Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Çocuk terbiyesi ve İslam dini - 1

10 Temmuz 2020 Cuma 02:03 Güncelleme : 10 Temmuz 2020 Cuma 02:03

İslam dininde  çocuk terbiyesi önemli bir konudur. Kur'an-ı Kerim'e ve hadislere baktığımız da bunu görürüz. Bir ailenin geleceğini de devam ettirecek olan çocuklarımızdır, bir milletin varlığını da devam ettirecek olan yine çocuklarımızdır. Bu bakımdan eğer devlet ve millet düzenimizin bozulmasını istemiyorsak çocuklarımızı ona göre yetiştireceğiz. Çünkü onlar bizim geleceğimizdir. O bakımdan İslamiyet, çocuk terbiyesine çok önem verir ve çocukların, içinde bulunduğumuz topluma uyacak, ailesini ve toplumu geliştirecek bilgilerle mücehhez olarak eğitilmesini ister. Sadece islami bilgilerle değil, ülkesine ve milletine hizmet edecek her türlü bilgi ve duygularla donatılmasını ister. Ama mutlaka hayırlı bir evlat, hayırlı bir insan olarak yetiştirilmesi, İslamiyet’in ana kuralıdır. Bu sebeple de İslamiyet, çocuk eğitiminin, çocuk daha doğmadan önce başlatılmasını emreder.

ÇOCUK DOĞMADAN ÖNCE YAPILACAK HAZIRLIKLAR NELER OLMALIDIR?

İslamiyet’te çocuk terbiyesi işine, kişilerin evlendiği andan itibaren başlama tavsiyesi vardır. Anne ve babalar da zaten buna genellikle uyarlar. Daha çocuk doğmadan, doğum anında ne giyeceğinden başlanır, verilecek ismin ne olacağına kadar hepsi düşünülür. Bu sebeple de pedagojik açıdan çocuğa karşı nasıl davranılacağına kadar ne gibi bilimsel tavsiyelerin olduğu ile ilgili olan  kitaplar alınır, okunur ve  o tür bilimsel kitaplardan da yararlanılır. Bu konuda artık ailelerimiz eskiye nazaran daha bilinçlidirler.

Böyle davranan aileler doğru yaparlar. İslamiyet, her konuda olduğu gibi çocuk terbiyesi konusunda da bilimsel yolların göz önüne alınmasını ister. O bakımdan Müslüman anne ve babaların, hem bilimsel kitaplardan, hem de İslam dininin emir ve tavsiyelerini bildiren İslami kaynaklardan yararlanmaya çalışır. Tabi ki bu, doğru bir harekettir. Bu sebeple biz bugün burada dini ve ilmi olan  her iki yolu da göz önüne alarak çocuk terbiyesini nasıl yapmamız gerektiğine bakacağız.

Çocukların yetiştirilmesi, terbiye edilmesi konusunda Kur'an’ın da bazı tavsiyeleri vardır. Kur'an, evlenen çiftlerin daha çocuk olmadan hazırlıkların yapılmasını önerir. Çünkü her şeyi veren C. Allah olduğuna göre şüphesiz ki evladı verecek olan da odur. İslam dininin olaya bakışı böyledir. O bakımdan evlenen çiftlerin ilk yapacağı şey, Allah’tan hayırlı evlat istemek olmalıdır. Yani kız evlat, erkek evlat isteme yerine hayırlı bir evlat istenmesi tavsiyesinde bulunur. Hayırlı bir evlat olsun, ama kız olsun, ama erkek olsun. İslam dini işin kız veya erkek çocuk olma yolu üzerinde durmaz. Hayırlı evlat edinme konusu üzerinde durur. 

KUR'AN’IN DOĞUMDAN ÖNCEKİ TAVSİYESİ NEDİR?

Kur'an,yukarıda da değindiğimiz gibi kız-erkek ayırımı yapmaz ve hayırlı bir evlat istenmesi tavsiyesinde bulunur. Ve eşlerin bunun için “Allah’a hayırlı evlat isteme duası yapmasını ister.” Furkan Suresi 74. ayetinde de anlatılan budur. Bu Ayette “Ve onlar: (Rabbimiz, bize eşlerimizden ve soyumuzdan, gözün aydınlığı olacak (çocuklar) ihsan et ve bizi takva sahiplerine önder kıl) diyenlerdir.” (Furkan, 74) buyuran C. Allah’a hayırlı evlat için dua edilmesi tavsiyesinde bulunur.

Kur'an’ı incelersek  bazı peygamberlerin bile hayırlı evlat sahibi olabilmek için Allah’a dua ettikleri ve C.Allah’ın da dualarını kabul ederek onlara hayırlı evlatlar, hatta peygamber evlatlar nasip ettiğini görürüz. Onun için biz de diyoruz ki, evlenen ve çocuk sahibi olmak isteyen çiftler, Kur'an’ın isteğine uyarak Allah’tan hayırlı evlat istesinler. Daha çocuğumuz  doğmadan  kız erkek ne olursa olsun ama hayırlı evlat olsun diye dua etsinler. Ancak bu ifadelerden şu çıkarılmamalıdır. Allah’tan erkek evlat ya da kız evlat isteyemeyiz diye bir Allah emri yoktur. Böyle bir şey söz konusu değil. Kişiler Allah’tan her şeyi isteyebilirler. Kur'an’daki amaç, cahiliye devrindeki gibi kız evlatlarını evlat saymamak, kız çocuklarını evlat yerine koymamak gibi kötü bir düşünce saplantısı içinde olmamak anlamındadır. Yoksa çiftler C. Allah’tan erkek çocuk da isteyebilirler. Bakara Suresi'nde Allah-ü Teâla bu tür  dualı isteklere  karşılık vereceğini de vaat etmektedir.

Yukarıda peygamberlerden bile çocuk için dua edenler olduğunu ve bunlardan bazılarının da Kur'an’da konu edildiğine değinmiştik. Ancak Kur'an’dan bir iki örnek verebilmiş olmak için o peygamberlerden Hz. Zekeriya ile Hz. İbrahim’in dualarını, nasıl bir duada bulunabileceğimizi göstermek için nakletmek istiyoruz. Bakara Suresi 128. ayetine baktığımızda Allah-ü Teâla’nın "Ey Rabbimiz! Bizi sana boyun eğenlerden kıl, neslimizden de sana itaat eden bir ümmet çıkar. Tövbemizi kabul et ya Rabbi” (Bakara-128) şeklinde dua edilmesini istediğini görürüz. Demek ki Allah, hayırlı bir evlat, soyunu sopunu devam ettirecek bir zürriyet istenmesini tavsiye ediyor.

Konuyu daha iyi anlayabilmek için Kur'an’a uyarak hayırlı evlat isteyen peygamberlerden Hz. Zekeriya ile  Hz. İbrahim örneklerine bakalım istiyoruz. O takdirde, denilmek istenenin ne olduğu daha iyi anlaşılacaktır. Âli İmran Suresi, 38. ayetinde, "Zekeriya, Rabbine dua etti. (Rabbim! Bana tarafından hayırlı bir evlat nasip et. Şüphesiz sen duamızı hakkı ile işitensin.” diye dua ettiği bildiriliyor. Dua sonunda da Zekeriya Peygamber’in duasının kabul edilerek kendisine Allah tarafından Yahya peygamberin evlat olarak verileceği, yine Âli İmran Suresi 39. ayetinde, melekler aracılığı ile müjdelendiği görülüyor. Ayetteki ifade ile evlat müjdesinin şöyle duyurulduğunu görüyoruz. “Zekeriya Mabette namaz kıldığı sırada, melekler ona şöyle seslendiler. Allah sana iffetli, salihlerden bir peygamber olan Yahya’yı müjdeler” buyuran Allah, böylece dua edene mutlaka karşılık verdiğini de gösteriyor. Öyleyse duadan kaçınmayacağız, duayı unutmayacağız.

Kur'an’dan ikinci bir örnek olarak Allah’a hayırlı bir evlat için dua eden Hz. İbrahim’in, duasının da kabul olduğunu görüyoruz. Hz. İbrahim’in duası üzerine  kendisine önce Hacer’den Hz.İsmail’i,  sonra da eşi Saradan  İshak ve Yakup ismindeki iki çocuğun  verileceği müjdesinin verildiğini öğreniyoruz. Bu müjdelenme Saffat Suresi 99. ve 100. ayetlerinde geçer. “İbrahim, Rabbim! Bana Salihlerden olan hayırlı bir evlat ver diye dua etti.” “Biz de onu uslu bir oğul ile (Hz. İsmail) müjdeledik.” (Saffat-99,100) Yine hayırlı evlat isteği için duasını sürdüren Hz. İbrahim’e Hud Suresi 69 ve 71. ayetlerinde de İshak ile Yakup peygamberlerin doğuş müjdelerinin verildiğini görüyoruz. Hud Suresi 69. ayetinde, “Andolsun ki elçilerimiz, (Melekler) İbrahim’e evlat müjdesi getirdiler.” (Hud-69)” O esnada (İbrahim’in) hanımı  ayakta idi. (Bu sözleri duyunca ) güldü.(İbrahim’e) Önce İshak’ın olacağı, ardından da Yakup’un doğacağı  müjdesini verdik”(Hud-71)

Daha da örnekler var. Ancak herhalde bu iki örnek yeterlidir. Kur'an’daki bu örnekler bize, çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin yapacağı ilk şeyin, Allah’tan kız ya da erkek evlat isteme yerine, hayırlı evlat istemek olması gerektiğini anlatmaktadır. Bunun için de diyoruz ki,bir Müslüman anne ve baba olarak bizim de tutacağımız yol, Kur'an yolu olmalıdır. Her şeyin hayırlısı dilenmelidir.

DOĞUM SONRASI YAPILACAK İŞLER

İslam dininde doğan her çocuğun İslam fıtratı üzerine doğduğu, ancak sonradan anne ve babalarının çevrenin çocukları başka başka inançlara yönlendirdiği inancı vardır. Bunu, Peygamberimizin, “Doğan her çocuk İslam Fıtratı üzerine doğar. Sonunda da anne ve babası onu ya Yahudi ya Hristiyan ya da Mecusi yapar” buyrulan bu hadisinden anlıyoruz. Bu konu ile ilgili olarak Tahrim Suresi 6. ayetinde de “İslam fıtratı üzerine doğan çocukların, İslamiyet üzerine hayatını devam ettirmesi sorumluluğunun da anne ve baba üzerinde bırakıldığı görülür.” O bakımdan çocukların islam fıtratı üzerine yaşamlarını sürdürmesi işinde  sorumluluk ve vebal tamamen anne ve babaya aittir. Bu, Kur'an’ın bir emridir.

DOĞUM SONRASI ÇOCUĞU GÜZEL BİR İSİM VERMEK, ANNE VE BABANIN ÖNEMLİ BİR GÖREVİDİR

Doğum sonrası anne ve babanın yapması gereken önemli diğer bir konu da çocuğa güzel bir ismin verilmesidir. Bu şekilde çocuğun güzel bir isimle isimlendirilmesi, bir anne  ve babanın yine önemli görevlerindendir. Peygamberimiz,insanların ahirette de, dünyada verilen bu isimlerle  çağrılacak olması sebebi ile, çocuklara iyi ve güzel anlamlı isimler vermek gerektiğini bildirmiştir. Ebud Derda’dan rivayet edilen bu hadisinde de, "Kıyamet günü siz, isimleriniz ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. Bu sebeple isimlerinizi güzelleştiriniz" buyurduğu için, Müslüman anne ve babalar çocuklarına güzel ve anlamlı isimler verirler.

Değerli okuyucularım, İslamiyet’te çocuk terbiyesi, en önemli konulardan birisidir. O bakımdan önümüzdeki cuma günü, aynı konuya devam ederek, peygamberimizin çocuklara isim vermedeki tavsiyelerini, çocuğun okul, çevre ve arkadaşları arasındaki eğitimi gibi benzeri konuları incelemeye, Kur'an’ın önerilerini aktarmaya devam edeceğiz inşallah.

Çocuğun kulağına ezan okunması

Müslüman anne ve babaların doğan çocuklarına karşı yapmak zorunda oldukları bazı önemli görevleri de vardır. Bunlardan birisi, çocuğun sağ kulağına ezanı, sol kulağına da kameti okumak veya okutmak görevidir. Bunun yapılmasının amacı, küçük bebeğin Allah ile tanışması, ezan vasıtası ile olsun istenmesindendir. Bunu da Peygamberimizin bir hadisinden öğreniyoruz.  “Peygamberimizin torunu Hz. Hasan dünyaya geldiği zaman, onun kulağına ezan okumuş ve Müslümanların da doğan çocuklarının kulağına ezan okunmasını istemiştir.” (Ebu Davut) Bu Hadis-i Şerife dayandırılan Peygamberimizin bu sünnetinden dolayı, anne ve babalar çocuklarının kulağına ezan okuturlar. Bazı İslam âlimleri, Peygamberimizin Hz. Hasan’ın sağ kulağına ezan,sol kulağına da  kamet okuduğunu söylerler. Ama  ezici  çoğunluk  sağ kulağa ezan üzerinde birleşirler. O bakımdan sadece sağ kulağa ezan okunması yeterli bulunur. Tabi bu,biraz da anne ve babanın isteğine bağlıdır. Dediğimiz gibi Peygamberimizin  bu sünnetinden dolayı da Müslümanlar doğan çocuklarının kulağına ezan okuturlar.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün