Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

İslam dininde tevhid anlayışı nedir?

27 Eylül 2019 Cuma 09:37 Güncelleme : 27 Eylül 2019 Cuma 09:37

Tevhid, birlemek, tek olmak anlamına gelmektedir. Evrenin, canlı cansız bütün varlıkların bir tek yaradanı vardır o da Allah’tır. Allah vardır ve tekdir. Bir anlamda tevhid budur. Diğer bütün her şey onun varlığının (Vacib-ül Vücut) yansımasından, kürreden zerreye dönüşünden ibarettir. Evrende gördüğümüz her şey, ona aittir ve onun varlığının birer delilidir, O’nun bütün ve tek olan, kül halindeki varlığının yarattıklarına yansımasıdır.

İslam dininin 
tevhid görüşü nedir?

İslam dininin görüşü, yukarıda izah edildiği gibidir. Yine evrende olan her şey de ona aittir. Mevcudatın tümünün Allah’a ait olduğu, her şeyin de O’nun varlığının yansımış görüntüsünden ibaret olduğu görüşü hâkimdir. İslam dinindeki geçerli olan görüş budur. Bütün mevcudat, O’nun var olduğunu ve tek yaratıcı olduğunu gösterir. Allah, Vacib-ül Vücut'tur, derken kastedilen O'dur. 
Vacib-ül Vücut, tek yaratıcı olan Allah’ın evrende, zerreden küreye kadar her şeyde zatını gösterdiğine, her şeyin O’nun varlığının birer delili ve görüntüsü olduğuna inanmak anlamına gelir.
Bu sebeple, dinimizde kişinin, Allah’ın varlığını kabul etmesi yeterli değildir. O’nun varlığının kabulü yanı sıra, Allah’ın tek olduğuna da inanması gerekir. Dinimizde bu inanç da, Kelime-i Tevhit ile yani, (La ilahe İllallah Muhammedürrasülülah) cümlesi ile ifadelendirilir. Anlamı, “Allah vardır, birdir, Muhammed O’nun resulüdür.”
 
Allah'ın varlığının yansıması
ile ilgili örnekler

Güneş örneği: Bu konuda okuduğum kitaplarda genellikle örnek olarak güneş ışığı, hayvanlardaki merhamet, yağan yağmur örnekleri verilmektedir. Ben de bu örneklerden bir ikisini aynen vererek konuya bu örneklerle somutluk kazandırmak istiyorum.  
Güneş ışığı dünyayı aydınlatan, ısıtan dünyamızın aydınlanma ve ısınma kaynağıdır.
İnsanların hepsinin güneşi her zaman görmeleri mümkün değildir. Kapalı bir mekânda olan güneşi göremez. Ama kapalı mekânı, evi veya iş yerini aydınlatanın güneş olduğundan da hiç şüphe etmez. 
Dünyamızı bu kadar güçlü bir şekilde başka ne aydınlatabilir ki. Bütün dünyanın insanları birleşse yine de dünyamızı, güneş gibi aydınlatamaz. Bunu bilen insan, güneşi görmese de, gelen ışığın güneşe ait olduğunu, onun verdiği ışığın bir yansıması olduğunu çok iyi bilir. Dünyada ve tabi ki evrende gördüğümüz her şey de aynen böyledir. Yani onun sonsuz kudret ve gücünün, varlığının birer görüntüsünden, yansımasından ibarettir. Allah’ı görmesek de evrendeki eserleri O’nun varlığının birer delilidir.

Hayvanlarda görünen örnekler

İnsanlarda tevhit anlayışını zaten hep görüp geliyoruz. Bu anlayış insanlar da en güzel şekilde kendini gösterir. Zekâya ve düşünceye sahip olduğu için insan bu anlayışı hem çabucak çözer hem de görüntü verir. O bakımdan biz, zekâ ve düşünceden yoksun olan hayvanlara bakalım diyoruz. Öncelikle, hayvanlarda gördüğümüz merhamet duygusuna bakalım: 
Dağlarda doğup büyüyen oralarda ölen bir fil, o koca hayvan, yavrusu yaralandığı zaman yavrusunu kendi haline bırakmaz. Dili ile onun yarasını yalayarak, okşayarak, yavrusunu iyileştirmeye, ayağa kaldırmaya çalışır. Buradaki filin merhameti, C. Allah’ın kül halindeki merhamet duygusunun zerre halinde de olsa, o hayvana verilmiş olmasının bir görüntüsüdür.
Bu, yaratanın Allah olduğunu, merhamet ve acıma, koruma gibi o güzel duyguları da, o hayvana verenin yine Allah olduğunu gösterir. Hayvanlarda bile olan bu merhametin, Allah’a ait o kül halindeki sonsuz merhametten bir file, Allah tarafından, zerre halinde verilmesi halidir.
Gurk tavuğunu düşünelim. Civcivlere saldıran bir köpek bile olsa, gurk tavuğu, yavrularını korumak için vücudunu şişirerek köpeğin üzerine atlar ve yavrularını korumaya çalışır. Bunu pek çoğumuz görmüşüzdür.
Son olarak, fil örneğinden sonra, küçük bir serçeye bakarsak. Yumurtadan çıkardığı 
yavrularını besleyip büyütmek için onlara yiyecek aramaya çıktığını, topladığı gıdaları ağzında 
taşıyarak yavrularına getirdiğini ve bu getirdiği yiyeceği de gagası ile yavrularının ağızlarına bırakarak onlara baktığını, bir tehlike anında da onları korumak amacı ile başka yerlere taşıdığını hepimiz biliriz. Serçe, zekâdan düşünceden belki yoksundur ama Allah’ın verdiği o merhamet duygusundan koruma kollama duygusundan yoksun değildir. Serçenin bu durumu yine, Allah’a ait o sonsuz merhametin, küçük serçeye, zerre kadar da olsa verildiğini, fıtratlarında böyle bir duygunun var olduğunu gösterir. 
Kuran-ı Kerim’de bildirildiğine göre, merhametin sonsuz şekli Allah’a aittir. En büyük Rahman da O’dur, en büyük rahim de yine O’dur. Bütün yarattığı varlıklarına, rahim ve rahman gibi güzellikleri, yansıtan şüphesiz ki O’dur. Allah’ın merhametini yansıtmadığı bir tek canlı bile gösterilemez. Her canlının daha yaratılışında bu özellikler Allah tarafından onlara verilmiştir. Yani canlıların fıtratlarında bu güzel duygular vardır.
Bütün bu örnekler, İslam dininde Tevhid anlayışının hâkim olduğunu gösteren örneklerdir. Zaten C. Allah’ ihlas suresinde: “Ya Muhammed söyle insanlara, Allah vardır ve birdir.” diyerek inananlara peygamberimiz vasıtası ile bu tebligatı yapmıştır. Yine Kur’an’da, evrendeki her şeyi yaratanın da O olduğu bildirilir.
C. Allah, Ahzap Suresi 73.Ayetinde,”Yüzünü Tevhid dinine döndür. Sakın müşriklerden olma” buyurarak, İslam dininin bir tevhid dini olduğunu da bizlere tebliğ etmiştir.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün