygamberimizin Allah katına davet edilmesi sebebi ile gökyüzünün 7. Katına yaptığı gece yolculuğu ve  Allah Teâla ile yaptığı konuşma olayı hatırlanır.Bugün,Peygamberimizin yaptığı bu gece yolculuğu ile,huzura kabul edilişi üzerinde yani Miraç mucizesi üzerinde duracağız.
Kuran-i Kerimden anladığımıza göre bu gece yolculuğu Peygamberimizin isteğiyle değil de  Allah Teâla’nın daveti ile gerçekleşen bir yolculuktur.C.Hak, bazı delil ve sırları Resulüne göstermek için huzuruna davet etmiş ve bu gece yolculuğunun  gerçekleşmesi için de Mekke’den Kudüs’e,oradan da 7.kata kadar Peygamberimizi götürecek binek olarak Burak’ı, 7.Kattan kendi huzuruna gelmesini sağlamak için de Refref ismi verilen bineği görevlendirmiştir.
Bu Allah huzuruna yapılacak yolculuk, gece yolculuğu şeklinde olmuştur.Bunu İsra Suresinin 1. Ayetinden anlıyoruz.Bu sure, Peygamberimizin Allah huzuruna yaptığı gece yolculuğunu haber verdiği için gece yolculuğu anlamına gelen İsra ismini almıştır.
Bu Ayet-i Kerimeden şunu anlıyoruz. Demek ki Peygamberimiz Allah tarafından bazı delilleri göstermek ve bazı müjdeleri almak üzere huzura davet edilmiş ve peygamberimiz de önce Burak ile sonra da Refref ile Huzura  gece yolculuğu yapmıştır. Peygamberimizin yolculuğu, Mescid-i Haram’dan(Mekke’den) başlamış ve önce Mescid-i Aksa’ya(Kudüs’e)  ve Mescid-i Aksadan da Sidretül Münteha dediğimiz Allah’a ait bir kat olarak bilinen 7.kata yani Arşa ulaştırılmıştır.Peygamberimizin bildirdiğine göre, Mescid-i Haram’dan Arşa kadar Burak ile, Arşa,yani Allah huzuruna ise,  Refref ismi verilen ulaşım vasıtası ile yolculuk yapmıştır. 
 İsra Suresi 1. Ayetinde, Allah Teâla, konu ile ilgili olarak şu bilgiyi verir.“Kulunu(Pey-gamberimizi) bir gece, kendisine bazı âyetlerimizi(Delillerimizi,bazı sırlarımızı) göstermek için Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allâh, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir.” (İsrâ-1) Bu Ayet-i Kerimeden kesin olarak anlıyoruz ki Peygamberimiz,bazı sır bilgileri almak,bazı müjdeleri duymak  amacı ile,Allah tarafından huzura davet edilmiştir.Demek ki Miraç gecesi Kuran’da geçen bir gecedir.Bundan sonra olanları Sevgili peygamberimizin kendi ağzından,yani Hadislerden  öğrenelim. “Ben Kâbe’nin Hatim kısmında uyku ile uyanıklık arasında idim. Yanıma Burak bineğinin geldiğini ve Vahiy yolu ile de önce Mescid-i Aksa’ya oradan da Varlık aleminin son katı olan Sidretül Münteha’ya geldik.”buyuran Peygamberimiz,gökyüzünün katlarında da Hz. Yahya, Hz. İsa,Hz. Yusuf, Hz. Musa,Hz.İdris  ve Salih peygamberlerle de görüştüğünü,onlarla sohbet ettiğini  anlatır.

PEYGAMBERİMİZİN SİDRETÜL MÜNTEHA VE ALLAH KATINDA GÖRDÜKLERİ VE OLANLAR
     Peygamberimizin,varlıklar aleminin son katı olarak gösterilen Sidretül Müntehada ve Allah huzurundaki
Karşılaştığı olaylar ve Miraç olayına inanmayanlara Kuran’da verilen cevaplar,Necm Suresinin ikinci Ayetinden itibaren anlatılır.Tam bir bilgi sahibi olalım diye Ayetleri aynen alıyorum.”Resulüm Muhammed, sapmadı ve bâtıla inanmadı. O, arzusuna göre de konuşmamaktadır.”(Necm-2,3)” O’nun konuşması vahiyden başka bir şey değildir.” (Necm-4)” Çünkü (anlattıkları ve bilgisi) O’na güçlü, kuvvetli ve üstün yaratılışlı  (Cebrail’in, Allah’ın emri üzere) öğrettikleridir. Sonra en yüksek yerde  (Sidretü’l-Müntehâ’da) iken Muhammed Cebrail’i asıl şekliyle (tekrar ikinci def) gördü.” (Necm-2,7)
    Peygamberimizin Refref aracılığı ile 7.Kata,yani Allah katına çıkarılmasından sonra olanlarla ilgili olarak da Kuranda bildirilenler şunlardır.Allah’ın huzuruna çıkarılan Peygamberimiz durduğu yerde, C.Allah ile görüşmeyi beklerken bir anda perde gerisindeki Allah Teâla’yı,hissetti ve kalp gözü ile O’nu gördü.C.Allah’ın kendisine gittikçe yaklaştığını da hissetti.Bu, Necm Suresinin 8 ve 9. Ayetlerinde şöyle bildirilir.“Sonra (Allah, Resulüne  yaklaştıkça yaklaştı) yaklaştı ve tedellî etti.”(Bir tevazu içinde Resulünün yanına,indi)”(Necm-8 )Allah ve resulünün )araları, o kadar ki, iki yay arası kadar, hatta daha yakın hale geldi.”(Necm-9) Necm Suresi10.Ayetinde de “Bu yakınlaşma sonunda Allah, kulu ve Resulüne  vahyini bildirdi.”(Necm-10)) “(Kalp gözü ile) Gördüklerini, gözü yalanlamadı.”(Necm-11)”Allah Resulünün gördüklerini şimdi kendisiyle tartışacak mısınız.? ((tartışmayın)(Necm-12) “And olsun ki (Allah Resulü)), onu (Cebrâîl’i)Sidretü’l-Müntehânın yanında önceden (Esas şekli ile) bir defâ daha gördü.”(Necm-13,14)
”Cennetül Meva da Sidretül Müntehadadır.”(Necm-15) (Cennetül Meva,Şehitlerin meleklerin,ruhların bu-
lunduğu  tarifi imkansız güzellikte olan varlık aleminin sonudur)”Sidretül Müntehayı Melekler ve Allah’ın Nuru kaplamıştır.”(Necm-16)“Allah Huzurunda olan Muhammed’in, bu olağanüstü mucize karşısında) gözü kaymadı ve sınırı aşmadı” (Necm-17) ”Andolsun ki O,Rabbinin en büyük Ayetlerinden(delil ve sırlarından) bir kısmını gördü”  (Necm-18)
 MİRAÇ , PEYGAMBERİMİZİN EN BÜYÜK MUCİZELERİNDEN BİRİSİDİR
Miraç, tabi ki bir mucizedir. Hicretten bir buçuk yıl kadar önce, 621 yılı başlarında vukua gelmiştir. Hadis-i Şeriflerden öğrenildiğine göre Peygamberimiz  önce, Mescid-i Haram’dan (Mekke’de Kabe’nin bulunduğu o geniş ibadet yerinden) alınarak Burak ismi verilen binek ile Kudüs’ deki Mescid-i Aksa’ ya getirilir. Mescid-i Aksa’ dan da Allah katına çıkarılır. Ve yine melek  olarak da tanıtılan Refref ile Allah’ın katına ulaştırılır.
Peygamberimiz, kendi ifadelerinden anlaşıldığı kadarı ile, Allah’ı kalbi,kalp gözü ile görebilmiş ve sadece kalp gözü ile hissedebilmiştir. Bazı İslâm bilginleri, Allah’ı gördüğünü söylerler ve bu görüşlerinde ısrar ederler. Ama Hadislerden anladığımız kadarı ile Peygamberimizin Allah ile yüz yüze,karşı karşıya kalması diye bir durum vukua gelmemiştir.
  Peygamberimiz, Miraç olayının vukua geldiği akşamın sabahı, Müslüman olanları Mescid-i Harama çağırarak Miraç olayını onlara ve ne olduğunu merak ederek Mescid-i Harama  gelen Mekke’li müşriklere anlatmıştır.
Ancak Miraç olayı, Müşriklerin konuyu alaya almalarına, gülüşmelere sebep olmuştur. Hatta Müslümanlığı kabul edenler arasından bile dinden çıkanlar oldu. Çoğunluk bu olaya inanmamıştı. Bir kısım Müslümanlar da şüpheye düştükleri için toplu halde Hz. Ebu Bekir’e gidip durumu anlattılar ve Ebu Bekir’e,  Miraç’a inanıp inanmadığını sordular.
Hz. Ebu Bekir,“Ben Hz. Muhammed’e, onun peygamberliğine tereddüdsüz inanıyorum. Değil Miraca, daha ötesini dahi tasdik ederim. Eğer bunları söyleyen Hz. Muhammed ise şüphesiz doğrudur. Sizler de buna inanın“ dedi.Hz. Ebu Bekir’e, ”Ebu Bekir-i Sıddık” denilmesinin sebebi, Hz. Muhammed’ in her şeyine tereddüdsüz inanmasındandır.

PEYGAMBERİMİZİN MİRAÇ İLE İLGİLİ GÖSTERDİĞİ MADDİ DELİLLERDEN BAZILARI
Peygamberimizin Miraç’a çıkması olayı o zaman ki bazı çevreler de tereddüdler uyandırdığı için, olayı açıkladığı Mescid- i Haram’ da  toplanan Müşrikler tarafından sorguya çekildi.
Kervanı olanlar, kendi kervanlarını görüp görmediğini, kervanın ne durumda olduğunu sordular.Peygamberimiz Kervanı anlattı ve “Kervanın başında boz bir devenin olduğunu Güneşin doğuşu ile birlikte kervanın Mekke’de olacağını” söyledi.Kervan o saatte orayı ulaştı ve görüldü ki  verilen bilgiler doğrudur.
Mescid-i Aksa’ yı iyi tanıyanlar vardı. Orası hakkında bilgi istediler. Kaç kapısı var,kaç penceresi var gibi sorular soruldu.Peygamberimiz,bütün soruları cevapladı.Buna rağmen Müşrikler yine de iman etmemekte direndiler.

MİRAC GECESİ NASIL İHYA EDİLMELİDİR:
Tabi ki böylesine önemli ve mübarek olayın zuhur ettiği bir gecede, günahlarından arınmak isteyen müminler, bu gecenin af ve mağfiretinden istifade edebilmek için dua etmelidirler.Hadislerden edinilen bilgilere göre, öncelikle yapılması gerekenin, o gecenin özellikle yatsı namazlarını camilerde kılmaya çalışmalıdırlar. Bilindiği gibi camilerde, cemaatla kılınan namazların yalnız kılınan namazlardan 27 kat daha makbuldür. Onun için camilere gitmek de büyük fayda vardır. Camilere gidilirse, hem Müslümanlarla beraber olunacaktır, hem de daha fazla derecede sevap kazanılacaktır. Bu İslâm Dininin bir kuralıdır. Ancak burada camilere gidilmesinin istenme amacı, Müslümanlarla beraber olmak, bir şenlik ve bayram havası yaratabilmektir.
Kandil gecesine toplu bir rağbetin olması, karşılıklı kutlamaların olmasını, camilerde de mevlit okunması, Kuranlar okunması, dualar yapılması, Müslümanların camilere koşmasına  ve  geceyi bir şenlik havasında  kutlamalarına sebep olmaktadır.  
Miraç gecesinde daha fazla sevaba ulaşmak isteyenler, 12 rekâttan oluşan ve her rekatta Fatiha’dan sonra 10 kere ihlas-ı Şerif okuyarak gecenin namazını kılabilirler. Yapacakları dualarla da, C. Allah’tan istekte de bulunabilirler. Bu namazlarda genel tasvibe göre, her iki rekâtta bir selam verilerek devam edilmesidir.
Allah’a dua etmek, tövbe ve istiğfarda bulunmak, Mirac Gecesi namazı kılmak tabi ki, kişinin daha fazla sevaba kavuşma isteğiyle ilgili ibadetlerdendir. Bunlar zorunlu olan ibadetlerden de değildir. Kişi isterse yapacaktır.
Ayrıca, kandil gecelerinde kılınacak namazlar, tolu halde de yani cemaatle kılınacak namazlardan da değildir. Kişiler bu tür namazları, kendi kendilerine kılmaları gerekir.Bu gece yapılacak dualarla da Müslümanlar Allah’tan, Ailesinin ve yakınlarının sağlığı, selameti yanında milletinin ve devletinin de aynı şekilde, selameti için istekte bulunmalıdırlar.

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün