Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Dünyada cinler var mıdır? Kuran'da cinlerle ilgili verilen bilgiler nelerdir?

1 Kasım 2019 Cuma 09:15 Güncelleme : 1 Kasım 2019 Cuma 09:15

Kuran’da cinlerle ilgili verilen geniş bilgilendirmeler vardır. Hicr Suresi 27.Ayetinde cinlerin "dumansız ateşten” yaratıldıkları, Kehf Suresi 50. Ayetinden de “Cinlerin yiyip içtikleri, Erkeklik ve dişilikleri olduğu üredikleri, doğum olayı ile çoğaldıkları ve aynen insanlar gibi sonunda öldükleri anlatılır.” Bu ayetlere göre dünyada yaşayan ve cin diye bilinen ruhani varlıklar vardır ve halen de bu ruhani varlıklar, dünyanın bir değişik boyutunda yaşamlarını sürdürmektedirler. 
Ancak, insanlarımızın bu konularda yanlış bilgilendirildiğini görüyoruz. Mesela cinlerin her türlü kaybı bileceği, cinlerin çağrılabileceği, cinlerin banyolarında, mutfaklarında insanlarla birlikte yaşadıkları gibi konularda, bazı kaynaklarca yanlış bilgilerin verildiği görülmektedir. Kanaatimce  bütün bunların düzeltilmesi gerekir. Çünkü insanların doğruyu bilmeleri hakkıdır. O bakımdan düzeltilmelidir diyoruz. Acizane bizim yapmak istediğimiz de budur. Tabi düzeltmenin başka ifade ile doğru bilgilendirmenin kaynağı elbette ki Kuran ve Hadisler olacaktır.  
Bugün cinlerle ilgili böyle bir konu seçmemizin sebebi de, bu konularda Kuran ve Hadislerin ne dediğinin anlatılması ve böylece Kuran ve Hadis yolunun gösterilmesi olacaktır. İnşallah verdiğimiz bilgilerle faydalı oluruz.
 
KURAN'A GÖRE CİNLERİN  
YARATILIŞ AMACI NEDİR?  

Kuran’a baktığımızda, cinlerin yaratılış bakımından, insanlardan çok farklı olmadıkları görülür. Bu durumu Kuran’ı Kerim’den öğreniyoruz. Zariyat Suresinin 56.Ayeti'nde, “Ben cinleri ve insanları beni tanısınlar, bana kulluk etsinler diye yarattım” buyurması, cinlerin insanlardan farklı bir yaşam içinde olmadıklarını, belli sorumluluklarının olduğunu göstermektedir. İslam alimlerinin görüşü de bu yöndedir. İslam uleması içinde, cinlere peygamberler gönderildiğini söyleyenler bile vardır. Bu görüşte olanlar, Enam Suresi 130. ayetini de delilleri olarak gösterirler. Bu ayette, Ahirete intikal edip de cehenneme düşen insan ve cin topluluklarına C. Allah’ın, “Ey insan ve cin topluluğu! İçinizden size ayetlerimizi anlatan ve bugünle karşılaşacağınıza dair uyaran elçiler gelmedi mi?” Buyrmasını, delilleri sayarlar. Bazı din adamları da, peygamberimizin onların da peygamberi olduğunu söylerler. 
Bütün bunlar, cinlerin de insanlar gibi olduğunu, toplum halinde yaşadıklarının ve aynen insanlar gibi belli bir görevle dünyaya gönderildiklerini ve bir imtihan içinde olduklarını, Ahrette de sorguya çekileceklerini, onlar için de cennet ve cehennemin var olduğunu göstermektedir.
Kısacası, onlar da insan gibi yaşayan ama ruhani yapıda olan ve dünyaya imtihan için gönderilmiş olan varlılardır. Ahrette onlar da hesaptan geçecektir. Bu dünyadan göç ettikleri zaman, yani kıyamete intikal ettiklerinde, onlar da hesap vereceklerdir. Cennet, cehennem cinler için de söz konusudur. 

CİNLER DÜNYADA YAŞAYAN 
RUHANİ VARLIKLARDIR

Cinler nerede yaşar diye araştırdığımız da bütün İslam âlimlerin 14 asır evvelki âlimlerin görüşlerini paylaştıklarını görürüz. O âlimler diyorlar ki, cinler şeytanlar pis yerlerde barınır. Çöplüklerde, hamamlarda, küllüklerde, pis tuvalet ve pis banyolarda ve benzeri yerlerde ikamet ederler. Eski ulemanın hemen hemen hepsinin görüşü budur. Bunları söylüyorlar ama bu söylem doğru olamaz. Çünkü devamlı kaldıkları yer, dünyanın ikinci boyutudur. O pis yerlere insanlara  zarar vermek için uğramış olabilirler. Uğramış olmaları doğrudur ama devamlı banyolarda tuvaletlerde insanlarla beraber yaşamaları doğru olamaz.
Kuran-ı Kerim'de “Cinler, şeytanlar ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görür ve seyrederler” (Araf-27) buyrulduğuna  göre bu ayetten şunu anlarız. Cinler, bizim göremeyeceğimiz yerden, ama bizi seyredecekleri bir yerde yaşamaktadırlar. Demek ki dünyanın diğer bir boyutunda, yerin hemen üzerindeki atmosfer boyutunda yaşıyor olabilirler. Çünkü Kuran’da “Sizin onları göremeyeceğiniz yerden onlar sizi seyrederler” buyruluyor. Böyle olunca cinlerin, dünyanın insanları seyredebilecek bir boyutunda, yaşamaları gerekir. Öyle olmasa cinlerin insanları görmesi herhalde mümkün olamaz. Yine Kuran-ı Kerim'den anlaşıldığına göre insanların arasında da dolaşıyorlar. Yeryüzüne de iniyorlar. Ama cinler devamlı olarak insanların evinde yatağında banyosunda yaşayamaz. Çünkü onlar da aileler halinde yaşıyorlar.
Ayrıca, cinler insanlardan üstün bir varlık da değildir. Bir kısmı insanlara secde edenlerdendir. Ve insan, Allah tarafından Ahsen-i Takvim üzerine yaratılmıştır. Yani bütün varlıkların hatta meleklerin bile üzerinde bir yaratılış makamına sahiptir. C. Allah insanı, cinlerin eğlencesi, oyuncağı yapmaz. Bu mümkün değildir. İddia edildiği gibi cinlerin insanla birlikte aynı evde, aynı sofrada, aynı yatak da birlikte yaşamaları hiç mümkün değildir.

CİNLER İNSAN KILIĞINA 
GİREBİLİRLER Mİ?

Cinlerin başka kılıklara girdikleri doğrudur. Baykuş gibi, yılan gibi akrep, kedi köpek gibi hayvan 
kılığına girdikleri hatta pek çok ulemaca cinlerin insan kılığına da girdikleri söylenir. Ancak Kuran'ı Kerim’de bu konu ile ilgili çok açık bir işaret bulunmamaktadır. Ama insan kılığına girdiği doğru değildir. Belki bazı hayvanların kılığına girdiği doğru olabilir. İnsan kılığına giremezler. Çünkü cinler insanlardan üstün varlıklar değildir.

CİN ÇARPMASI VAR MI?

Dinimiz de cinlere inanılır. Cinlerin de bizim dünyamızda ancak insanların yaşadığı boyut dışında kalan mekânlarda yaşadığına inanılır. Cinlere hem Museviler inanır, hem de Hıristiyanlar inanır. Yine her iki dinde de cin çarpması inancı vardır.
C.Allah’ın Bakara Suresinin 275.Ayeti’nde, “Faiz yiyenler (kabirlerinden) şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar.” buyurduğunu ve bu sebeple de Kuran-ı Kerim’den cin çarpmasının mümkün olduğunu anlıyoruz. Demek ki Kuran’a göre cin çarpması olayı vardır. Ancak cin Allah’ın izni olmadan değil insanı çarpması, insana yaklaşamaz bile. Bu, mümkün değildir.  

CİN ÇARPMASINDAN 
KURTULUŞ VAR MI?

İslam ulemasının bildirdiğine göre, cinlere çarpılan kişinin kurtulma çaresi, şöyle tarif edilir.  Çarpılan kişi veya en yakını ya da namazında, ibadetinde olan bir kişi tarafından sabah namazı ve akşam namazı kılındıktan sonra, 7 gün üst üste, her defasında da yedi kere okunmak üzere, Eüzü Besmele çekilerek Elham (Fatiha Suresi), Nas ve Felak sureleri okunarak çarpılan kişinin üzerine üflenecektir. Bu yolla C. Allah’ın o durumdaki kişiye 7 gün içinde şifa vereceği bildirilir. 
 
CİN ÇAĞIRMASI 
OLABİLİR Mİ?

Dinimize göre cinlerden yararlanılması, onların bazı amaçlar için kullanılması mümkündür. Yani cinlerle temas kurmak mümkündür. Ancak bu iş için yetenek lazımdır. Bu işin usul ve erkânını bilmek lazımdır. İslam âlimlerine göre bu iş, ilim-irfan sahibi olmayı gerektirir. Her önüne gelenin, cinlerle temas kurması mümkün değildir. Bu konu en çok medyumluk gibi işlerle meşgul olanlar tarafından kullanılmakta ve istismar edilmektedir. Bunlar inandırıcı olmaktan uzaktırlar. Toplumda çok sık duyduğumuz bir laf var: Filanca hocanın veya filanca medyumun, filanca kadının cini varmış, cine her şeyini yaptırıyormuş, kayıpları bulduruyormuş gibi. Bunlara kesinlikle inanmamak gerekir.

CİNLER GAİPTEN HABER 
VEREBİLİRLER Mİ?

Cinlerle ile ilgili olarak iddia edilen bir konu da, cinlerin gaipten haber verdikleri iddiasıdır. Bu da doğru değildir. Kuran-ı Kerim'den öğrendiğimize göre, gaibi Allah’tan başka kimsenin bilmesi mümkün değildir. Bununla ilgili olarak Kuran’dan Seba Suresinin 14. Ayetini delil olarak gösterebiliriz. Cinlerin Hz. Süleyman’ın emrinde çalıştıkları, kaleler, heykeller, saraylar, ibadethaneler yaptıkları anlaşılmaktadır. Delil olarak göstereceğimiz Sebe Suresi 14. ayette ise, Allah, “Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü, ancak değneğini yiyen bir ağaç kurdu gösterdi. (sonunda yere) yıkılınca anlaşıldı ki cinler gaybı bilemezler. Bilselerdi, o küçük düşürücü, azap içinde kalmazlardı.” (Sebe-14)buyurmaktadır.
Eğer cinler gerçekten gaipten haber verebilselerdi, Hz. Süleyman’ın vefat etmesine rağmen bastona dayalı olarak uzun süre o şekilde cansız kaldığını anlamaları gerekirdi. Bunu bilemedikleri anlaşılmaktadır.
Onun için cinlerin gaipten haber vermesi diye bir şey söz konusu olamaz.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün