Yenigün
Gazete Yenigün
Son Dakika
Gazete Yenigün
PAYLAŞ

“Ailemiz geleceğimizdir”

20 Aralık 2019 Cuma 10:12 Güncelleme : 20 Aralık 2019 Cuma 10:12

 Yüce Rabbimiz, her canlıyı çifter çifter yaratmıştır.İnsanoğlunu da yalnız bırakmamış, ona kendisi ile aynı özden yarattığı bir eş ihsan etmiştir. Ancak erkeğin kendine has fizikî ve rûhî özellikleri, kadının da kendine has fizikî ve rûhî özellikleri vardır. Bedenler farklı da olsa, onları özel ve önemli kılan can aynı can, ruh aynı ruhtur. Cenab-ı Hak Kur’an’da Cennet nimetleri içerisinde ilk önce Aile’ye vurgu yapmıştır. Hz. Âdem'den hemen sonra eşi Hz. Havva’yı yaratarak toplumun çekirdeği olan aileyi kurmuştur. Bu cihetten bakıldığında ailenin kurucusu Hz. Allah’tır denilebilir.” Dedi ki: “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.” (Bakara:35) İnsan kendisini başıboş, müstakil ve kayıtsız zannetmesin ve yaratıcının bahşettiği özgür iradenin sınırsız olmadığını daima hatırlasın diye o ağacın meyvesine yaklaşmayı yasaklamıştır.
  Allah-ü Teala aileyi sevgi, saygı, ülfet ve ünsiyet olarak tarif etmiştir. Evlilik, insanoğlunun ruhuna sükunet aşılayan bir nimettir. Sevginin benzersiz lezzetini, yaralara merhem olan elini, ömrü yaşanır kılan desteğini ancak bir eş sunabilir insana. Bu gerçek Kur’an-ı Kerim’de söyle ifade edilmektedir.
  “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum:21)
  İslâm toplumunun esasını âile, ailenin temelini de erkek ve kadının sahih bir nikâhla birleşmesi teşkil eder. Yakın zamana kadar birbirine yabancı olan iki insan evlilik çatısı altında bir araya getiren ve birbirine en yakın kılan şey, sevginin mucizevi gücüdür. Sevgi Rabbimiz'in eşsiz bir lütfudur. Evlilik hayatının tutkalıdır. Aile binasının çimentosudur. Samimi ve koşulsuz sevgi, evliliği ölümsüzleştirir. Eşler ölse bile, sevgiyle yaşattıkları yuvaları devam eder. Eşler birbirine anne- babanın emaneti olduğu gibi  Allah’ın de bir emaneti. Veda haccında Resulullah efendimiz kendisini can kulağı ile dinleyen yüz bini aşkın insana söyle seslenmişti. “Kadınlar hakkında Allah'tan korkun. Çünkü siz, anlan Allah'ın emaneti olarak aldınız ve Allah'ın adıyla (nikah kıyıp) anlan kendinize helal kıldınız." (Müslim, Hac, 147)
  Demek ki iki eş arasında mülkiyet değil emanet ilişkisi var. Bir varlık emanetse tüketilmez. Bir can emanetse örselenmez. Emanete ancak özen gösterilir. Emanete hıyanetin hesabı vardır. Kadın olsun erkek olsun eş olmak emanetin değerini bilmek ve hayatın zorluklarına birlikte göğüs germektir.
 Kur'an evliliği dolayısı ile nikâhı sağlam bir sözleşme olarak görür. Evlilik bir sözdür, sözleşmedir, akittir, anlaşmadır. Üzüntüde ve sevinçte, varlık ve darlıkta, hayatın zorluklarına ve sıkıntılarına birlikte göğüs germe sözleşmesidir.
  Bu nedenle iyi bir evlilik önemli bir husustur. Eşlerin birbirini beğenmesi ve birbirine denk olması gerekir. Gönül hoşnutluğu çok önemlidir. Kur'an zorla evlendirmeye, tanımadığı biriyle evliliğe, istemediği biriyle evlendirme işine hoş bakmamıştır.
  Evlilikten maksat sadece cinsellikten ibaret değildir. İnanç birliği, fikir birliği, kültür birliği, dil birliği, örf ve adet birliği, gelenek görenek birliği, önemli yer tutar. Bu neden önemli; çocukların yetiştirilmesi, terbiye edilmesi ve dini eğitim kazandırılması anne babanın sorumluluğunda olduğundan önemlidir. Ailedeki düzenden anne baba özelliklede baba sorumludur.
  “Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun…” (Tahrim:6)
  Bu ateş bazen dünyada da yakar insanları. Evladını uyuşturucu baronlarına kaptırmış, kötü arkadaşların kurbanı olmuş, uyuşturucu, alkol, kumar ve zina bataklığına saplanış evlatların anne- balarının yürek yangısı cehennem ateşinden beterdir.
  Kur'an kadınlara iyi muamelede bulunmayı emreder “…Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (biliniz ki) Allah'ın hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.” (Nisa:19)
  Kur'an ailede sıkıntılar baş gösterince hakem tayin etmeye davet ediyor. Sıkıntısız aile yok gibidir. Peygamber efendimiz ve diğer Peygamberlerde eşleriyle bir takım sıkıntılar yaşamıştır. Tabi öncelikle eşler kendi arasında bu meseleyi konuşarak çözme cihetine gidecektir. Şayet çözüm olmazsa, en yakınlarında bulunan ve güvenilen insanlardan hakem tayin etmeyi Kur’an bizlere öneriyor.
  Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunları barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur; şüphesiz Allah her şeyi bilen, her şeyden haberdar olandır. (Nisa:35)
  Vücuda küçük bir mikrop girdiğinde bu tedavi edilmezse nasıl bütün vücudu sarıyorsa, ailede de bir sıkıntı zuhur ettiğinde bu uzlaşmayla tatlıya bağlanmazsa daha büyük sorunlar zuhur edebilecektir.
  Kur’an yürümeyen bir evliliğin sürdürülmesini de zorlamaz. Bazen evlilik yolunda gitmez. Eşler anlaşamaz. Birbirlerini sevme ve koruma yerine, birbirlerine zarar vermeye başlarlar. Nasihat fayda etmez, hakemde işe yaramazsa hakim devreye girer. Birbirine zarar verecek derecede huzursuz olan bir ailenin ayrılmalarını daha hayırlı görür. (Nisa :130)
  Boşanma olacaksa bile eşler eski iyilikleri unutmayın der Kur'an. Kavga ederek cinayet işleyerek, aileleri birbirine düşürerek değil. Kur’an’ın bu husustaki tavsiyesi şudur:
  “Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme müddetlerini bitirdikleri vakit ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Fakat haksızlık ederek ve zarar vermek için onları nikâh altında tutmayın. Kim bunu yaparsa muhakkak kendine kötülük etmiş olur. Allah'ın ayetlerini eğlenceye almayın. Allah'ın sizin üzerinizdeki nimetini, (size verdiği hidayeti), size öğüt vermek üzere indirdiği Kitab'ı ve hikmeti hatırlayın. Allah'tan korkun. Bilesiniz ki Allah, her şeyi bilir.” (Bakara:231)
  Eğer evlilik sonlandırılacaksa ihsan ile, iyilikle ve güzellikle, maruf ölçülerle anlayışla ve örfe uygun bir şekilde sonlandırılacaktır. 
  Sağlam ve güçlü aileler güçlü toplumları meydana getir. Bir toplumu zayıflatmak isteyenler önce o toplumun aile yapısını hedef alırlar. Aile çökertilince toplum, toplum çökünce de devlet millet, çürütülmüş olacaktır. Aile yapımıza yönelik tüm taarruzları boşa çıkarmayı Rabbim nasip eyleye…
                                                    

Yazarın Diğer Yazıları
YAZARIN TÜM YAZILARINI GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN
Gazete Yenigün