Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Gökçek nereye koşar?

16 Ekim 2017 Pazartesi 11:10 Güncelleme : 16 Ekim 2017 Pazartesi 11:10

Gökçek nereye koşar?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın ve ardından Akp'li Düzce belediye başkanının istifasıyla birlikte, gözler Ankara'ya, Melih Gökçek'e çevrildi. İstifaların sebepleri ve devamının gelip gelmeyeceği meselesi, kamuoyunun en merak uyandıran konusuydu.
Akp Genel Başkanı Erdoğan'ın, geçtiğimiz hafta yaptığı değerlendirme sonrası, konunun münferit bir olay olmadığı ve istifaların süreceği anlaşılmış oldu. İl başkanı değiştirir gibi, Belediye başkanı değiştirmek, yakın siyasi tarihimizde görülmemiş bir olaydır. Peki Akp, kendi içinde böyle bir revizyona neden gerek duydu?
Bu işin şifresini çözmek için ülkemizde gerçekleşen son 3 seçimi irdelemek gerekir diye düşünüyorum. 2002 yılında iktidara gelen Akp aldığı rüzgarla tek başına iktidar olmuştu. Ve sonrasında bütün seçimleri açık ara önde götürmüş ve deyim yerindeyse, adeta silmiş süpürmüştü. Ta ki 7 haziran 2015 genel seçimlerine kadar. Bu genel seçimde, Akp ilk kez yenilgiyle tanıştı. Tek başına iktidar olabilecek bir milletvekili sayısına ulaşamadı. 10 puan birden kaybeden Akp'nin oy oranı % 40'a düştü. 7-8 haftalık koalisyon tiyatrosundan sonra, seçimlerin yenilenmesine karar verildi. 1 kasım 2015'te yapılan genel seçimlere kadar, ülke kan gölüne döndü. Ankara İstanbul ve hatta izmir'de bombalar patladı. Güneydoğuda çok şiddetli çatışmalar yaşandı. Ardından 15 temmuzda darbe girişimi oldu. 2017 yılına gelindiğinde, 17 nisan anayasa referandumunda dananın kuyruğu koptu. Tartışmalı referandum sonuçlarına göre evet oyları burun farkıyla önde çıktı. Ancak Akp ilk kez 3 büyük şehiri birden kaybetti. 17 nisan referandumunda Ankara, İstanbul ve İzmir, anayasa değişikliğine "hayır" dedi. Üstelik Mhp'nin açık desteğine ve ittifakına rağmen bu sonuç yaşandı. Aslında Evet' cephesindeki AKP ve MHP'nin son seçimde aldığı toplam oy yüzde 61.4'ü buluyordu. Ama bu oran referandum sandığına yansımadı ve toplamdan 10 puanlık kayıp yaşandı. İstanbul, Ankara ve İzmir'in yanı sıra Hatay, Çanakkale, Adana, Denizli, Antalya, Mersin, Zonguldak gibi illerin tercihi de 'hayır' şeklinde oldu.

Bunların dışında, Akp'nin kalesi sayılan bazı illerde "evet" çıkmasına rağmen, eski oy oranlarını koruyamadı.

Şimdi önümüzde 3 seçim var. 2018'de yerel, 2019'da genel ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri gözüküyor. 3 seçimi bir arada yapamayacaklarına göre, yerel seçimin erkene alınacağını ve aynı zamanda, diğer iki önemli seçim için prova yapmak istediklerini düşünüyorum. Akp bu üç seçimde bir sürpriz yaşamamak için, kamuoyunun kulağını tırmalayan her konuda revizyon yapmak istiyor. Yapılan kamuoyu yoklamalarında gerilerde çıkan belediye başkanlarının akıbetini, sandığa teslim etmek istemiyor. Bunun bile bile lades anlamına geleceğini istişare ettiklerini, son 8-10 aylık zamanda kamuoyunu hazırlayıp baskın bir yerel seçime hazırlanmak istedikleri kanaatindeyim.

Bu belediye başkanlarıyla sınırlı kalır mı? Elbette hayır. Hem teşkilatta, hem de bürokraside revizyona gideceklerinin işaretini veriyorlar.

Kamuyounun en çok ilgilendiği konuya gelelim. Melih Gökçek gider mi, direnir mi? Melih Gökçek, son yerel seçimde de tartışmalı ve şaibeli bir sonuçla o koltuğa oturmuştu. 1.415.000 oy alan Gökçek, 1.383.000  oy alan Mansur Yavaş'a sadece 32.000 oy fark atabilmişti. % 1'lik bir farkla ve tartışmalı bir sonuçla oturduğu o koltuk, refrandumda maalesef çatırdadı.

Gökçek bundan sonra ne yapar? Bence direnmez. Oğlu Osman için bir ilçe belediyesi pazarlığı yapar. Ve istifa eder diye düşünüyorum.
 

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün