;
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

İslamiyet'te kadının yeri nedir?

13 Aralık 2019 Cuma 10:02 Güncelleme : 13 Aralık 2019 Cuma 10:02

Bugün İslam dininde kadının yeri nedir? Kuran-ı Kerim'de kadınlar hakkında geçen ayetlerde neler anlatılmaktadır? Kuran’ın kadınlara verdiği haklar nelerdir? Buna karşılık, Kuran’ın kadınlardan istedikleri nelerdir? Günümüzdeki şeriatla idare edilen İslam ülkelerinde, kadının hak ettiği yerde olamayışının sebebi İslam dini midir? Yoksa o devletlerdeki din adamları ve yöneticilerin, dini kullanmalarına dayanan keyfi tutumları mıdır? Kuran’ı yanlış ve düşünceleri doğrultusunda yorumlamaları mı buna sebep olmaktadır? gibi konuları açıklamaya çalışacağız.

İSLAMİYET'TEN ÖNCE TOPLUMUN 
KADINA BAKIŞ NASILDI? 

İslamiyet’ten önceki devirler de kadının toplum içinde hiç önemi ve değeri yoktu. Kadın köle pazarlarında alınır satılır durumdaydı. Özellikle Arabistan’da, bir erkeğin 20 karısının olduğu görülen tabi olaylardandı. Kadın tek başına dışarı çıkamazdı. Yanında eşi olmak zorundaydı. Kadının boşanma hakkı da yoktu. Şahitlik yapma hakkı da yoktu. Kadın erkeğinin keyfini yapan, ev işlerine bakan, çocuk doğuran, kocasının sanki kulu, kölesi durumunda olan bir zavallıydı.
Bugün, şeriatla idare edilen ülkelere baktığımız zaman, durumun çok farklı olmadığını da görürüz. Avrupa’nın modern ülkelerindeki kadınlarla kıyaslarsak, pek çok hakkının elinden alınmış olduğunu da görürüz. Bu durum, dışarıdan izleyenler tarafından, ama özellikle de bazı İslam karşıtı olan kesimler tarafından sanki bunun sebebini İslam dinine bağlarlar. Kadınları bu şekilde zavallı diyebileceğimiz bir hale getirenin İslam dini olduğunu sanırlar. Hayır! Bu görüşün İslamiyet’le hiçbir ilgisi yoktur. Şeriatla idare edilen bu devletler dini, kendi istekleri doğrultusunda yönlendirdikleri ve dini istedikleri gibi kullandıkları için böyle bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Bunlara ilave edebileceğimiz diğer bir sebep de, İslam dinindeki erkek hakimiyet gücüdür. Olay tamamen bundan ibarettir.
Örnek olarak Suudilerin kadının tek başına dışarı çıkmasının yasaklaması ile kadının şoförlük yaparak araba kullanması verilebilir. Bu yasaklamalar ne Kuran’da ne de hadislerde yer alır. Bunlar tamamen o devlet yöneticilerince yapılan keyfi uygulamalardır. Bu bakımdan diyoruz ki, şeriatla idare edilen İslam ülkelerinde kadının hak ettiği yerde olamayışı, İslam dininden ileri gelmemektedir. Yöneticilerden ileri gelen yanlış ve İslam’a uymayan keyfi diyebileceğimiz uygulamalardan ileri gelmektedir. Bunu biraz sonraki satırlarımızda ayetlerle anlatacağız.

İSLAMİYET, YARATILIŞ BAKIMINDAN KADIN 
VE ERKEĞİ NASIL EŞİT HALE GETİRMİŞTİR?

Kuran’a göre erkek ve kadının yaratılış açısından hiçbir farkı yoktur. O bakımdan diyoruz ki, İslamiyet’te yaratılış bakımından kadın ile erkeğin, Allah katındaki görüntüsü eşittir. İki cinsin de, kendilerine has önemli özellikleri, birbirinden üstün tarafları olmasına rağmen, kadın ve erkek Allah huzurunda birbirinden hiçbir farkı olmayan eşit görülen iki varlıktır. Kuran-ı Kerim'e baktığımız da bunu görürüz. Mesela Nisa Suresi 1. Ayetinde, mesela, Nahl Suresi 62.Ayetinde, erkekle kadının yaratılış bakımından eşit olduğu bildirilmektedir. Hucurat Suresi 13. Ayetinde de, “Ey İnsanlar! Şüphe yok ki biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. (Yaratılış bakımından kadınla erkek arasında bir fark yoktur.) Allah katında en değerli olanınız, Allah’a karşı gelmekten en çok sakınanızdır.(Allah yolunda mesafe alanınız, takva sahibi olanınızdır)” buyrularak, kadın olsun erkek olsun, Allah katında  değerli olanın, kadın ya da erkek oluşundan değil, takva sahibi oluşundandır, hükmü getirilmiştir.

KUR’AN, KADINA  ÖNEMLİ  
HAKLAR DA VERMİŞTİR

Evet, Kuran’ın kadınlara sağladığı çok çok önemli haklar da vardır. Ancak hâlen 14 asır evvel kadına bakışla ilgili, o zamanın bilginlerinin görüşlerinden kendisini kurtaramayan bazı İslam bilgin ve yazarların oluşu sebebiyle Kuran’ın verdiği bu haklar gölgelenilmektedir. Bunun böyle olduğunu gösterebilmek için Kuran’ın kadına verdiği önemli haklardan, seçtiğimiz bazılarını, mesela on hakkı, Ayet ve Hadislere dayandırarak, anlatmaya çalışalım. O takdirde konu daha iyi anlaşılacaktır.
Maddeler hâlinde aşağıya çıkardığımız bu on hak bile tek başına, İslamiyet’in kadını hak ettiği yere çıkaran bir din olduğunu göstermeye yetecektir. Bu haklar da şunlardır:

1-)Kuran, cahiliye devrindeki, kadınlara yapılan haksızlıklara eza ve cefaya son vererek, kadını yaratılış bakımından erkekle aynı seviyeye getirmiştir. (Nisa-1), (Nahl-62), (Hucurat-13) Ayetlerinde bu durum görülür.
2) İslamiyet, kadınlara evlilikte, kocası ile sözleşme yapma yetkisi vermiştir. (Nisa-128)
3-) Kuran, erkeklerin evleneceği kadına Mehir adı altında para, ev, arsa gibi menfaat temin ederek, ona maddi bir hak tanıma imkanını getirmiştir. Aynı zamanda da verilen bu Mehirleri, bu maddi imkanları, geri alma yasağı da getirmiştir. Kadını adeta koruma altına almıştır. Bunları Kuran’da Nisa Suresinin 4. 20 ve 21 Ayetlerinde çok açık ve çok net bir şekilde görüyoruz. 
 4-) Eski devirlerdeki, ölen babasının karısı ile evlenmek gibi, ayıplı evlenmeleri ortadan kaldırmıştır. (Nisa-22)
5) Salih amel işleyen kadınlara da, aynen erkekler de olduğu gibi, cennet vadi yapılmış ve Allah katında eşitlik getirilmiştir. (Nisa-124)
6) Kuran, kadınlara da, aynen erkekler gibi çalışma hakkı tanımıştır. (Nisa 32),(Necm-39),(Âli İmran-199)
7) Evlenilecek kadına yapılan ödeme dediğimiz Mehir’i getirdiği gibi, ayrılan kadınlara da, boşanma halinde menfaat temin hakkı yani (Tazminat hakkı) tanımıştır. (Bakara-241)
8) Eşi ile iyi geçinen erkeklere cennet vadedilerek, erkeklerin kadınlara karşı iyi davranması sağlanmıştır. (Nisa-19)
9) Kuran, kadınlara da biat hakkı (Anlaşma hakkı, sözleşme yapma hakkı) vermiştir.
(Mümtehine-12)
10) İffet konusunda kadının gelişi güzel suçlanmaması için, dört şahit zorunluluğu getirmiştir.  (Nur-31)

İSLAMİYET’TE KADIN 
KORMA ALTINA ALINMIŞTIR    

Özetlersek, kadının pazarlarda köle gibi satıldığı, değerinin olmadığı, cariye olarak kullanıldığı, bazılarının 20 karısının bulunduğu öyle bir dönemde, İslamiyet, kadını erkek ile yaratılış bakımından aynı seviyeye getirmiş, onlara erkekler gibi çalışma hakkı vermiştir. Ayrılırken de,  tazminat hakkı, evlilikte anlaşma hakkı tanımıştır. Allah katında erkek, kadın ayrımı olamayacağını, üstünlüğün sadece Takvada olduğunu bildirmiştir. Kısacası, İslam dini kadını hak ettiği yere getirmiştir. Ancak başta da değindiğimiz gibi 14 asır evvelki İslam ulemasının görüşünden kendilerini kurtaramayan din adamlarımız, Kuran’a rağmen kadınları hak ettiği yere oturtmakta zorlanmaları ve dinlerdeki erkek hakimiyet gücünün çok fazlası ile ortaya çıkması, şeriatla idare edilen ülkelerde kadını hak ettiği yere bir türlü oturtmamaktadır. Görülen aksaklıklar da  bu sebeplerden ileri gelmektedir.

KURAN’IN, KADINLARDAN ŞU DÖRT 
ŞEYİN YAPILMASINI İSTEMEKTEDİR

Kuran, kadınlara verdiği bu hakların yanı sıra kadınlardan da aşağıdaki dört şeyin yapılmasını istemektedir. Bu istekler de şunlardır:
        1-) Kadınlarımız da  Allah ve resulüne itaat etmelidir. (Azap-31)
        2-) Kadınların, yanlış yönlenmelere sebep olmamaları için davranışlarına, konuşmalarına, gülmelerine ve bakışlarına çok dikkat etmeleri gerekir. (Ahzap-32),(Nur-30)
        3-) İffet ve namuslarını koruyarak zinadan kaçmaları da, Kuran’ın isteklerinden birisidir.(Isra-32)
        4-) Giyim ve kuşamlarına da dikkat ederek çevresindeki insanları tahrik etmemeleri istenir.(Ahzap-32)
Kısacası Kuran, kadının, kadınlık vakurluluğu içinde olmasını, kadınlık asaleti içinde bulunmasını  istemektedir. Özet olarak söylersek Kuran, kadın ve erkeği yaratılış bakımından eşit seviyede görmekte ve farkın, takvada olduğunu bildirmektedir. Ve kadını koruma altına alarak onun kadınlık vakurluluğu içinde olmasını istemektedir.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün