Uğur Derin Dondurucu
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Çamurun büyüsü

26 Aralık 2016 Pazartesi 13:07 Güncelleme : 26 Aralık 2016 Pazartesi 13:07

Çocuklarım Gülümser ve Deniz'le birlikte her cumartesi sabahları heyecanla günü karşılıyoruz. Cumartesi günleri seramik günümüz. Bu sene saatler geriye alınmadığı için, kalktığımızda alaca karanlık oluyor. Kahvaltı ve hazırlıkların ardından İnciraltı'ndan kalkan, 09.20 vapuruyla Karşıyaka'ya uzanıyoruz. Sabah sabah iyot kokusunu ciğerlerimize çekerek yaptığımız kısa bir mavi yolculuktan sonra çamurun büyülü dünyasına giriyoruz.

Kapıda gülerek öpücüklerle karşılandığımız atölyede fonda caz müzik çalıyor, çayımız kaynamış, kahvemiz hazırlanmış oluyor... Masadaki birbirinden leziz kurabiyeler iştahımızı kabartıyor.

Atölyenin kurucusu Neşe Bengisu hanım seramiğe ve sanata aşık biri, bu işi severek yapıyor. Yanında üniversiteden asistanları bulunsa da, herbirimizle kendisi bizzat ilgileniyor. Neşe Bengisu hanım, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nden mezun önemli bir seramik sanatçısıdır. Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü, Seramik ve Çini Restorasyonu Ana Sanat Dalını bitirmiş; yurt dışında ve yurt içinde bir çok akademik çalışmaya ve sanat faaliyetlerine katılmış, oldukça mütevazi bir insandır.

Neşe Bengisu Seramik Atölyesi çalışmalarına katılmamız, sıfır seramik bilgimiz ve ilk sanat girişimimiz olmasına rağmen, her birimize yüksek bir özgüven kazandırdı. Fırından çıkan işlerimizi gördüğümüzde, 'bunu ben mi yaptım' sorusunu kendinize sormadan edemiyorsunuz. Çamura şekil vermek, ona bir karakter ve ruh kazandırmak, insanı farklı bir dünyaya taşıyor. Kendinizi yeniden keşfediyorsunuz. İçinizde bastırmış olduğunuz farklı bir yanınızı hayatla buluşturuyorsunuz.

Hititler'den, Urartular'dan, Eski Yunan'dan günümüze kadar günlük hayatın içinde önemli bir yer tutmuş olan toprak kapları yeniden canlandırmak, parmaklarınızla dokunarak yaratabileceğinizi muhteşem eserleri görmek, çamurun büyülü dünyasında kendinizi yeniden keşfetmek için haftada iki saati kendinize ayırmanız yeterli. Günlük hayatın bitmeyen koşuşturması ve iki ayağınızı bir pabuca sokan önemli(!) işlerden, kendiniz için küçük bir fedakarlık yapmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Sevgiyle, barışla ve sanatla kalın..!

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün