Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Arife Günü Ve Kurban Bayramı

30 Temmuz 2020 Perşembe 11:09 Güncelleme : 30 Temmuz 2020 Perşembe 11:09

Yenigün Gazetesi'nin değerli okuyucuları,

Bildiğiniz gibi her milletin kendine has dini ve milli bayramları vardır. Müslüman Türk Milleti olarak bizim de, diğer devletler gibi hem dini hem de milli bayramlarımız tabi ki olacaktır. Bugün  işte o dini bayramlarımızdan birisi olan Kurban Bayramı “arifesi” içindeyiz. Yarında inşallah Kurban Bayramı'na kavuşacağız.

Cuma gününden başlayacak olan Kurban Bayramı, pazartesi akşamına kadar sürecektir. İnşallah Müslüman kardeşlerimiz, bu bayram günlerini, en  sevinçli, en neşeli şekilde kutlarlar. Öyle tahmin ediyorum ki, izleyicilerimiz, rahat edebilecek tatil yerlerine gitmeye, eş ve dostlarını ziyaret etmeye, Sıla-i rahim ziyaretinde bulunmaya çalışacaklardır. Onlara bu satırlarımızdan dikkatli olmalarını, acele etmemelerini, tatsız ve hiç istenmeyen kötü olaylara, kazalara sebebiyet vermekten kaçınmalarını önemle hatırlatıyoruz.

Hemen şunu da ilave edelim, bayram bütün vatandaşlarımızın bayramıdır. O bakımdan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ama Hristiyan ama Yahudi kim olursa olsun, Müslümanların bayramı olan bu bayramın, kendilerine tanıdığı tatil fırsatını onların da en güzel şekilde değerlendirmelerini diliyoruz. İnşallah Müslüman kardeşlerimiz gibi onlar da  bu tatil fırsatını, ülkemize insanlarımıza daha  güzel hizmetler vermek için enerji ve güç toplama fırsatına dönüştürürler. Sonuç olarak hem kendilerine hem de ülkemize ve insanımıza faydalı olurlar.

Bir buçuk milyarın üzerinde olan Müslüman ülkelerle  birlikte bugün kutladığımız Arife günü ile yarın ulaşacağımız Kurban Bayramı'na bizleri kavuşturacak olan C. Allah’a sonsuz Hamd ve Senalar olsun. Yenigün  Gazetesi olarak  değerli okuyucularımızın arife gününü ve yarın  ulaşacağımız Kurban Bayramları'nı kutluyoruz. Arife ve bayram günlerinin bütün okuyucularımız için hayırlar getiren ve hepimiz için hayırlara vesile olan  günler olmasını da C. Allah’tan niyaz ediyoruz. 

ARİFE GÜNÜ HAZIRLIK GÜNÜDÜR

Arife günü, genelde bayrama hazırlık günü olarak görülür ve bu sebeple de bayram süresince düşünülenler ne ise ona göre hazırlıklar yapılır. Müslüman kardeşlerimiz eş ve çocuklarını, anne ve babalarını sevindirecek hediye ve süprizleri hazırlarlar.Kurban kesme şartlarını taşıyanlar ise, Kurban satılan yerleri doldururlar ve kurbanlarını alırlar. Artık arife günü bayrama en yakın gün olduğu için son hazırlıkların yapılacağı bu günde aileler,  gelecek misafirlere ikram edilecek çikolata, şeker, baklava gibi, ikram edilmesi düşünülen ne ise, onları dahi alır ve bayrama hazır hale gelirler. Kısacası toplumumuz, arife günlerini, bayram hazırlıklarının yapılacağı son gün  olarak görür. Biz de hatırlatmamızı yapalım  istedik.

ARİFE GÜNÜNDE DİNİ AÇIDAN YAPILACAKLAR NELERDİR?

Değerli okurlarım, bildiğiniz gibi arife günü, Kurban Bayramı'ndan bir önceki güne verilen dini isimdir. Yukarıda da belirtildiği gibi Müslüman halkımız, arife günlerini bayramlara hazırlık günleri olarak görür. Ancak bu maddi hazırlıklar dışında peygamberimiz, arife günlerinde bazı ibadetlerin yapılmasını da önerir. Aslında arife günlerinin kendine özgü bir ibadet şekli yoktur. Ancak peygamberimizin bildirdiğine göre, arife günleri duaların, ibadetlerin kabul edildiği günlerdir. O bakımdan Müslüman kardeşlerimiz, Arife günleri, bu fırsatı değerlendirmeye çalışmalıdırlar. Tabi bu ibadetlerin, duaların bir mecburiyeti yoktur. Allah katında ecrini yükseltmek isteyenler için  önemlidir. Yapılabilecek ibadetlerin ne olduğunu, bu konuda peygamberimizin tavsiyelerinin de neler olduğunu aşağıya çıkardık. Değerli kardeşlerimizin, dünyada ve ahirette işlerinin rast gitmesini istiyorlarsa, peygamberimize kulak vermelerinde elbette ki faydalar vardır. Peygamberimiz bir Hadis-i Şerifinde: “Rahmet kapıları dört gece açılır. O gecelerde yapılan dualar reddolmaz. Bu mübarek geceler: Ramazan ve Kurban Bayramı'nın birinci gecesi, beraat ve arife gecesidir” (İsfehani) Yine bir hadisinde, “Duanın faziletlisi, arife günü yapılandır.” (Beyheki) buyurur.

Yukarıda zikredilen Hadis-i Şerifler, arife günü yapılacak ibadetler hakkında bizlere yeterli bilgiyi vermektedir. Müslüman halkımız da, sünnet olarak nitelendirilen bu ibadetleri elinden geldiğince yapmaya çalışır. Bir Müslüman hiçbir şey yapamasa dahi, kendisini o mübarek güne ulaştıran Allah’a şükretmesi yeterli olacaktır.

Arife günleri adet haline getirilen bir dini gelenek de,  sünnet olarak ilân edilen Teşrik Tekbiri getirme usulüdür. Teşrik Tekbiri getirme usulü, İslâm âlimlerince Hz. İbrahim’e kadar dayandırılan bir dini gelenek olarak görülür. Bu geleneğin Hz. İbrahim’e dayandırılması görüşüne Hz. Ali'de katılmaktadır. Bu sebeple Hz. Ali'de Teşrik Tekbiri'nin getirilmesini tavsiye edenlerdendir.

TEŞRİK TEKBİRİ NEDİR? NE ZAMAN BAŞLAR VE BİTER?

Teşrik Tekbiri, Kurban Bayramı süresince camideki cemaatın, farz namazlarından sonra, bütün hepsinin iştiraki ile yani koro halinde söylediği ve arife gününden başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar yani 23 farz namazın arkasından da söylemi sürdürülen tekbirlerdir. Hepimizin de bayramlar da, bayram namazlarında söyleyerek geldiği bu tekbirin Arapça ifadesi ile söylemi: “Allah-ü Ekber Allah-ü Ekber, Lâ ilahe illallahü vallahü ekber. Allahü ekber ve lillâhil hamd”şeklindedir. Anlamı da, “Allah en büyük olandır. Allah en büyük olandır. Allah’tan başka Tanrı yoktur. Allah en büyük olandır. Hamd ve şükür Allah içindir.”
Kurban Bayramlarında Teşrik Tekbiri dediğimiz bu tekbir, arife günü ile birlikte beş gün devam ettirilir, cemaatın, imamla birlikte hep bir ağızdan söylediği bu tekbiri cemaatle beraber söyleyebilmek için bayram süresince Müslümanların camiye  devam etmeleri istenir. 

KİMLER KURBAN KESMELİDİR? MÜKELLEF SAYILAN KİMLERDİR?

Tabi ki kurban kesmenin de şartları vardır. Öncelikle kişinin oturacağı kendisine ait bir evinin, ihtiyaç olan zaruri ev araç ve gereçlerinin olması gerekir. Bu da yeterli değildir. İlaveten, kişi  çalışıyorsa işinde kullanılan her türlü malzemenin, kışlık ve yazlık elbiselerinin bir senelik de yiyecek ve içeceğinin hazır olması gerekir.
Bu saydıklarımız da yeterli değildir. Bütün bunlar dışında kişinin 86 gramın üzerinde bir altınının veya 565 gram gümüşünün de olması gerekir. Eğer kişinin gücü bu rakamlarda ise ve aşağıda sayacağımız diğer şartlara da sahipse, o takdirde kurban kesmekle mükellef olur.

Diğer şartları da toplu halde görmek üzere maddelersek, bütün şartların şunlar olduğunu görürüz;

Zengin olacak. Yani yukarıda saydığımız kendisine ait bir evi, evin eşyası, yazlık kışlık elbiseleri, ayrıca işiyle ilgili yukarıda sayılan araç ve gereçlere sahip olacak. 

En az 86 gram altını (86 gram altının yaklaşık değeri 35 bin lira civarıdır.) ya da 565 gram gümüşü olacak. Yahut da bunlara denk parası, ya da bunlara eş değer maddi varlığa sahip olacak.

3) Bir yıllık yiyeceği içeceği de hazır olacak. 

4) Kişi akıl baliğ dediğimiz yaşa gelmiş olacak. Yani bugünkü ifade ile en az 18 yaşına gelecek. Çalışır kazancını sağlar durumda olacaktır. Kişi 18 yaşını geçse de, babasının parası ile geçinir durumda ise,ona kurban düşmez.

5) Bir yerleşim bölgesinde de oturup,  orada ikamet eder olacak. Yani belli bir mekânı, yeri, yurdu olacaktır.

6) Aklı başında ve sağlıklı olacaktır.

7) Hür olacak. Yani esir veya başka bir şekilde özgürlüğünü kaybetmiş olmayacaktır.

Yukarıda yedi madde halinde sıraladığımız şartları taşıyan müminler, dinimizce kurban kesmekle mükellef sayılırlar.C. Hak, bizleri kurban kesecek özellikleri taşıyan kullar arasına dahil eylesin. O gücü bizlere de versin. Eğer o güçte isek varlığımızı sağlıklı ve hayırlı bir şekilde devam ettirsin. Müslüman kardeşlerimizin kestiği kurbanları da kabul etsin. Âmin.

Şimdi de bizleri bu mübarek günlere, arife ve bayram günlerine sıhhat ve afiyet içinde ulaştıran  Rabbimize şükrederek, hamd ve senalarımızı ileterek, minicik bir dua ile yazımızı bitirelim.

“Allah’ım! Yenigün Gazetesi olarak, sevgili okuyucularımızla birlikte, daha nice nice bayramlara ulaşmayı nasip et. Bizleri koru. İşlerimizi, yaşantımızı zorlaştırma, kolaylaştır. Başladığımız her işi de hayırla sonuçlandır. Ülkemizin, milletimizin dirliğini, birliğini ve huzurunu bozdurma. Hayır ve bereket kapımızı daima açık tut. Bu koronavirüs musibetini de başımızdan al, bizleri bu beladan kurtar Ya Rab’bi! Amin Amin.”

Bütün okuyucularımızın bayramlarını tekraren kutluyor ve hayırlar getirmesini C. Allah’tan niyaz ediyoruz.

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün