Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Zeytin ağaçlarına kıymayın efendiler!

5 Haziran 2017 Pazartesi 09:55 Güncelleme : 5 Haziran 2017 Pazartesi 09:55

Sanayi üretimi ve reel sektördeki büyüme, bir ülkenin ekonomik kalkınması ve toplumsal refahın artması açısından en önemli göstergelerdir. Buna kimsenin bir itirazın olacağını sanmıyorum. Ama kaş yaparken göz çıkarmamaya dikkat etmemiz gerekiyor. Sanayi tesisi kurulması için dağ taş, bozkır araziler bitti de; sıra zeytinliklere mi geldi?

1939 yılında çıkarılmış bir zeytincilik kanunu var. 3573 sayılı bu kanunla zeytinlik alanların 3 km yakınına kadar, zeytin yağı fabrikası hariç, herhangi bir sanayi tesisi kurulması yasaklanarak, zeytinlikler her türlü sanayi atığından korunmaya ve zeytin ağaçlı arazilerin talan edilmesinin önüne geçilmeye çalışılmış.

Ancak Zeytincilik Yasası’nın özellikle 20. maddesi doğrudan veya dolaylı değiştirilerek zeytinlik alanların imara açılmasını öngören düzenlemeler 2002’den bu yana 8 kez Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine getirildi. 7 defasında oybirliği ile reddedildi. 

Bu sefer yapılan teklifte geri adım atıldı ve bazı maddeler geri çekilerek, zeytinlik alanlara konut ve turistik tesis yapılamayacağı hüküm altına alındı. Bununla birlikte zeytinciliğin kaderi, bileşininde 11 kurumun bulunduğu, 7'si resmi kurumlardan oluşan Zeytincilik kuruluna bırakıldı. 

Ana vatanı anadolu olan, ülkemizde doğrudan 750.000 ailenin ve dolaylı olarak 10 milyon kişinin geçimini sağlayan ve dünyada stratejik ürünümüz olan zeytinin kaderini belirleyecek olan kurulun bileşenleri şu kurumlardan oluşmaktadır: Gıda, Tarım ve Hayvancılık, Maliye, Orman ve Su İşleri, Çevre ve Şehircilik, Bilim Sanayi ve Teknoloji, Ziraat Odası, Ziraat Fakültesi, Zeytinyağı İhracatçıları, Ulusal Zeytin Konseyi ve Zeytinyağı Konseyi.

Ülkemizdeki tarımsal üretim alanlarının % 3,5'ini kapsayan zeytincilik sayesinde, 2015 ve 2016 yılı ortlamalarına göre yıllık 165.000 ton zeytin yağı üretimi yapılıyor ve bununla 600.000 dolarlık gelir elde ediliyor. Yine 2015 ve 2016 yılı rakamları baz alınarak alınan ortalamaya göre, ülkemizde yıllık ortalama 450.000 sofralık zeytin elde ediliyor ve bu üretim sayesinde 900 milyon dolarlık gelir elde ediliyor.

İktidar partisinin son dakika yaptığı düzenlemeyle getirdiği, zeytinlik arazilere konut ve turistik tesis yapılamayacağına dair değişiklikler, zeytin arazilerin talan edilmeyeceği ve buralara sanayi tesisi yapılamayacağı anlamına gelmiyor.

Anadoludaki geçmişi altı bin yıla dayanan, insanlığın ortak mirası olan, mucizevi bir sağlık ve geçim kaynağı olan zeytin ağaçlarını korumak gelecek kuşaklara olan bir insanlık borcudur. Zeytin ağaçlarına kıymayın efendiler.

 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün