Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

İslâm dininde örtünme emri var mı? Kur'an’ın görüşü nedir?

3 Temmuz 2020 Cuma 10:06 Güncelleme : 3 Temmuz 2020 Cuma 10:06

Bu konu çok tartışılan bir konu olmaktadır. Tartışanların çoğu da üstelik, din adamı durumunda olan kişiler arasında geçmektedir. İşin garip tarafı da bu olmaktadır. Bazı din adamları Kur'an’da örtünme yok derken bazı din adamları da, Kur'an’da örtünmenin olduğunu bildirmektedirler. Biz bugün, her iki tarafın da görüşlerini, dayandıkları ayet ve delilleri sıralayacağız. Sonra da kendi görüşümüzü ileterek, bu konuya ilgi duyanların verilen bilgiler ışığında sağlıklı bir bilgiye ulaşmalarını sağlamaya çalışacağız.

İslâm dininde baş örtme hükmü ve farklı görüşler 

İslâm dininde baş örtüsü olayı, hiçbir dinle mukayese edilemeyecek kadar ciddi ve katı bir uygulama içinde  görülür. Bu sebeple bütün İslam âlemi, kadınların başlarını örterler. İslamda baş örtme olayı, 14 asırdır devam edip gelen ve kökleşen bir olay görünümündedir. Çünkü, son 15 ya da 20 yıl evveline kadar bütün İslam âlemi hemen hemen tümüyle Kur'an’da baş örtüsünün olduğunu, bunda bir şüphenin olamayacağını söylüyorlardı. Karşılarına da  aksi fikirde olan hiçbir din adamı çıkmıyordu. O sebeple de İslam’da ki baş örtme olayı, asırlardır itirazsız uygulanıp gelmiş ve dinen de düzeltilemeyecek kadar kökleşmiştir. Bundan dolayı da kadınların başlarını örtmesi olayı, Türkiye dahil bütün İslam âleminde en katı, hatta mübalağalı bir şekilde uygulanarak gelmiştir.

Son 15-20 yıldır Kur'an’da baş örtüsünün olmadığını savunan din adamları da çıkmaya başladığı için insanlar bu konu üzerinde hassasiyetle düşünmeye ve bu konuyu sorgulamaya başlamışlardır. Bu sebeple de ortaya, Kur'an’da baş örtüsü vardır diyenlerle, Kur'an'da baş örtüsü yoktur diyenler olmak üzere iki görüş çıkmıştır. Bazı kadınlarda bu görüşler, bir rahatlama getirmiştir. Hem  bu sebeple hem Cumhuriyetin kurulması ile birlikte ülkemizde baş örtüsü olayının isteğe bağlı hâle gelmesi, hem de yine Cumhuriyetle birlikte kadınlarımızın iş hayatına da atılmaya başlamaları, bir taraftan Türkiye’nin Avrupa ile yakın temas içinde olması sebepleri, ülkemizdeki  baş örtüsü olayını, büyük oranda zorunlu halde olmaktan çıkarmıştır. Şu anda araştırma  ve anket şirketlerinin verdiği bilgilere göre Türkiye’deki kadınların % 48'i baş örtüsü kullanmazken %52'sinin  kullandığı anlaşılmaktadır.  

Yukarıda saydığımız nedenlerle baş örtüsü olayı Türkiye'de serbest hale gelmiştir. Bu anlayış ve serbest bırakma da, Türkiye’yi diğer Müslüman ülkeleri ile kıyaslanamayacak kadar ileriye taşımıştır. Ama buna rağmen İslami çevrelerin  baskısı, mahalle baskısı gibi baskılar, tam bir netice alınmasına da engel olmuştur.

Ülkemizde baş örtünmesi işine, zaman zaman değişen iktidarlar da farklı baktıkları için, bu işe  devlet müdahale etmek zorunda kalmıştır. Türkiye’deki baş örtme olayının bugünkü görüntüsü, kadınların isteğine bırakılmış durumdadır.

Kur'an’da baş örtüsü olduğunu savunan islam ulemasının dayandığı ayetler

Kur'an’da örtünme ile ilgili olarak Nur Suresi 31. ayeti ile Ahzap Suresi 59. ayeti olmak üzere iki ayet vardır. Biz bu iki ayetin konumuz ile ilgili yönlerini ele alarak meallerini nakledersek, bu iki ayetin bütün meallerde verilen anlamları şöyledir:

1-) Nur Suresi 31. ayet: “(Kadınlar) Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini göğüslerinin (yakalarının) üzerine (kadar) örtsünler.” 

2-) Ahzap Suresi 59. ayet: “Ey Resulüm! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üzerlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur.” (Ahzap-59)

Kuran’da baş örtüsünün olduğunu savunanların dayandıkları ayetler bunlardır. Bu görüş sahipleri, birinci ayetteki Hımar kelimesini (Arapçadaki ifadesi) “Baş Örtüsü” olarak tercüme ettikleri için, baş örtülerini örtsünler şeklinde meallendirmeyi geçerli saymışlardır.” Yani Hımar kelimesinin, baş örtüsü anlamına geldiğini savundukları için, böyle bir yorumda bulunmaktadırlar. Tabi neticede iş gelip yoruma dayanmaktadır.

İkinci ayetteki “Mümin kadınlara söyle (dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üzerlerine alsınlar.” emrini de, tekrar bir kere daha, baş örtüsü örtünmek gerektiği  teyidi olarak yorumlamışlardır.

Bu görüşte olanların delil gösterdikleri bir konu da, peygamberimizin, hanımlarının baş örtülerini örttürmesi konusudur. Kur'an’da C.Hak, “Allah'ı ve Ahiret gününü arzulayan ve Allah'ı çokça zikredenler için, siz müminler için Allah'ın resulünde pek güzel bir örnek vardır (O’na uyun).” buyuruyor. Yine Kelem suresinde, "Resulüm sen muhakkak ki üstün bir ahlak üzeresin” (Kalem-4) buyurarak, tutum ve davranışlar yönünden peygamberimiz örnek gösterilmiştir. (Ahzap-21) Necm suresinde de, “Peygamberimizin gelişi güzel söz sarf etmediği, gelişi güzel davranışlar için de olmadığı, her düşünce ve davranışının da, vahye dayandığı” (Necm-3,4) hatırlatılarak, O’na uyulması, itaat edilmesi istenmektedir

Bu meallere ve peygamberimizin Kur'an’da örnek gösterilmesine dayanan İslam ulemasının çok büyük bir kısmı, Müslüman kadının örtünmesi gerektiğini savunmuştur.  Ve halen de savunmaktadır. 

Kur'an’da baş örtüsü olmadığını savunanların dayandığı ayetler ve tezleri

Yukarıdaki satırlarda da belirtildiği gibi, Kur'an’da baş örtüsü olduğunu savunanlar da, olmadığını savunanlar da aynı ayetlere dayanmakta ve aynı ayetleri delilleri olarak göstermektedir. Baş örtüsü olduğunu savunanların görüşlerini yukarıya çıkardık. Şimdi de Kur'an’da baş örtüsü olayının olmadığını savunanların görüşlerine bakalım.

Kur'an’da başörtüsü olmadığını savunanlar da aynı şekilde, Nur suresi 31. ayetini delilleri olarak gösterirler. Ayeti onlardan farklı olarak şöyle yorumlarlar. “Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Örtülerini (Baş örtüsü demiyorlar) göğüslerinin (yakalarının) üzerine (kadar) örtsünler.” Ayetinde, baş anlamına gelen “Res” kelimesi (Arapçası) olmadığı ve Ayetteki “hımar” kelimesinin de baş örtüsü değil, sadece örtü anlamına geldiğini, bu sebeple de baş örtüsü ifadesi yerine, örtülerini göğüslerinin üzerine kadar örtsünler şeklinde bir yorum getirerek, Kur'an’da örtülmesi istenen baş değil, omuz ve göğüs üzerinin örtülmesidir derler. Ayrıca ayette “Baş” ifadesi de geçmemektedir, görüşünü savunarak Kur'an'ın örtülmesini istediği baş değil, kadının omuz ve göğüs hizasıdır, görünüşünde ısrar ederler.

Görüldüğü gibi yorum farkı, baş örtüsünde iki farklı görüşü ortaya çıkarmaktadır.Var diyenler, ayette geçen Hımar kelimesini baş örtüsü olarak yorumlarken, yok diyenler, Hımar kelimesinin sadece örtü anlamına geldiğini, ayette de baş anlamına gelen “Res” kelimesinin olmadığını, bu sebeple Hımar kelimesinin örtü anlamından başka bir anlamının olamayacağını  savunarak Kur'an’da baş örtüsü ifadesi bulunmamaktadır derler.

Baş örtüsünün var olduğunu savunanların delil olarak gösterdikleri ikinci ayet için de şunu söylerler. Ahzap-59. ayetinde C. Allah’ın “Ey Resulüm! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üzerlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur.” (Ahzap-59) buyurduğunu ve dış örtü olarak geçen ifadenin de başın örtülmesi amacı ile değil, tanınması ve kendisine bir kötülük yapılmaması için baş örtüsünün alınmasının istendiğini, ayetteki dış örtüden kastedilenin, başı örtmek için değil tamamen tanınması için kullanıldığını söylerler. Tanınmaktan amacın ne olduğu konusunda hemen hemen bütün Müfessirler, İslam âlimleri aynı görüşü paylaşırlar. O tarihlerde, cariye ve kölelere halk, sokaklarda laf atabiliyor ve onları cariye oldukları için rahatsız edebiliyorlardı. C. Allah, halkın, sokaktaki kadının cariye ya da köle olmadığı anlaşılsın ve onlara laf atmanın, rahatsız etmenin önüne geçilsin diye normal Medine halkından olan kadınların korunup kollanması amacı ile dış örtülerini üzerlerine almalarını istemiştir.

Bu sebeplerden dolayı İslam dininde  kadınların  başlarını örtmesi olmadığını savunurlar. Görüldüğü gibi baş örtüsü var diyenler de, yok diyenler de aynı ayetlere dayanırlar ama yorum faklılıkları nedeniyle de baş örtüsü konusunda iki ayrı görüşün ortaya çıkmasına sebep olurlar.

Baş örtüsü konusunda bu iki görüş dışında üçüncü farklı bir görüş daha var

Bu konudaki farklı olan üçüncü bir görüş de, ki bu görüşe acizane ben de katılıyorum.Yukarıdaki iki farklı görüş sahipleri, görüldüğü gibi aynı ayetlere dayanmaktadırlar. Sürekli söyleyip geldiğim şeyi tekrarlayarak söylemek zorunda kalıyorum. Her iki tezin de delilleri aynı ayetler yani Nur Suresi 31. ayet ile Ahzap Suresi 59. ayetleri olmaktadır. Böyle olunca bu şekilde iki farklı görüşün ortaya çıkması, tamamen farklı farklı yorumlar yapılmasından ileri gelmektedir.  

Bu durumu gören bazı bilim adamları, birbirini tenkit eden bu görüşlerin dışında üçüncü bir görüş ortaya atmaktadırlar. Bu üçüncü görüş sahipleri, Kur'an’da emredilen örtü konusunun, namaz gibi oruç gibi ana bir kural olmaması sebebi ile kişiye bağlı olan ve tavsiye mahiyetinde olan bir emir  olarak görürler. Bu görüş ile ilgili olarak yukarıda açıklanan “Kur'an’da baş örtüsü konusu olsa bile bu, oruç gibi, namaz gibi mutlak yerine getirilmesi gereken  bir ana kural değildir. Yine Kur'an’da geçen, “Selamlaşın”, “Yemeği sağ elle yiyin”, “Komşunuz çocuğunu evlendirdiğinde, hayırlı olsun deyin” gibi yapılmasın da kişiye fayda getiren  emir türlerine girdiğini savunanların görüşüdür. Bir üçüncü görüş de bu görüştür. 

Kur'an'da baş örtüsü olmadığını savunanların ilgili ayette baş anlamına gelen Res kelimesi yoktur demeleri doğrudur. Ama bütün Arap âlemi Hımar kelimesinin baş örtüsü anlamında kullanıldığını söylerler. Arap dil bilimcileri de bu görüştedir. Eğer gerçekten öyleyse karşı görüş sahipleri, zorlayarak baş örtüsünün olmadığını savunurlar. Ayrıca Kur'an, peygamberimizi örnek gösteriyor ve O’na uyulmasını da istiyor. Bu durumlar, baş örtüsünün olmadığını savunanların, tekrar söylüyorum, zorlanarak  bir yorum yaptıkları görüşünü ortaya çıkarır.

Kanaatimce bu konuda esas yapılmak istenen, kadınlarımızın bir Arap ve Yahudi kültürü olan baş örtüsünün kaldırılması işidir. Diğer İslam ülkelerini bilemeyiz, karışamayız. Ama bir Müslüman Türk ülkesi olan Türkiye de, hanımlar Türk halkının yapısına uygun bir örtünmeyi yapmaktadır. Örtünmek isteyenler Araplar gibi değil, Müslüman Türk kadını gibi kendi kültürüne uygun bir tarzda örtünmektedir. Kanaatimce doğru olanda budur. Örtünmek isteyen örtünmelidir. Buna engel olunmamalıdır. Ama bir Arap gibi değil, bir Müslüman Türk gibi örtünmelidir. Örtünmek istemeyenler de zaten baş örtülerini sadece camilerde, mevlitlerde takmaktadırlar. Müslüman Türk kadını baş örtüsü işini kendi kendine çözmek üzeredir.

Türk kadını, baş örtüsü örtme  işini Kur'an’ın ana kuralı olarak görmemektedir. Eğer öyle görseydi, ülkemizdeki kadınların % 50'ye yakınının baş örtülerini atarak modern dünyanın hanımları gibi olabilirler miydi?

Diğer önemli bir konu da Müslüman Türk kadınlarının örtünme konusunda serbest bırakılmış olmasıdır. Bayanlarımız, kendi isteklerine göre baş örtüsü kullanıp kullanmama konusunda kendi kararını kendisi verecektir. Doğru olanın da bu olduğu herkesçe kabul edilmiştir. 

Kur'an’da örtünme var diyenler de yok diyenler de aynı ayete dayanırlar

Bugün İslam âleminde belki de tek başına Türkiye’de, Kur'an’da baş örtüsü olup olmadığı konusunda iki görüşün ortaya çıktığı anlaşılıyor. Bir görüşe göre Kur'an’da baş örtüsü olayı vardır ve bugüne kadar da uygulanıp gelmiştir. Bunlara göre Kur'an, kadınların başlarını örtmelerini istemektedir. Ve bu, ayetlerle sabittir. Bu görüşün aksini savunarak, Kur'an’da baş örtüsünün olmadığının savunan İslam âlimleri de aynı şekilde yine aynı ayetlere dayanarak fikirlerini aksi yönde savunurlar. Bu durumda bize, yukarıda da belirttiğimiz gibi, ortada bir yorum farkı olduğunu gösterir. Kısacası tekrarlayarak söylersek, ortaya çıkan bu iki farklı görüşün tek sebebinin, aynı ayetlerin farklı farklı yorumlanmasından olduğu görülür.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün