Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Mevlit Kandili nedir?

8 Kasım 2019 Cuma 09:50 Güncelleme : 8 Kasım 2019 Cuma 09:55

İslâm Dininde mübarek görülen gün ve geceler vardır. İslam âlemi yaşamlarına giren özellikle 8 mübarek gün ve geceye çok önem ve değer verir. İnsanlarımız, bu mübarek gün ve geceleri,ailecek ve toplum halinde kutlarlar. Hatta bugün ve geceler için önceden hazırlık yaparlar, sevinçle karşılarlar. O gün ve gecelerde toplu halde kutlamalar yapabilmeleri için de camilere koşarlar. Toplu halde kılınan namazların, yapılan dua ve ibadetlerle, okunan Kuranların feyzinden yararlanmaya çalışırlar. Bu mübarek gün ve geceleri sevinçle karşılarlar. Birbirlerini, en azından mesajlarla kutlarlar. Kandil simidi alırlar. Camilere gidemeyip de evlerinde bile kalsalar, televizyonlarda okunan  mevlitleri, Kuran'ı, yapılan vaaz ve nasihatleri dinlerler.
Bu 8 mübarek gün ve geceden birisi, bugün kutlayacağımız Mevlit Kandili'dir. Mevlit Kandili peygamberimizin doğum gününü temsil eden kutsal ve mübarek gecedir. İşte biz bugün o mübarek kandil gecesini kutlayacağız. Bu sebeple üzerinde duracağımız konu da, Mevlit Kandili olacaktır. 
Mevlit Kandili'ni anlatırken Mevlit Kandili niçin kutlanır,Mevlit Kandili'ne ulaşan bir Müslüman ne yapmalıdır, yapacağımız özel ibadet ve dualar var mıdır, Mevlit Kandili gecesi nasıl geçirilmelidir, Müslümanlar neler  yaparsa daha bir ecir sahibi olur? Bu gibi benzeri konuları anlatmaya çalışacağız.


PEYGAMBERİMİZ NE ZAMAN DOĞMUŞTUR
NE ZAMAN VEFAT ETMİŞTİR?

Mevlit Kandili, Peygamberimizin doğum olayının kutlandığı, doğum olayını temsil eden mübarek bir gecedir. Biz Mevlit Kandili dediğimiz zaman peygamberimizin doğum gününün kutlanacağı, o mübarek geceyi  anlarız. Başka bir ifade ile Mevlit Kandili bize, Peygamberimizin doğum gününü ve doğum yıl dönümünün kutlanma olayını hatırlatır.
Sevgili Peygamberimizin, Yemen Valisi Ebrehe’nin Kabe’yi yıkmak için fillerle donatılmış ordusunun Kabe'ye yürüdüğü, ancak Ebabil Kuşlarının fil ordusunu mahvettiği olayın cereyan ettiği o yıl doğduğu biliniyor. O yılda, genel mutabakata göre, Miladi 570 yılına rastlıyor. İslam âlimlerinin kabul ettiğine göre, Peygamberimiz de o yıl olan 570 yılının 20 Nisan Pazartesi sabaha karşı doğduğu, İslam tarihlerinde  geçmektedir. İslam âlimlerinin genel olarak kabul ettiği tarih budur. Demek ki peygamberimiz 570 yılı 20 Nisan Pazartesi günü sabaha karşı dünyaya gelmiştir. 610 yılında Nur Dağı'ndaki Hıra Mağarası'nda Peygamberlikle şereflendirilmiştir. 622 yılında Allah’ın emri ile Mekke’den Medine’ye Hicret etmiştir. İslamiyet’in kemale ermesinden sonra da 23 yıllık peygamberlik döneminden sonra da 63 yaşındayken, 632 yılında Allah’a rucü etmiştir.


BU MÜBAREK GECELERE KANDİL 
GECELERİ DENİLMESİNİN SEBEBİ!

Tabi bugün ve geceler Osmanlılar zamanında da kutlanan, önem ve değer verilen gün ve gecelerdir. Ülkemizde bu gecelere kandil denilmesinin sebebi Osmanlılardır. Osmanlı Hükümdarlarından 2.Selim, kandil gecelerinde, mübarek geceleri ilan etmek, duyurmak, Müslümanların camilere gelerek toplu halde kutlamalara katılımlarını sağlamak amacı ile, minareler arasına kandiller astırırdı. Bu sebeple, bu geceler kandil geceleri ismini almıştır. Demek ki bu gecelere kandil denmesinin sebebi, 2.Selim’in minareler arasına kandiller astırmasıdır. Bu sekiz gün ve gece bütün İslâm âleminde yaygın bir şekilde kutlanan mübarek gün ve geceler olarak görülür. Bu mübarek gün ve geceler, sadece bizim ülkemizde yani sadece Türkiye’de değil 1milyar beş yüz binin üzerindeki tüm Müslümanlarca da kutlanan mübarek gün ve gecelerdir.


MÜBAREK GÜN VE GECELER
Bu mübarek gün ve geceler, İslâmiyet’te önem ve değer verilen gün ve gecelerdir. Bu kandillerin kutlanmasının sebebi de, bu mübarek gün ve gecelerin af ve mağfiret dolu gün ve geceler olması nedeni iledir. Amaç, bu af ve mağfiret dolu gün ve gecelerin güzelliğinden Müslümanların yararlanmasını sağlamaktır. Varsa günahları, bunlardan kurtulmalarına bu geceleri vesile kılmaktır. 
İnsan beşer. Dolayısı ile şaşar. Yani insan, yanlış yapmaya meyyal bir yapıdadır. Eğer Müslüman kişi kusurlar işlemişse, af olmak da istiyorsa bu geceler onların af oluş fırsatları olarak yaratılmıştır. Müslümanların yaşadıkları bu gecelerde ve günlerde Allah’a dua ederek af dilemeleri halinde affedileceklerdir. Çünkü C. Allah bugün ve gecelerde, “İsteyin vereyim” buyuruyor. Bu çok önemli bir nedendir. C. Allah Bakara Suresi 126.Âyeti’nde, “Ya Muhammed! Kullarım sana beni sorduklarında (Söyle onlara) ben onlara çok yakınım. Bana dua ettikleri vakit (benden bir istek de bulundukları vakit) dua edenin dileğine karşılık veririm.” (Bakara-126) buyuruyor. C. Allah’tan bu sözü alan Müslümanlar, bir fırsat olarak yaratıldığına inandığı kandil gecelerinde, elbetteki dualarını yapacaklar ve hem dünyaları için hem de ebedi âlem için Allah’tan kendileri açısından bazı hayırlı güzellikleri isteyeceklerdir. Böylece hem Allah’ın rızasını kazanmaya çalışacaklar hem de dünya ve Âhiret’ te kendileri için en hayırlısı ne ise ona kavuşacaklardır. Kandiller, Müslümanlara böyle fırsatlar vereceği için konulduğu kanaati hâkimdir.


MEVLİT KANDİLİ NE ZAMAN 
ORTAYA ÇIKMIŞTIR?

Her ne kadar bazı İslami yazarlar, peygamberimiz hayattayken doğum gününü kutlardı deseler de, bunun doğru olmadığı, İslam tarihlerinde, İslami kaynaklarda geçmektedir. Bu sebeple, Mevlit Kandili'nin Peygamberimizin vefatından çok sonraları ortaya çıktığı kesindir. Hülefa-i Raşid'in dediğimiz dört halife zamanında da Mevlit Kandili adı altında bir kutlamanın olmadığı anlaşılmaktadır. Mevlit Kandili olayının ne zaman ortaya çıktığı konusunda farklı farklı rivayetler vardır.
Bu rivayetlerin en güçlüsü olarak, Mısır'da kurulan Fatimi Devleti zamanında, yaklaşık 975 yıllarında kutlanmaya başlaması gösterilir. İslami kayıtlarda, Fatimiler zamanındaki kutlama, devlet töreni şeklinde oluyordu. Kuran okunur, vaaz ve nasihatler yapılırdı. 
Eyyübiler zamanında önceleri bu kutlamaların ihmal edildiği ancak sonraları onların da kutlamalara devam ettikleri görülür. Memluklar zamanında da Mevlüt kandillerinin kutlamalarının devam ettiği anlaşılmaktadır.
Tabi bütün bu kutlamalar Mevlüt adı altında kutlanıyordu. Henüz kandil lafı yoktu. Mevlüt kandili ifadesinin, Osmanlılarla birlikte başladığı anlaşılmaktadır. Osmanlılar Peygamberimizin doğum gününü kutlamasını sürekli olarak devam ettirerek gelmişlerdir. Osmanlı Sultanı 2.Selim, 1570 yıllarında Mevlüt Kandili'ni halkın da görmesini hatırlamasını sağlamak amacı ile tarafından minarelere kandillerin asılması sonunda mübarek gecelerin isimlerine kandil lafı eklenmiş ve bu mübarek geceler, Mevlit Kandili, Beraat Kandili, Regaip Kandili gibi isimlerle anılmaya başlamıştır. Kandillerin daha ciddi bir şekilde kutlanmaya başlaması ise 1580 yıllarında   3.Murat ile başlamıştır.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz. Mevlit Kandili Peygamberimiz zamanında olmayan ve sonradan Müslümanların yaşamına giren bir mübarek gecedir. Böyle bir geceyi kutlama da Müslümanların hakkıdır. Her dinin mensupları kendi peygamberinin doğum gününü kutlarken Müslümanlar niye kutlamasın. Elbette kutlayacaklardır. Müslümanların yaşamına sonradan da girse, zararı asla olmayan ve faydası büyük olan bir mübarek gece olduğu için faydalı bidatlar arasında yer alır.


MEVLİT KANDİLLERİ NASIL 
KUTLANMALIDIR?

Kutlanacak gece, peygamberimizin doğum günü olduğu için bizleri, dünya ve Ahret saadetini ulaştıracak İslam Dini gibi bir dine kavuşturduğundan dolayı, öncelikle peygamberimize sevgimizi göstermeliyiz. İnsanı, Allah’ın salih kulları arasına ulaştırmayı amaçlayan, C. Allah’ın cennetine ve cemaline kavuşmayı sağlayan yolu gösteren peygamberimize itaat etmeliyiz. Saygı duymalıyız.
Mevlit Kandili'nin özel bir ibadet şekli yoktur. Gecenin feyzinden yararlanmak isteyen Müslüman kardeşlerimiz, C.Allah’ı bol bol zikrederek dua ederek gecenin feyzinden yararlanabilir. Kılacağı iki rekat şükür namazı da elbette Allah katında kişiye ecir ve sevap kazandıracaktır.
Böyle günlerde, camilere gitmek daha bir faziletli, daha bir makbul sayılır. O bakımdan camilere gitmek, mümin kardeşlerimizle birlikte, vaaz ve nasihatler dinlemek, okunacak mevlidi ve Kuran tilavetlerini dinlemek ve kandili bir bayram havasında kutlamak çok daha makbul bir yol olacaktır.
Bu gece, C.Allah’ı zikir yanında Sevgili Peygamberimize de yine bol bol Salat-ü Selam getirmek elbetteki faydalıdır. Kısacası gecenin özel bir ibadeti olmamakla beraber esas olan Allah’a şükürdür, yapılacak dua ve ibadetler, inşallah dünya ve ahret saadetini mümin kardeşlerimize kazandıracaktır. (BİTTİ)

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün