Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
Yenigün
PAYLAŞ

Kordon Yönetmeliği üzerine...

6 Kasım 2017 Pazartesi 10:33 Güncelleme : 6 Kasım 2017 Pazartesi 10:33

Kordon Yönetmeliği üzerine...

İzmir Büyükşehir Belediye meclisi 23.11.2016 tarihinde, 05.1172 sayılı bir karara imza atmış. Kamuoyunda Kordon Yönetmeliği adıyla anılan bu kararla, Alsancak'ta kıyı şeridindeki yaya yolu ve yürüyüş serbestliğiyle ilgili bir düzenlemeler yapılmış. Bu düzenlemeyle, aynı zamanda kıyıdaki binalarda yaşayan insanların evlerine giriş çıkış alanlarının güvenliği ve kıyı şeridinde yiyecek içecek sunumu ve satışı yapan işletmelerin faaliyet alanları konusunda bir çerçeve çizilmiş. Bu kararla birlikte kordondaki yayalar, bina sakinleri ve işletme sahipleri arasındaki ezeli sürtüşme sona ermiş gözüküyor. Uzun yıllardır polisiye yöntemlerle ve zabıta marifetiyle çözülmeye çalışan sorun, bir yönetmelikle akılcı bir düzenlemeye kavuşmuş oldu.
Benzer bir sürtüşme uzun yıllardır Urla'daki sahil bandında yaşanıyordu. Urla ve Çeşmealtında, yiyecek içecek ve ziyafet hizmeti veren işletmeler ve bu alanı bir vatandaşlık hakkı olarak kullanan yayalar, aynı eziyeti uzun yıllar çekti. Hatta insanların denize girdiği küçük iskeleler ve keyifçi kayıkların yanaştığı ahşap iskeleler bile yıkılmıştı. Urla'nın kadın başkanı Sibel Uyar, bu tartışmalı duruma son verdi. Hem yayalar, hem kıyıda faaliyet gösteren işletmeler ve kamu yararına düzenlemeler yaptı. Urla ve Çeşmealtında yıllarca süren tartışma, şikayetler ve sürtüşme sona ermiş gözüküyor.
Şimdi insanlar Urla körfezini seyrederek çayını kahvesini yudumlayabiliyorlar. Ege Denizinin berrak sularını izleyerek şarabını, rakısını içebiliyorlar. Dileyen de, kıyıda yürüyor, koşuyor, spor yapabiliyor.
Kıyılarda hem yürüyüş, gezinti ve spor yapmak; hem de yiyecek içecek ve ziyafet hizmetlerinden faydalanmak toplumsal bir hak ve taleptir. Bu dipten gelen bir dalgadır. Bu durumun herkesin yararına olacak şekilde çözülmesi gerekiyordu. Kordonda ve Urla'da yapılan kıyı düzenlemelerinde, kamu yararı gözetilerek, yaya haklarını koruyarak, insanların yiyecek içecek ve ziyafet hizmetlerinden yararlanması sağlanmıştır. Popülizme kaçılmadan yapılan bu düzenlemelerle, bu iki bölgede toplamsal uyum ve barış adına güzel bir kent uygulaması gerçekleştirilmiştir.
Bu düzenlemelerle, bu alanlarda gerçekleştirilen faaliyetlerin, ülkemizde son yıllarda çıkarılan kanunlara ve yasal değişikliklere uyumlu hale gelmesi de sağlanmıştır. Çünkü alkollü içkiler ve sigara ile ilgili çıkarılan kanunlarla, kapalı alanlarda sigara içmek, ruhsatsız açık alanlarda içki içmek yasadışı hale gelmişti. Bu yüzden hem işletmeler hem de vatandaşlar, ağır cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalıyordu. Bu düzenlemelerle, yeni yasalara göre bir revizyon da sağlanmış oldu.
Peki yayalar sadece Kordon'da ve Urla'da mı yürüyor? Yiyecek içecek faaliyeti gösteren özel kurumlar sadece bu iki bölgede mi yer alıyor? Örneğin Kordon Yönetmeliği çıkaran İzmir Büyükşehir Belediyesi, neden Güzelyalı'ya, Güzelbahçe'ye onlarca zabıtayla baskınlar yapıyor? Bu bir çifte standart değil midir? Ayrıca uzun yıllardır zabıta zoruyla bir milim ilerleme sağlayamadıkları kordon örneği varken, bu düzenlemeler, neden bütün İzmir ilçelerini kapsayacak şekilde yapılmıyor?
Bu konuda ilçe belediye başkanlarına ve kaymakamlara da iş düşüyor. Sadece bimere yapılan şikayetleri sovuşturmak için yapılan uygulamalar, vatandaşa hizmet sayılmaz. O koltuklar, bu kenti yaşanabilir hale getirmeniz, bölgesel kalkınmaya katkıda bulunmanız ve toplumsal fayda gözetmeniz için sizlere verildi. Yerel yetkililerin, vatandaşı, esnafı, toplumun tüm kesimlerini kucaklayacak, kent estetiğini sağlayacak, kamu yarına olacak tüm uygulamaları resen yapmaları gerekmektedir. Ancak bu şekilde bu kentin tarihinde, halkın gönlünde ve toplumun belleğinde yer alabilirler.
İlk hareketi, Güzelbahçe Kaymakamı Hüseyin Kulözü ve Güzelbahçe Belediye başkanı Mustafa İnce'den bekliyorum. Onların işbirliği yaparak, ilçedeki tüm toplumsal kesimleri biraraya getirerek Güzelbahçe'de gerçekleştireceği kıyı düzenlemesinin bütün İzmir'e, bütün Ege'ye örnek olacağını düşünüyorum. 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün