;
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

Libya - Mısır - Türkiye

24 Haziran 2020 Çarşamba 00:45 Güncelleme : 24 Haziran 2020 Çarşamba 00:45

Trablusgarp ve Bingazi’nin Osmanlı’ya ait olduğu dönemlerde, Akdeniz’e hakim olmak ve hammadde kaynaklarını artırmak isteyen İtalya, iyice zayıflamış olan Osmanlı’ya karşı savaş açmıştır. Savaş; Trablusgarp ve Bingazi şehirlerinin dışında Çanakkale Boğazı, Ege adaları ve Adriyatik Denizi’nde yapılmıştır…
Bu savaşın nedeni ise; Osmanlı Devleti’nin Trablusgarp’ı henüz cumhuriyete bile kavuşmamış İtalya Krallığı’na bırakmak istememesidir…
Yenilmesinin nedeni ise; bugün türkülerimize bile konu olan Yemen’de isyan ç
ıkmasıdır. Trablusgarp’taki Osmanlı askerlerinin önemli bir kısmının bu bölgeye sevk edilmesini, İtalyan Ordusu fırsat bilmiştir…
Osmanlı Devleti ise; Trablusgarp’ın kendisinde kalmasını savaşarak değil milis kuvvetleri ile sağlayacağını düşünüyordu. Burada isyan çıkarmak ve halkın birlikteliğini sağlamak için gönüllü olan Mustafa Kemal Atatürk ve 8 subay arkadaşı Trablusgarp’a gidecekti…
Bu harekat için de Mustafa Kemal Atatürk’e “Mustafa Şerif” ismiyle sahte bir gazeteci kimliği hazırlandı ve Trablusgarp’a gönderildi. 1911-1912 yılları arasında Atatürk ve arkadaşları burada önemli işler gerçekleştirdiler. Ancak Birinci Balkan Savaşı patlak verince Atatürk ve arkadaşları İstanbul’a çağırıldılar…
İtalya uzun bir müddet Trablusgarp ve Bingazi’yi yönetti. Ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İtalya, Paris Barış Antlaşması ile sömürgeleri üzerindeki tüm haklarından vazgeçti…
Daha sonraları da Trablusgarp ve Bingazi vilayetleri birleşerek bugünkü “Libya Devleti”ni kurdu…
Libya, askeri darbeyle gelen Kaddafi tarafından da yıllarca yönetildi. Ancak hep huzursuzdu. Önceki yıl da Trablus'taki Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz Mustafa Es-Serrac ile Halife Hafter liderliğindeki Tobruk yönetiminin savaşı çıktı…
Türkiye’nin Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne yardımı ise başta Rusya olmak üzere, Hafter’e lojistik destek veren Mısır ve maddi manevi her türlü yardımı yapan Birleşik Arap Emirlikleri’ni çok rahatsız etti…
Bu savaşta ön plana çıkmak isteyen Mısır Devlet Başkanı Sisi, Tunus Savunma Bakanı İman el-Hazki’nin, Libya’nın Ulusal Mutabakat güçlerine, "milis" şeklinde tanımlamasına da çok güveniyordu…
Ancak; geçti
ğimiz günlerde Libya'ya tıbbi yardım ulaştıracak bir Türk uçağının, Tunus’un güneyindeki Cerbe Havalimanı’na inişine izin verilmesi Sisi’nin elini güçsüz hale getirdi. Bu gelişmeler sonucunda Mısır artık arkasındaki taraf değiştiren Tunus’un kendisine karşı nasıl davranacağını bilmiyor…
Üstüne bir de; Halife Hafter'e destek veren ücretli askerler ve Afrikalı paralı milis ve savaşçılarının çekilmesi Sisi’nin biraz daha köşeye sıkışmasına neden oldu…
Özetle; Libya’nın kuruluşundan bugüne yaşanan olaylar böyle gelişti. Bugün uzmanların Mısır Devlet Başkanı Sisi’nin Türkiye’ye karşı “tehdit edici” sözlerini “ciddi ciddi” tartışırken, ben bu sözleri önemsemiyorum…
Çünkü; Sisi’nin kımıldayacak yeri kalmadı. Rusya gibi; tek isteği Libya’da “barış masası” kurulursa kendisine bir sandalye bulmak ancak bu olasılık da çoktan bitti…

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün