Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

KUR'AN'A GÖRE İNSAN ADİL OLMAK ZORUNDADIR

23 Ekim 2020 Cuma 08:49 Güncelleme : 23 Ekim 2020 Cuma 08:49

Önce adalet nedir? onu görelim. Sonra da insanın niçin adaletli yaşamak zorunda olduğunu anlamaya çalışalım. Adalet, kimseye zarar, ziyan vermeden düzenli ve dengeli bir yaşayış içinde olma halidir. Bu tanım, daha değişik şekillerde de yapılabilir. Adalet, her şeyin ve herkesin hak ve hukukuna riayet ederek, Allah’ın emrettiği şekilde yaşama halidir. Bir başka tanım şöyle olabilir. Her konuda hak ve hukuka uygun bir yaşayış içinde kalarak, kimsenin hakkını hukukunu çiğnememe halidir.

Allah-ü Teâla insanların, yaptığımız bu tanımlara göre yaşamalarını istiyor. Kimse görmüyor, anlamıyor diye adaletli olmaktan kaçınarak insanların haklarının çiğnenmesini, yenilmesini asla istemiyor. Eğer bu anlayışın aksi bir durum olursa, onların da ceza göreceklerini ve bu cezalarının da çok ağır bir ceza olacağını bildiriyor. Kur'an’da “Ey Resulüm! Adaletsizlik içine düşenlere duyur, onları çok acı bir azap bekliyor” buyrulması bu sebepledir. Onun için, insanoğlu adil olmak ve adaletli bir yaşayış içinde bulunmak zorundadır diyoruz.
 

ALLAH DÜNYADAKİ

HER ŞEYİ İNSANA ADİL

OLMASI İÇİN VERMİŞTİR

C. Allah insanlara güvenerek, adaletli davranmaları için dünyayı ve dünyada yarattığı her şeyi onların emrine vermiştir. Casiye Suresi 13. ayetindeki “Bütün göklerde ve bütün arzlarda yarattığı her şeyi katından, insanların emrine verdi” buyrulması bunu gösterir.

Allah-ü Teâla, her şeyin insan emrine verilmesi yanı sıra insanı, çok üstün bir meziyette ve adil olmayı başaracak bir yapıda ve güzellikte de yaratmıştır. Tin Suresi 4. ayette “Biz insanı her yönü ile gerçekten üstün bir şekilde yarattık” buyrulması da bizlere bunu anlatır.

C. Hakkın verdiği nimetler bunlarla da bitmez. Allah-ü Teâla bütün bunlara ilaveten insanoğlunu, dünyada Allah’ın halifesi olarak ilan ediyor. Enam Suresi 165. ayetinde de, “İnsanı yeryüzünün halifesi kılan, nimetler veren Allah’tır.” buyurarak böyle üstün bir vasfa sahip yaptığını da bildiriyor.

Allah-ü Teâla, insanın adaletli olacağına ve verilen emanetlere de hıyanet etmeyeceğine güvendiği için bu nimetleri veriyor. Hatta İnsanoğlu C. Allah’ın verdiği bu emanetleri yüklendiği için C.Allah insanoğluna birde, verdiği nimetler yanında dualarının kabul edilmesi imkânını veriyor. Onun günahlarından kolay kurtulma imkanını da bahşediyor. Bunu da Ahzap Suresi, 73. ayetinden anlıyoruz. Müfessirler ve İslam uleması, bu ayetteki, “Emaneti insanın yüklenmesini, (Allah) Müminlerin dua ve tövbelerini kabul etme fırsatına çevirmiştir” buyrulmasını buna yorumlarlar.

İnsanı bunca nimetle donatmasına karşılık, insanoğlu da adaletli olmak ve emanete hıyanet etmemek zorundadır, dememizin sebepleri bunlardır.

KUR'AN, İNSANLARI ADALETLİ

OLMAYA NASIL DAVET EDER ?

 

Kur'an-ı Kerim ayetleriyle insanları adaletli olmaya davet eder. Ayetlerin sonucunda genel olarak anlaşılan şu olmaktadır. C. Allah bu ayetlerinde, “Ey kullarım! Dünyayı ve dünyada halk ettiğim her şeyi sizler için yarattım.Sizleri de Ahsen-i Takvim üzerine ve en güzel şekilde halk ettim. Dünya emanetini yüklendiğiniz için de dualarınızı kabul etme taahhüdünde bulundum. Dünyayı ve dünyada olan her şeyi size emanet ederek sizi, yeryüzünde Allah’ın halifesi olarak gösterdim (Bunların hepsi ayetlere dayanmaktadır.) Artık sizler de, ruhlarınızı yarattığım zaman Levh-i mahfuzda emanetimi kabul ettiğinize ve adaletli olacağınıza, emanete hıyanet etmeyeceğinize dair verdiğiniz söz üzerine durun. Yoksa hainlik yapmış,yaratanınıza isyan etmiş olursunuz. Neticede de, hem dünyada hem de ahirette ağır cezalarla karşılaşırsınız” buyuruyor.

İşte özet halinde sunduğum bu sebeplerle tekrar diyoruz ki insanlar, adaletli olmak ve adaletsizlik bataklığına batmamak zorundadır. Çünkü bunca nimeti veren Allah böyle istiyor. Dünyada güzel bir söz vardır. “Bir kahvenin kırk yıllık hatırı vardır” diye bir kahvenin eğer kırk yıllık hatırı varsa, bunca verilen nimetin, hayatın yaşamın, hiç mi hatırı olmaz. İşin en azından bu yönünü düşünmek zorundayız. Ama eğer adaletli olmak zorunda olduğumuzu anlamazsak, karşılığında ağır cezalar ödemek zorunda da kalırız.

 

NİÇİN ADALETLİ

OLMAK ZORUNDAYIZ?

 

İnsan olarak ve en güzel şekilde yaratılmamız, dünyada olan her şeyin emrimize verilmesi, dünyada Allah’ın halifesi olarak atanmamız ve bütün bunlar bizi adaletli olmak mecburiyetinde bırakır. Onun için tekrar tekrar diyoruz ki, adaletli olmaya mecburuz. Eğer dünya ve ahiret saadetini istiyorsak, tekrar edelim buna mecburuz. Kur'an da, bizi adaletli olmaya çağırır.

Enbiya Suresi 47. ayetinde “Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa,onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz.” Adaletsizlik hardal tanesi kadar küçük bile olsa kişi onun hesabını verecektir buyuran C. Allah . Âli İmran Suresi 2. ayetinde de, “Ey Resulüm! O Hakkı kaybederek adaletsizlik içine düşenlere duyur, onları çok acı bir azap bekliyor.” buyurarak adaletsizlik içine batanların azaplarının da çok acı ve elim olacağını bildiriyor.

Adalet konusu gündeme geldiği zaman insanlar, daha ziyade başkalarının hakkını yeme, hak ve hukukun çiğnenmesi konusunu anlarlar. Bu düşünce tabi ki doğrudur. Çünkü adaletsizlik içine, kul hakkı yeme, çalıp çırpma, emanete riayetsizlik etme, başkalarına kötülük yapma halleri de girer. Bu sebeple Kur'an, adalet üzerinde fazlası ile durur. Ve daha ziyade devletin adaletli olması konusu işlenir. Günlük hayatımızda da bu, böyledir. “Adalet, mülkün temelidir” anlayışı, o sebeple işlenen konuların başında gelir. Atatürk’e de ait olan bu sözün mahkemelerdeki duruşma salonlarına kadar yazılması, bizlere, adaletin devlet hayatındaki önemini anlatır.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün