Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Deizim Nedir? İnsanların Deizme Yönelmelerinin Sebepleri Neler Olabilir?

26 Haziran 2020 Cuma 00:26 Güncelleme : 26 Haziran 2020 Cuma 00:26

Deizm, bir tanrı, bir yaratıcı varlığına inanan ama peygambere, kitaba inanmayan bir felsefi akımdır.

Deizmde, evreni yaratan bir yaratıcıya inanılır. Ama bu yaratıcının Musevilik, Hristiyanlık veya İslamiyet’teki tanrı inancından çok farklı olan bir yaratıcı olduğu inancı vardır. Ayrıca Deizmde, vahye, vahiyle geldiğine inanılan peygamberliğe, kitaplara emir ve yasaklara inanma yoktur. Kendilerinin de izahını yapamadıkları çok değişik bir Tanrı inancı içindedirler.

Dünyadaki ve evrendeki varlıkların, dünyadaki canlıların bir yaratıcı eliyle yaratıldığına, ancak bu yaratılmanın esas sebebinin ne olduğunun bilinemeyeceğine inanırlar. Hani Müslümanlıkta, “Allah’ın, cinleri ve insanları kendisine kulluk yapması için, ibadet etmesi için yaratıldığı” inancını reddederler.Yaratan Tanrı'nın bütün bu yarattıklarını hangi amaç ve sebeple yarattığının bilinemeyeceğini savunurlar. Bu yaratılış sebebini ancak yaratıcı Tanrı'nın bilebileceğini, ama Tanrı'nın da yaratış sebebini kimseye aktarmadığını bu sebeple de üstün gösterilen insanların (Peygamberler kastediliyor) dahi bunu bilemeyeceğini savunurlar. Bu konudaki bir inançları da, Yaratıcının uzun zaman içinde canlı cansız bütün varlıkları, yaratma amacına doğru yavaş yavaş sürükleyeceğini, bunu o anda yaratandan başka da kimsenin hissetmeyeceğini, ama Tanrı'nın, eninde sonunda her yarattığını hedefine ulaştıracağını iddia ederler.

Tabi Deizmdeki bu inanç, vahyi, peygamberliği ve inen kitapları kabul etmeme anlamına gelir. Deizm inancı içinde olan insanlara 'Deist' ismi verilir.

Deizm’deki Tanrı İnancı, Nasıl Bir Tanrı İnancıdır ?

Deizmde, yukarıda da belirtildiği gibi bir Tanrı inancı vardır.Ama yaratan Tanrı'nın insanlara ve dünyaya hiçbir müdahalesinin olmadığı, müdahale dahi edemeyeceğini, yarattıklarına asla karışmadığını, hatta karışamayacağını kabul ederler. Deizmde inanılan Tanrı, öyle semavi dinlerde olduğu gibi amacı, insanları kendine bağlamak, kendine kulluk yaptırmak, ibadet yaptırmak, devamlı yarattıklarını kontrol altında tutmak değildir. Tanrı ilk yaratma hareketini yapandır. Canlılara kendi kendini idare edecek gücü (Akıl, fikir, güç, kuvvet) verdiğinden, evrendeki canlı cansız her şey kendi kendini yönetir, kendi kendini yürütür. Tanrı’nın bir müdahalesi yoktur

Deizm'deki Tanrı, namaz gibi oruç gibi yarattıklarını belli yollara zorlayan bir Tanrı da değildir. Bir peygamber göndermesi, kitaplar göndererek insanları yönlendirmesi hiç mümkün değildir. Onlara göre Tanrı, sadece ilk oluşumu, ilk yaratılışı sağlayan ilk sebeptir. İlk hareketi yapıp, canlılar dahil her şeyi kendi haline bırakandır. Yani Deizm'de Tanrı'ya inanılır ama Tanrı, sadece ilk başlangıcı sağlayandır, sadece ilk yaratmayı yapandır.

Bu felsefede Tanrı'nın, evreni, dünyayı ve insanları niçin yarattığını da kimse bilmez, bilemez. Tanrının yazılı veya sözlü kimse ile konuşması da söz konusu değildir. O bakımdan Deistler'e göre Tanrı, insanları şu sebeplerle yarattı, iddiaları tamamen yanlıştır. Tanrı, yaratış amacı ne ise onu sağlar. Evreni, dünyayı ve insanları niçin yarattı ise ki bunu kimse bilmez, geçecek uzun zaman içinde onu gerçekleştirir. O işlemler için de kimseye ihtiyacı yoktur. Gerçekleştireceği amaçtan kimsenin haberi olmaz. Zaman içinde kimsenin fark etmeyeceği şekilde bunu yapar. İnsanlar ancak bu işler gerçekleştirdikten sonra durumu öğrenirler. Bunların dışında başkaca insanlar üzerinde bir amacı, insanlardan bir isteği, bir beklediği de yoktur. Çünkü yaratılışta insanları, kendi kendilerini koruyacak, kendi kendilerini yaşatacak güçte, akıl ve fikirde yaratmıştır.

Türkiye’deki Deist Sayısı Ne Kadardır?

Türkiye’deki Deist sayısına gelince: Bu konuda gerçek sayıyı tespit etmek pek kolay olmamaktadır. Çünkü İnsanların %90'ının Müslüman olduğu inancı bulunan bir ortamda insanlar, kınanmaktan, aforoz edilmekten korktuğu için esas fikrini söyleyemeyebilir. Bu sebeple de, insanlar çoğunlukla,“Elhamdülillah Müslümanız” deyip geçerler. Bu sebeple de esas doğru olan sayıyı tespit çok zordur.

Türkiye’deki Deist sayısını din adamlarına sorduğumuz zaman, “Deizme doğru yönelmenin, ülkemizdeki Deist sayısının, rahatsız edici bir boyutta olmadığını” söylerler. Dinden bir soğuma, bir uzaklaşma yok mu sorusuna da “Hayır. Dinden hiçbir soğuma yoktur. Aksine eskiye göre dine sarılma daha fazladır” cevabını verirler.

Ama tabi ki böyle olmadığını bütün Türkiye biliyor. Diyanetin bir telaşla ha bire din uzmanı adı altında müftülüklere aşırı tayinler yaptığını, cemaati olmayan camilere bile vaiz atamasında bulunduğunu görüyoruz ve biliyoruz. Bu böyleyken Türkiye’de dinden soğuma yok, aksine dine sarılma eskiye göre daha fazladır demek pek doğru olmaz.

20-30 yaş arasındaki tahsilli nesle sorduğumuzda, (Daha ziyade üniversitede okuyan yeni mezun olan ve iş peşinde koşan gençlerin görüşü ise, bu yaştaki insanların üçte birinin deist olduğu. Ancak bu görüşlerini kimse ile paylaşmak istemediklerini de yine biliyoruz. Bu yaş ve tahsil grubu içinde olanlara göre Türkiye nüfusunun % 30'a yakınının Deist olduğu fikrine varıyoruz. Bize göre bu rakam çok abartılı bir rakamdır. Ama gençlerin bu konuda ısrarcı oluşları insanı ister istemez düşündürüyor. Ancak ülkemizde dinden kopan, dine soğuk bakan ama bunu gizleyen çok insan vardır. Bunu kabul etmek zorundayız.

40 yaş üzerinde olan ve en azından cumalara, Bayram namazlarına giden kişilere, dinden soğumanın olup olmadığını,Deist sayısını sorduğumuzda da, dinden, camilerden soğumaların olduğunu söylediklerini görüyoruz. Yeni neslin ve özellikle de üniversite öğrencilerinin, dinden, camilerden, namaz ve oruçtan çok uzaklaştıklarını, dinden kaçışın olduğunu söyleyenlerin hayli fazla olduğunu görürüz. Bir ikindi namazında, bir öğle namazında camiye hiçbir gencin gelmediğini, gelenlerin de 60 yaş üzeri kişiler olduğunu,onların sayısının da 7 ya da 8 kişi gibi sayılarda kaldığını,önemli günler dışında camilerdeki cematın bir saf bile olmadığını hepimiz görüyoruz ve biliyoruz. Onun için diyoruz ki, dinden kopmalar vardır.

Deistin ne olduğunu, kim olduğunu sorduğumuzda da çok azının bu konu ile ilgili bilgi sahibi olduğunu, genelde Deizm ve Deist konularında bilgi sahibi olmadıklarını anlıyoruz. Ama normal zamanlarda camiye gelenin az olduğunu, dinden bir soğumanın olduğunu söylediklerini de görüyoruz.

Özet olarak söylersek, din görevlilerimiz dışındaki bu işlere yabancı olmayan insanlara sorduğumuzda, “dinden bir uzaklaşmanın” doğru olduğunu söylediklerine şahit oluruz.Özellikle gençlerin dinden uzaklaştıklarını hepimiz görüyoruz, herkes görüyor. Bu durum, Türkiye’deki Deist sayısının gittikçe artmasına sebep oluyor.

Türkiyede Ateizm ve Deizm neden artıyor ?

Artık anlıyoruz ki, ülkemizdeki insanlar, özellikle son zamanlarda dinden uzaklaşmaya ve Ateizm, Deizm gibi yollara kaymaya başlamışlardır. Bunu, düşünen ve 20 sene evvelki durumumuzla bugünkü durumumuzu mukayese eden herkes anlar. Anketler de bunu göstermektedir. Konda araştırma şirketinin yaptığı araştırma ve anket de, bu durumu çok açık ve seçik bir şekilde görülüyor.

Yani şunu demek istiyoruz. Türkiye’de dinden soğuma ve uzaklaşma vardır ve bu kesindir. Yine Türkiye’de Ateist ve Deist sayısındaki artış da kesindir. Tabi bunun önemli nedenleri vardır. Biz bunlardan bazılarını geçen hafta ki yazımızda açıklamaya çalıştık.

Deistlerin de aynen Ateistlerde olduğu gibi 2018 yılında kurulan bir dernekleri vardır. Gittikçe de artan bir sayıya ulaştıkları haberleri verilmektedir. Türkiye’deki Deist sayısının Ateist sayısını aştığı, hatta ne derece doğru olduğu bilinmemekle beraber, İmam Hatip ve İlahiyat Fakültesi öğrencisi olup da Deist olanların bile bulunduğunu, üniversite hocalarınca verilen bilgilerden anlıyoruz.Yine üniversite hocalarından, örtülü olan hanımlardan bile Deistlerin bulunduğunu ve kendisi ile, bu durumdaki örtülü olan Deist hanımların sürekli konuşup sohbet ettiklerini söyleyenler bile vardır.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün